Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Dziękuję za sprowadzenie lekarza.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Jag är tacksam för läkaren.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Jeg er taknemlig for lægen.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Kiitos, että järjestit lääkärin.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Muchas gracias por traer al médico.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Ti sono grato per averci trovato un medico.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Είμαι ευγνώμων που βρήκατε το γιατρό.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Благодарю тебя за то, что ты нашёл врача.
Evet, minnettarız.Ja, vi är tacksamma.
Evet, minnettarız.Ja, vi er taknemmelige.
Evet, minnettarız.Niin, me olemme kiitollisia.
Evet, minnettarız.Sí, estamos agradecidos.
Evet, minnettarız.Sim, estamos gratos.
Evet, minnettarız.Sì, ti siamo grati.
Evet, minnettarız.Tak, jesteśmy wdzięczni.
Evet, minnettarız.Ναι, είμαστε ευγνώμονες!
Evet, minnettarız.Да, мы благодарны.
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."dizer: 'Estou tão grata', "porque sentir-me assim tão vulnerável quer dizer que estou viva."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Ich bin einfach so dankbar, weil sich so verletzlich zu fühlen bedeutet, dass ich lebe."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Ik ben zo dankbaar want me zo kwetsbaar voelen, is weten dat ik leef."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Jestem niesamowicie wdzięczny, ponieważ bycie aż tak wrażliwym oznacza, że żyję."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.내가 이렇게 취약하게 느낀다는 것은 내가 살아있다는 것을 말하니까 매우 고맙게 느낀다."라고 생각하는 거죠.
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.len povedať, "Som tak vďačná, pretože to, že sa cítim tak zraniteľná, znamená, že som nažive."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Simplemente estoy muy agradecido". "Porque estoy vivo, porque sentirse vulnerable significa que estar vivo".
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Sunt doar profund recunoscător, pentru că a fi atât de vulnerabil înseamnă a trăi."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Tako zelo sem hvaležen, ker to da čutim takšno ranljivost, pomeni da sem živ."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Толкова съм благодарен, защото да се чувствам толкова уязвим означава, че съм жив."
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Я вдячний, тому що відчувати себе вразливим значить бути живим".
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek."Я просто так благодарен, потому что, если я чувствую себя таким уязвимым, значит, я живой".
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.להגיד, "אני פשוט אסירת תודה, שכן היכולת להרגיש פגיעה משמעותה להרגיש חי".
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.أن تقول ، " أنا ممتن للغاية ، لأن أن تحس هذا الإحساس بضعفك تُعنى أننى حية . "
'Gerçekten minnettarım, bu kadar kırılgan olabilmem yaşadığım anlamına geliyor.' diyebilmek.この心のもろさを感じることが生きていることだから と そして最後に もっとも重要だと考えるのは
Gerçekten minnettarım.Eu apreciei isto.
Gerçekten minnettarım.Ich schätze es wirklich.
Gerçekten minnettarım.Ik stel het erg op prijs.
Gerçekten minnettarım.Jag uppskattar det verkligen.
Gerçekten minnettarım.Jeg sætter virkelig pris på det.
Gerçekten minnettarım.Je vous suis très reconnaissante.
Gerçekten minnettarım.Moc si toho vážím.
Gerçekten minnettarım.Naozaj si to cením.
Gerçekten minnettarım.Realmente lo agradezco.
Gerçekten minnettarım.Res sem vam hvaležna.
Gerçekten minnettarım.(Taps)
Gerçekten minnettarım.Tôi thực sự rất cảm kích.
Gerçekten minnettarım.Vi sono molto grata.
Gerçekten minnettarım.Πραγματικά το εκτιμώ.
Gerçekten minnettarım.Спасибо за внимание.
Gerçekten minnettarım.Я справді дуже високо вас ціную.
Gezegenimiz, tüm canlılar için en iyi ev sahipliğini yaptı. Minnettar olmamız gerekmez mi?Ο πλανήτης ειναι το καλύτερο μέρος φιλοξενίας για τα είδη. δεν χρειάζεται αναγνώριση;
Gil Dong. <i>Eğer minnettarsan, Lütfen biraz daha kal.</i>Gil Dong. <i>Si estás agradecida, quédate conmigo un rato más.</i>
Gil Dong. <i>Eğer minnettarsan, Lütfen biraz daha kal.</i>Marchand Wang ! Gil Dong ? Si tu m'es reconnaissante, alors reste un peu avec moi.
Gil Dong. <i>Eğer minnettarsan, Lütfen biraz daha kal.</i>Гил Донг. <i>Ако си ми благодарна, остани малко повече с мен.</i>
Gil Dong. <i>Eğer minnettarsan, Lütfen biraz daha kal.</i>Гиль Дон. Если хочешь быть благодарной, останься тут ещё ненадолго.
Hayır, esas ben minnettarım.Ei, minä olen kiitollinen.
Hayır, esas ben minnettarım.Não, eu é que agradeço.
Hayır, esas ben minnettarım.Nej, det är jag som ska tacka.
Hayır, esas ben minnettarım.Nej, det er mig, der er taknemlig.
Hayır, esas ben minnettarım.Nie, to ja jestem wdzięczny.
Hayır, esas ben minnettarım.No, sono io ad esserle grato.
Hayır, esas ben minnettarım.No, soy yo quien está agradecido.