min ile cümle

min kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
YouTube'ta 70 milyondan daha fazla Minecraft videoları var.There are more than 70 million Minecraft videos on YouTube.
Tom yere bir minder koydu ve mindere oturdu.Tom placed a cushion on the floor and sat on the cushion.
Keşke insanlar daha minnettar olsa.I wish people were more grateful.
Bu bir Minerva heykeli.This is a statue of Minerva.
Eğer dönüşte biraz ekmek alırsan minnettar olurum.I'd be grateful if you'd buy some bread on the way back.
Vergi minimizasyonu ve vergiden kaçınma arasında ince bir çizgi var.There's a fine line between tax minimization and tax avoidance.
Ben son derece minnettarım.I'm extremely grateful.
Meyve ve sebzeler vitamin, mineral ve lif için iyi bir kaynaktır.Fruit and vegetables are a good source of vitamins, minerals and fibre.
Genel eğlence için bugün bir mini etek giyiyorum.For general amusement, I'm wearing a mini-skirt today.
Her şey için minnettarım.I'm thankful for everything.
Neyse, hala beraber olduğumuz için minnettarım.Anyway, I am grateful that we're still together.
Mary onun konuyu değiştirdiğine minnettardı.Mary was grateful that he had changed the subject.
Hollanda halk biliminde kabouterler yer altında yaşayan minik insanlardır.In Dutch folklore, kabouters are tiny people who live underground.
O özel ilgilere minnettar olmayacak.He will not be beholden to special interests.
Ben özel ilgilere minnettar olmayacağım.I will not be beholden to special interests.
Tom'un minik elleri var.Tom has tiny hands.
Biz sadece Tom'un hayatta olduğuna minnettarız.We're just grateful Tom is alive.
Hepimiz minnettar olmalıyız.We should all be grateful.
Tom minder koltuğunda oturdu.Tom sat in his beanbag chair.
Tom minder koltukta oturdu.Tom sat in the bean bag chair.
Tom'un bir Pikachu minderi var.Tom has a Pikachu cushion.
Desteğin için minnettarız.We're grateful for your support.
Kimsenin yaralanmadığına minnettarız.We're grateful nobody was injured.
Benim için yaptığın şeye minnettarım.I appreciate what you do for me.
Tom'un yardımı için minnettarım.I'm grateful for Tom's help.
Bu olsaydı hepimiz çok minnettar olurduk.We'd all be very grateful if that happened.
Bunun için çok minnettarım.I'm so grateful for that.
Herkesin desteğine minnettarım.I appreciate everybody's support.
Gerçekten minyatür golf oynamaktan hoşlanıyorum.I really enjoy playing miniature golf.
Onların çabalarına gerçekten minnettarız.We really appreciate their effort.
Kalabalık gerçekten minnettardı.The crowd was really appreciative.
Koltuk minderi ayrı olarak satılır.Seat cushions are sold separately.
Onun için gerçekten minnettarım.I'm really thankful for it.
Kalabalık minnettardır.The crowd is appreciative.
Seyirci minnettardır.The crowd is appreciative.
Çok minnettardık.We were so grateful.
Tom'un minik ayakları var.Tom has tiny feet.
Mineralli su satıyor musunuz?Do you sell mineral water?
Biz onun için çok minnettarız.We're very grateful for that.
Herkese nazik ve minnettarım.I'm kind to everyone and grateful.
Polis parmak izi için minibüsü tozladı.The police dusted the van for fingerprints.
Sana ve Tom'a son derece minnettarım.I'm extremely grateful to you and Tom.
Fadıl, Leyla'ya minibüse binmesini söyledi.Fadil told Layla to get in the van.
Bu fırsat için nasıl minnettar olmayabilirim?How could I not be grateful for this opportunity?
Eğer bana yardım edebilirsen minnettar olurum.If you could help me, I'd appreciate it.
Bana yardım edersen minnettar olurum.I'd be grateful if you could help me.
Tom'a gerçek bir minnet borcu borçluyum.I owe Tom a real debt of gratitude.
Bu kutuları taşımama yardım edersen minnettar olurum.I'd be grateful if you could help me move these boxes.
Fadıl park yerinde patronuna ait bir minibüs fark etti.In the parking lot, Fadil noticed a van belonging to his boss.
Fadıl minibüsünün ön koltuğunda ölü bulundu.Fadil was found dead in the front seat of his minivan.
Polis, Fadıl'ın minibüsünü aramaya devam etti.The police continued searching Fadil's van.
Yaptığınız şey için çok minnettarım.I'm very grateful for what you've done.
Tom, Mary'ye minibüse binmesini söyledi.Tom told Mary to get in the van.
Ne için minnettar olmak zorundasın?What do you have to be grateful for?
Ne için minnettar olmak zorundayım?What do I have to be grateful for?
Hatalarımı düzelttiğiniz için gerçekten minnettarım.I really appreciate you correcting my mistakes.
Ben çok minnettardım.I was very grateful.
Daireni kullanmama izin verdiğin için gerçekten minnettarım.I really appreciate you letting me use your apartment.
Evini kullanmama izin verdiğin için gerçekten sana minnettarım.I really appreciate you letting me use your house.
Tom hayatta olduğu için minnettardı.Tom was grateful to be alive.

İlgili Sayfalar