Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Hálásabbak vagyunk, és nyitottabbak a megbékélésre.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Kita lebih apresiatif, lebih terbuka pada perdamaian.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.더 감사하게 되고, 화해와 타협에 더 긍정적으로 됩니다.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Mamy więcej zrozumienia, łatwiej się godzimy.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Nous apprécions mieux, nous sommes plus ouverts à la réconciliation.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Somos mais apreciativos, mais abertos à reconciliação.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Somos más reflexivos, nos inclinamos más a conciliar.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.We hebben meer waardering voor verzoening, staan er meer voor open.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Wir sind verständnisvoller, und offener für Versöhnung.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Εκτιμούμε περισσότερο, είμαστε πιο ανοιχτοί στη συμφιλίωση.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Ми більш вдячні, більш відкриті до примирення.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Мы учимся быть благодарными, мы более открыты к улаживанию конфликтов.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.Умеем да ценим по-добре, по-открити сме към помиряване.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.אנו יודעים יותר להעריך דברים, נכונים יותר להתפייס.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.نكون أكثر تقديرا، أكثر انفتاحا على المصالحة.
Daha minnettarızdır, ve uzlaşmaya daha açığızdır.もっと和解を受け入れることでしょう また人生の 感情的に重要な点に重きを置き
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.A természet szépsége ajándék, mely megbecsülést és hálát termel.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.De schoonheid van de natuur voedt onze waardering en dankbaarheid.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.Frumuseţea naturii e un dar care cultivă aprecierea şi recunoştinţa.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.La beauté de la nature est un cadeau qui développe l'appréciation et la gratitude.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.La belleza de la naturaleza es un regalo que cultiva la apreciación y la gratitud.
Doğanın güzelliği, memnuniyeti ve minnettarlığı çoğaltan bir hediyedir.יפי הטבע הוא מתנה שמטפחת הערכה והכרת-תודה.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.A beleza da Natureza é uma dádiva que cultiva a apreciação e a gratidão.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.A természet szépsége olyan ajándék, mely elismerést és hálát vív ki.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.De schoonheid van de natuur is een geschenk dat waardering en dankbaarheid cultiveert.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Die Schönheit der Natur ist eine Gabe, die Wertschätzung und Dankbarkeit fördert.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Frumusețea naturii e un dar ce cultivă apreciere și gratitudine.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Keindahan alam adalah berkah yang menumbuhkan penghargaan dan rasa syukur.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.자연의 아름다움은 감사와 고마움을 키우는 선물입니다.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.La beauté de la nature est un cadeau qui cultive
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.La belleza de la naturaleza es un regalo que cultiva el aprecio y la gratitud.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.La bellezza della natura è un dono che fa crescere gradimento e gratitudine.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Lepota narave je dar, ki goji občudovanje in hvaležnost.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Naturens skønhed er en gave der kultiverer, påskønner og viser taknemlighed.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Naturens skönhet är en gåva som leder till uppskattning och tacksamhet.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Piękno natury to dar, który wywołuje zachwyt i wdzięczność.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Vẻ đẹp của thiên nhiên chính là món quà... ... mang đến sự nhận thức biết ơn sâu sắc.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Η ομορφιά της φύσης είναι ένα δώρο που καλλιεργεί εκτίμηση κι ευγνωμοσύνη.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Краса природи - це дар, що породжує вдячність, подяку.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Красота природы — это дар, который развивает признательность и благодарность.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.Красотата на природата е дар, който отглежда благодарност и признателност.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.יופיו של הטבע הוא מתנה שמטפחת הערכה והכרת תודה.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.جمال الطبيعة عبارة عن هدية تزرع فينا التقدير و الإمتنان.
Doğanın güzelliği takdir ve minnettarlık eken bir hediyedir.贈り物なのです (音楽)
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Ainda bem que providenciou um médico.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Dziękuję za sprowadzenie lekarza.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Jag är tacksam för läkaren.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Jeg er taknemlig for lægen.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Kiitos, että järjestit lääkärin.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Muchas gracias por traer al médico.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Ti sono grato per averci trovato un medico.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Είμαι ευγνώμων που βρήκατε το γιατρό.
Doktor bulduğunuz için size minnettarım.Благодарю тебя за то, что ты нашёл врача.
Evet, minnettarız.Ja, vi är tacksamma.
Evet, minnettarız.Ja, vi er taknemmelige.
Evet, minnettarız.Niin, me olemme kiitollisia.
Evet, minnettarız.Sí, estamos agradecidos.
Evet, minnettarız.Sim, estamos gratos.
Evet, minnettarız.Sì, ti siamo grati.
Evet, minnettarız.Tak, jesteśmy wdzięczni.