Şu an sahip olduğunuz tek hediye ve tek uygun cevap minnetarlık.Es el único presente que tienen ahora mismo, y la única respuesta adecuada es la gratitud.
Şu an sahip olduğunuz tek hediye ve tek uygun cevap minnetarlık.Het is het enige geschenk dat je op dit moment hebt en de enige gepaste reactie is dankbaarheid.
Şu an sahip olduğunuz tek hediye ve tek uygun cevap minnetarlık.זו המתנה היחידה שיש לכם כרגע, והתגובה הראויה היחידה היא הכרת-תודה.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Bien sûr que je suis désolée et aussi reconnaissante.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Bineinteles ca imi pare rau, si iti sunt recunoscatoare.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Dĩ nhiên mình phải xin lỗi và cảm ơn.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Mi dispiace, certo, e ti sono grata.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Natürlich, tut es mir Leid und ich bin dankbar.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Natuurlijk spijt het me. en dankbaar.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Oczywiście, że jest mi przykro i jestem wdzięczna.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Så klart jag är ledsen och tacksam.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Seveda mi je žal, pa tudi hvaležna sem ti.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Tentu saja aku harus minta maaf dan berterima kasih.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Και βέβαια λυπάμαι και είμαι ευγνώμων.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.Конечно я виновата и благодарна.
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.ברור שאני מצטערת .ואסירת תודה
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.بالطبع أنا آسفة و ممتنة أيضاً
Tabiki üzgünüm ve minnettarım.感謝してるし でも 私...
Tanrı'ya inanmak ve tapmak. Minnettarlık ve umut içinde ya,samak.Acreditar e venerar o Fundador, viver com gratidão e esperança...
Tanrı'ya inanmak ve tapmak. Minnettarlık ve umut içinde ya,samak.Adorar y confiar en el Fundador, vivir con gratitud y esperanza...
Tanrı'ya inanmak ve tapmak. Minnettarlık ve umut içinde ya,samak. Bu çok muhte,sem bir ,sey.Credere nella Divinità e vivere con gratitudine e speranza è una cosa meravigliosa.
Tanrı'ya inanmak ve tapmak. Minnettarlık ve umut içinde ya,samak. Bu çok muhte,sem bir ,sey.Το να εμπιστεύεσαι τον Ιδρυτή, και να ζεις με ευγνωμοσύνη και ελπίδα... είναι υπέροχο.
Teğmen Ross'a yardım ettiğin için minnettarım.Estou-te grato por teres ajudado com a Tenente Ross.
Teğmen Ross'a yardım ettiğin için minnettarım.Ti sono grato per aver aiutato il tenente Ross.
Teğmen Ross'a yardım ettiğin için minnettarım. Yine de...Jag är tacksam för att du hjälpte löjtnant Ross, men...
Teğmen Ross'a yardım ettiğin için minnettarım. Yine de...Jeg er taknemlig over, at du hjalp løjtnant Ross, men ...
Teğmen Ross'a yardım ettiğin için minnettarım. Yine de...Jestem ci wdzięczny za pomoc dla porucznik Ross, ale...
Teğmen Ross'a yardım ettiğin için minnettarım. Yine de...Olen kiitollinen, että autoit Rossin kanssa, mutta...
Teğmen Ross'a yardım ettiğin için minnettarım. Yine de...Te agradezco que ayudaras a la teniente Ross, pero...
Teğmen Ross'a yardım ettiğin için minnettarım. Yine de...Είμαι ευγνώμων που μας βοήθησες με την Υπολοχαγό Ρος, αλλά...
Teğmen Ross'a yardım ettiğin için minnettarım.Я благодарен тебе за помощь с лейтенантом Росс.
Teşekkürler. Minnettarım.Åh, tack så mycket.
Teşekkürler. Minnettarım.Ευχαριστώ, είμαι ευγνώμων.
(Tezahurat, alkış) Ve size şükran duyan bu başkan hayatınız boyunca size minnettar kalacaktır.(Strigate, aplauze.) Si veti avea recunostinta permanenta a unui presedinte.
(Tezahurat, alkış) Ve size şükran duyan bu başkan hayatınız boyunca size minnettar kalacaktır.(Продолжительные восклицания, апплодисменты) вы будете иметь пожизненную благодарность президента.
Umarım ki, bu hepimizin yarar göreceği birşeydir. Ve hikayeyi dinleyen sizlere minnettarım.Alors j'espère que c'est quelque chose dont nous pouvons tous bénéficier.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Datorăm ideea că spaţiul poate suna ca o tobă lui Albert Einstein, căruia îi datorăm atât de mult.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Devemos a ideia de que o espaço pode soar como um tambor a Albert Einstein, a quem devemos muito.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.아인슈타인은 우주가 드럼처럼 소리를 낼 수 있다는 생각을 했고, 우리는 그의 아이디어에 덕을 보고 있습니다.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Le debemos la idea de que el espacio puede sonar como un tambor a Albert Einstein, a quien le debemos mucho.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.To, że przestrzeń może brzmieć jak bęben, powiedział Albert Einstein.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Za myšlienku, že vesmír sa môže rozozvučať ako bubon, vďačíme Albertovi Einsteinovi, ktorému vďačíme za veľa.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.Зараз у нас є ідея, що простір може звучати як барабан для Альберта Ейнштейна, якому ми багато чим завдячуємо.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.אנו חבים את הרעיון שחלל יכול להדהד כמו תוף לאלברט איינשטיין, שבכלל אנו חבים לו כה הרבה.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.ندين بفكرة أن الفضاء يرتد مثل الطبل إلى ألبيرت أينشتاين، إنا ندين له الكثير.
Uzayın bir davul gibi çınlayabileceği fikri için çok şey borçlu olduğumuz Albert Einstein'a minnettarız.我らがアルバート・アインシュタインに負っています アインシュタインは もし空間が空っぽだったなら
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.E io sono grato ai miei mentori, e sono certo che anche voi lo siate.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.Hálás vagyok a mentoraimnak, és biztosan mindannyian azok vagyunk.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.Ich bin dankbar für meine Mentoren, und ich bin sicher, das sind wir alle.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.Ik ben dankbaar voor mijn mentors, en jullie waarschijnlijk ook.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.Jestem wdzięczny za swoich mentorów i jestem pewien, że wy też.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.Je suis reconnaissant envers mes mentors, et je pense que vous l'êtes aussi.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.그래서 전 저의 멘토들에게 진심으로 감사하며 여러분들 또한 마찬가지일거라 확신합니다.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.Og jeg er taknemmelig for mine vejledere, og det er jeg sikker på I også alle sammen er.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.Sunt recunoscător mentorilor mei, sunt sigur că şi voi sunteţi.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.Yo estoy muy agradecido con mis mentores y estoy seguro de que todos ustedes también.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.Благодарен съм за моите ментори, сигурен съм, че всички вие също.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.И я, как и все вы, благодарен, что у меня были такие наставники.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.אני אסיר תודה למורי הרוחניים, ובטוחני שכך גם כולכם.
Ve akıl hocalarım için minnettarım ve hepinizin de olduğuna eminim.لذلك أنا مدين بالشكر لهم، و أنا واثق أنكم كذلك.