Ana içeriğe geç
Sözlük

mimari ile cümle

mimari kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.Jadi ide dari sebuah arsitektur terbuka, pengetahuan terbuka, bukan hal baru bagi saya.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.그렇기에 제게 있어서 공개된 건축물과 지식을 나누는 것이 전혀 새롭지 않습니다.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.Nên ý tưởng về kiến trúc mở, kiến thức mở, với tôi không mấy gì lạ lẫm.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.Szóval a nyitott építészet, nyitott tudás ötlete, nem újdonság az én kis sivatagomban.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.Więc idea ogólnodostępnej architektury, ogólnodostępnej wiedzy, nie jest nowa dla mojej pustynnej głowy.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.Άρα η ιδέα για μια ανοιχτή αρχιτεκτονική, μια ανοιχτή γνώση, δεν είναι καινούργια στα μέρη απ' όπου κατάγομαι.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.Така че идеята за отворения университет, отвореното знание, не е нова за моя пустинен роден край.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.Так что идея открытой архитектуры, открытого знания не нова для моей знойной пустыни.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.כך שהרעיון של ארכיטקטורה פתוחה, או ידע פתוח, לא חדש באזור שלי.
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.إذا فكرة مفتوح المصدر ، و المعرفة الحرة ليس امراً جديد علي انا ابن الصحراء
Açık mimari, açık bilgi kavramı benim için yabancı değil.古今未曾有ではないのです 話の中心にあるのはノアー石というものです
Adını bilmediğimiz Chatres mimarı, kiliseyi yıkılan Roma kilisesinin temelleri üzerine inşa etti.Neznámý architekt z Chartres jej postavil na základech románského kostela, jenž tu stál dříve.
Afro-merkezli mimari el kitabı yazdı.- i hvilken han har brugt nogle af disse fraktale strukturer.
Afro-merkezli mimari el kitabı yazdı.아프리카 건축술의 입문서를 저술했습니다.
Afro-merkezli mimari el kitabı yazdı.בו הוא השתמש בכמה מהמבנים הפרקטלים האלה.
Afro-merkezli mimari el kitabı yazdı.والتي استخدم في بعضها هذه الهياكل كسورية.
Afro-merkezli mimari el kitabı yazdı.最後に自己組織化についてお話しします
Ağır? Mimari mucize.-Arhitektno čudo.
Ağır? Mimari mucize.- Ο Αχυρώνας; - Ένα αρχιτεκτονικό θαύμα.
-Ah evet. şehrin mimari yapısı çok hoşuma gitti, oldukça otantikА: Оу, да. Мне нравится здешняя архитектура.
Alvaro Siza Portekiz'de büyümüş, yaşamış. Portekiz'in en önemli mimarı sayılıyor.Alvaro Siza a grandi et vécu au Portugal, et il est assurément la référence portugaise question architecture.
Alvaro Siza Portekiz'de büyümüş, yaşamış. Portekiz'in en önemli mimarı sayılıyor.Alvaro Siza besar dan hidup di Portugal, dan mungkin bisa dianggap arsitek terkemuka di Portugal.
Alvaro Siza Portekiz'de büyümüş, yaşamış. Portekiz'in en önemli mimarı sayılıyor.Alvaro Siza dorastał i żył w Portugalii, i jest tam prawdopodobnie najbardziej znanym architektem.
Alvaro Siza Portekiz'de büyümüş, yaşamış. Portekiz'in en önemli mimarı sayılıyor.Alvaro Siza sống và làm việc tại Bồ Đào Nha, và có lẽ được coi là kiến trúc sư chủ chốt của Bồ Đào Nha.
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Aber vielleicht ist Kunst manchmal überall in den Strassen, wenn man die Architektur betrachtet,
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Maar soms kan je kunst gewoon op straat vinden als je naar architectuur en zo kijkt.
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Mais parfois, l'art est partout. dans les rues, si vous regardez l'architecture,
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Tapi, terkadang, seni ada dimana-mana di jalan, apabila anda melihat bangunan, tempat tertentu.
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Але, можливо, іноді мистецтво всюди - на вулицях, якщо дивитися на архітектуру, будинки і таке інше.
Ama aslında sanat her yerdedir. Sokaklardadır, mimaridedir.Но, возможно, искусство везде - на улице, если вы присмотритесь к архитектуре, различным местам, ко всему.
Ama bu zamanda, Batı'daki mimari değişmişti.Architektura se však v této době měnila.
Ama bu zamanda, Batı'daki mimari değişmişti.Do tego czasu architektura na zachodzie Europy zmieniła się.
Ama bu zamanda, Batı'daki mimari değişmişti.Mais cette fois-ci, l'architecture dans l'Ouest avait bien changé.
Ama bu zamanda, Batı'daki mimari değişmişti. Ve Roma tarzından Gotik tarzına geçiş yapıldı.Maar in die tijd was de architectuur in West-Europa veranderd van een Romaanse stijl naar een Gotische stijl.
Ama bu zamanda, Batı'daki mimari değişmişti.Але до цього часу, архітектура Заходу зазнала змін.
Ama bu zamanda, Batı'daki mimari değişmişti.Но к этому времени архитектурный стиль на Западе изменился.
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Bukan sesuatu yang Anda sebut arsitektur, kan?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Dar nimic ce putem numi arhitectură, nu-i aşa?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Không phải là thứ anh gọi là kiến trúc, đúng không?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.건축에까지 연관이 있는 분은 별로 없을 거에요. 그렇죠?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Nada que vocês chamassem de arquitectura, certo?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Nic co można by nazwać architekturą, prawda?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Nicht etwas, das man Architektur nennen würde, richtig?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Nulla che chiameresti architettura.
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Rien de ce qu'on appellerait l'architecture, d'accord ?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Нищо, което бихте нарекли архитектура, нали?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.Но назвали ли бы вы это архитектурой?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.שום דבר שתקרא לו ארכיטקטורה, נכון?
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.ولكن ليس بما تسميه بالهندسة، صحيح؟
Ama tam anlamıyla mimari sayılmaz.だから 彼みたいな人を見つけたら
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Aber Architektur ist die ungeheure Begeisterung, dass die Zukunft besser sein könnte.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Architektura jest ekstatyczną wiarą w lepszą przyszłość.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Dar arhitectura este acel complet extaz al unui viitor ce poate fi mai bun.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.De az építészet az a teljes extázis, hogy a jövő jobb lehet.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.그러나, 건축만은 미래가 밝다는 황홀과도 같은 것입니다.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Mais l'architecture est cette extase complète de savoir que le futur peut être meilleur.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Ma l'architettura è un sentire estatico che il futuro può essere migliore.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Mas a arquitetura é o êxtase da crença de que o futuro pode ser melhor.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Nhưng kiến trúc là niềm sung sướng toàn diện rằng tương lai có thể tốt đẹp hơn.
Ancak mimari geleceğin daha iyi olabileceğine dair tam bir coşku niteliğinde.Pero la arquitectura es ese éxtasis pleno de que el futuro puede ser mejor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod