min ile cümle

min kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom minibüsün arkasında uyudu.Tom slept in the back of the minivan.
Tom minivanın arkasında yattı.Tom slept in the back of the minivan.
Tom'dan aldığımız destek için minnettarız.We appreciate the support we get from Tom.
Ailemin benim hatırım için yaptığı tüm fedakarlıklar için minnettarım.I am very grateful for all the sacrifices my parents made for my sake.
Minibüs yeşile boyandı.The van was painted green.
Tom, yardımın için minnettardı.Tom was grateful for your help.
Bana bunu yapmayı öğretebilirsen sana minnettar olurum.I'd be grateful to you if you could teach me to do that.
Hakkında minnettar olacak çok şeyim var.I have so much to be grateful for.
Sahip olduğunuz şey için minnettar olun.Be grateful for what you have.
Minderler koltuklara yerleştirildi.Cushions were placed in the seats.
Küçük köpeğin kendi minderi vardı.The little dog had his own cushion.
Sami yepyeni bir minibüse sahipti.Sami had a brand-new van.
Akşam parkta Minda ile tanıştı.In the evening he met Minda in the park.
Tom bana inandı ve ben ona minnettarım.Tom believed in me, and I am grateful to him.
Madencilik ile ilgili olan Minecraft adlı bir oyun var.There’s a game called Minecraft that is about mining.
Mary bir minivan kullanıyor.Mary drives a minivan.
Tom bunun için minnettar olmalı.Tom must be grateful for that.
Bunu benim için yaparsan çok minnettar olurum.I'd be very grateful if you would do that for me.
Tom burada olmaktan minnettar olduğunu söyledi.Tom said he was grateful to be here.
Tom muhtemelen minnettar olacak.Tom is likely to be grateful.
Tom, Mary'nin burada olduğuna minnettar olduğunu söyledi.Tom said Mary was grateful to be here.
Tom, Mary'nin burada olmaktan minnettar olduğunu söyledi.Tom said Mary is grateful to be here.
Tom minnettar olmalı.Tom must've been grateful.
Tom, minnettar olduğunu söyledi.Tom said he's grateful.
Bence Tom minnettardı.I think Tom was grateful.
Tom bana minnettar olduğunu söyledi.Tom told me he was grateful.
Ne için minnettarsın?What are you grateful for?
Bana araba kullanmayı öğretirsen sana minnettar olurum.I'd be grateful to you if you could teach me how to drive.
Tom, Mary için yaptığınız şey için minnettar.Tom is grateful for what you did for Mary.
Tom, yardımın için çok minnettar olduğunu söyledi.Tom said he was very grateful for your help.
Tom yaptığın şey için minnettar olduğunu söyledi.Tom said he was grateful for what you did.
Tom gerçekten minnettar olduğunu söyledi.Tom said that he was really grateful.
Tom çok minnettar olduğunu söyledi.Tom said that he was very grateful.
Desteğiniz için minnettarım.I'm grateful for your support.
Tom bir minivan kullanıyor.Tom drives a minivan.
Minnettar olacak çok şeyim var.I have a lot to be grateful for.
Sami kurbanlarını minibüsünde infaz ediyordu.Sami executed his victims in his van.
Mary minyatür golfte Tom'u yendi.Mary beat Tom at miniature golf.
Tom minyatür golfte Mary'yi yendi.Tom beat Mary at miniature golf.
Sami, minibüsü ormanda gizledi ve onu dallarla kapladı.Sami hid the van in the woods and covered it with branches.
Minibüsünüzde üç kişi için daha yer var mı?Is there room in your van for three more people?
Tom'un odasında mini buzdolabı var.Tom has a mini-fridge in his room.
Burası Tom'un mıntıkası.This is Tom's turf.
Tom ve Mary minnettardır.Tom and Mary are grateful.
Tom yaptığın şey için çok minnettar.Tom is very grateful for what you did.
Minnettar olduklarını söylediler.They said they were grateful.
Sami Mina'da şeytan taşladı.Sami stoned the devil in Mina.
Sami hutbeyi okumak için minbere çıktı.Sami ascended the minbar to deliver the khutbah.
Bu caminin altı minaresi ve kat kat kubbeleri var.This mosque has six minarets and cascading domes.
Bu caminin altı minare ve sıra sıra kubbeleri var.This mosque has six minarets and cascading domes.
Bunu bana yapsaydın sana minnettar olurdum.I'd be grateful to you if you did that for me.
Katkılarınızdan dolayı çok minnettarım.I'm grateful for your contributions.
Minned; sadece batıl itikatlı bir hâle bürünüyor.Mennad is just being superstitious.
Minned; Baya'nın uçurtmasını buldu.Mennad found Baya's kite.
Minned; yeni bir uçurtma aldı.Mennad bought a new kite.
Minned; yeni bir uçurtma satın aldı.Mennad bought a new kite.
Minned; bademciklerini aldırmak zorundaydı.Mennad needed to get his tonsils out.
Minned'in etrafında boş şeylere inanan insanlar toplanmış durumda.Mennad is surrounded by superstitious people.
Minned mağarada yaşıyordu.Mennad lived in a cave.
Minned mağarada yaşamak istemiyor.Mennad doesn't want to live in a cave.

İlgili Sayfalar