Ana içeriğe geç
Sözlük

miri ile cümle

miri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kyoko bir şarkı mırıldanarak gitti.Kyoko went away, humming a song.
Lütfen mırıldama.Please don't mumble.
Mary mutfakta çalışırken genellikle bir melodi mırıldanır.Mary often hums a tune as she works in the kitchen.
Utangaç öğrenci cevabını mırıldandı.The shy pupil murmured his answer.
Utangaç erkek çocuğu adını mırıldandı.The shy boy murmured his name.
"Seni seviyorum," diye mırıldandı ve gözlerini kapattı."I love you," she murmured and closed her eyes.
Onun kendi kendine mırıldandığını duydum.I heard him mumble to himself.
Sık sık onun kendi kendine mırıldandığını duyardı.She would often hear him grumbling to himself.
O, çalışırken her zaman mırıldanır.He always hums while working.
O bir küfür mırıldandı.He muttered a curse.
O bir şey mırıldanıyordu.He was mumbling something.
O, odaya girdiğinde bir mırıltı vardı.There was a murmur when she entered the room.
O kendi kendine mırıldanıyor.She is muttering to herself.
O bir şey mırıldanıyor.He's mumbling something.
O, bir şey mırıldanıyor.She's muttering something.
Kulağının arkasını kaşıdığımda,kedim mırıldanır.My cat purrs when I scratch behind his ears.
Çalışırken mırıldanan birini tanıyor musun?Do you know anyone who hums while they work?
Miriam Thomas'la evlenmek istiyordu.Miriam wanted to marry Thomas.
Jose öğretmen tarafından sorulan soruya cevabı mırıldandı.Jose muttered the answer to the question asked by the teacher.
Onun duşta şarkı mırıldandığını duydum.I heard him humming in the shower.
Kedi mırıldıyor.The cat is purring.
O bir şarkı mırıldandı.She hummed a song.
Tom birinin en sevdiği melodiyi mırıldadığını duydu.Tom heard someone humming his favorite tune.
Tom mırıldanmaya başladı.Tom started mumbling.
Tom nefesinin altında bir şeyler mırıldandı.Tom mumbled something under his breath.
Tom Fransızca bir şey mırıldandı.Tom mumbled something in French.
Odanın diğer ucundan bir ses "Ne oluyor?" diye mırıldandı."What's happening?", murmured a voice from the other end of the room.
Tom'un bulaşıkları yıkarken kendi kendine şarkı mırıldandığını duydum.I heard Tom humming to himself while he washed dishes.
Tom her zaman çalışırken mırıldanır.Tom always hums while working.
Tom kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu.Tom was mumbling something to himself.
Tom kendi kendine mırıldanıyordu.Tom was mumbling to himself.
O, dudaklarını onun kulağına yaklaştırdı ve mırıldandı: "Seni seviyorum."He brought his lips close to her ear and murmured: "I love you."
Tom alçak sesle bir şey mırıldanıyordu.Tom muttered something under his breath.
Tom, bulaşık yıkadığı zaman kendi kendine bir melodi mırıldandı.Tom hummed a tune to himself as he did the washing up.
Bütün sabah kendi kendime o melodiyi mırıldanıyorum.I've been humming that tune to myself all morning.
O gri kedicik, lütfen mırıldama. Büyükbabam seni duyabilir.O grey pussycat, please don't purr. Grandpa might hear you.
Mary mutfakta çalışırken çoğunlukla alçak sesle şarkılar mırıldanır.Mary often hums songs under her breath while she works in the kitchen.
Kedi yüksek sesle mırıldadı.The cat purred loudly.
Utangaç çocuk adını mırıldandı.The shy boy mumbled his name.
Utangaç mürit onun cevabını mırıldandı.The shy disciple mumbled his answer.
Neden tekrar mırıldanıyorsun?Why are you grumbling again?
Tom bir şeyler mırıldanıyor.Tom is mumbling something.
Tom bir şey mırıldanıyor.Tom is muttering something.
Tom bir şeyler mırıldanıyordu.Tom was mumbling something.
Onun mırıltıları, hakaret ve şikayetlerin habercisidir.His mutterings are a hodgepodge of insults and complaints.
Çalışırken sık sık mırıldarım.I often hum while I work.
Sami duyamadığım bir şey mırıldandı.Sami muttered something that I couldn't hear.
O çok mırıldanır.He mumbles a lot.
Tom çok mırıldanır.Tom mumbles a lot.
Mırıldanmayı kes.Stop humming.
Motor bir yavru kedi gibi mırıldıyor.The engine purrs like a kitten.
O, anlaşılmaz bir şeyler mırıldandı.He murmured something unintelligible.
Bir süre önce ne mırıldadın?What did you grumble a while ago?
Tom bulaşık yıkarken hep bu ezgiyi mırıldanır.Tom always hums that tune when he's washing dishes.
Ama beni bundan daha çok şarkımı birilerinin ağzında mırıldanırken duymak tatmin ediyor."But it satisfies me to hear more of my songs mumbling at other people's mouths."
Miriam/Maria (ö.Miriam/Maria.
Kozloff, Miriam Schapiro, Nancy Spero, Ida Applebroog ve May Stevens kişilerinden ilham almıştır.Kozloff was mentored and inspired by Miriam Schapiro, Nancy Spero, Ida Applebroog and May Stevens.
2005 yılında Miri Meksika ve Shiri Maimon için şarkı sözü yazdıktan sonra ünlü oldu.In 2005, she became famous for her songwriting for Miri Mesika and Shiri Maimon.
Jackson, ilk tekli "Don't Stop 'til You Get Enough"ı mutfakta mırıldandığı melodilerden geliştirdi.Jackson wrote "Don't Stop 'Til You Get Enough" after humming a melody in his kitchen.
Eğer bazı köylüler miri terkederlerse, kalanlar daha yüksek vergi ödemek zorunda kalırdı.Had they proceeded immediately, residents would have faced higher tax rates.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod