Bugun dunyada yirmi milyon multeci var.Today we have 20 million refugees in the world.
Bu bitkiler, bir kac yuz milyon yasinda.These plants, several hundred million years old.
"Bügün dünyada milyonlarca köleler var.""There are millions of slaves in the world today."
Ve, en bilineni olan Roma M.S. birinci yüzyılda bir milyon nüfusa sahipti.Famously, Rome had about a million citizens by the first century A.D.
Ve bu, iki megavat-saat nominal kapasiteye sahip- iki milyon vat-saat.And this has a nameplate capacity of two megawatt-hours -- two million watt-hours.
Hristiyanlık, doğal olarak, 160 milyonla nüfusun büyük bir kısmını elinde tutuyor.Christianity, of course, takes a massive lion's share of the population, with nearly 160 million.
Sanırım rakamları az önce duydunuz. Bir ayda 15 milyon cep telefonu satıyoruz.We've been selling 15 million cellphones a month.
Şu an itibariyle Hindistan'da, Hindistanlıların elinde 509 milyon cep telefonu var.Currently there are 509 million cellphones in Indian hands, in India.
400 milyon yıllık serüvenin bir çok yararı var.There's a benefit of 400 million years of ambulation.
Sadece Hindistan'da milyonlarca genç, bir çağrı merkezinde çalışmanın hayalini kurar.Only in India do millions of young people dream of working in a call center.
Bazı tahminlere göre bu endüstrinin değeri 250 milyon dolardır.Some estimates put the value of this industry at 250 million dollars.
Dolayısıyla Nijerya'da, işte, VHS ve bu VCD'leri oynatan 57 milyon VCR bulunmakta.So there are 57 million VCRs in Nigeria that play, you know, VHS and these VCDs.
Gördüğümüz otistik bir çocuk kromozomlarından birinde nerdeyse beş milyon baz eksikti.We saw one autistic kid, about five million bases just missing from one of his chromosomes.
3 milyon dolar aldık.We got three million dollars.
Yukarının aşağıya sahip olduğu, milyonların ses tellerinin kaybolduğu bir kültür.A culture which is top-down, owned, where the vocal chords of the millions have been lost.
Ve 10'un altıncı kuvveti sadece 1 milyondur.And 10 to the sixth is just 1 million.
Yani 1,765244 çarpı 1 milyon, bu mantıklıdır.So it's 1.765244 times 1 million, which makes sense.
Kabaca, 1,7 çarpı milyon kabaca 1,7 milyondur.Roughly 1.7 times million is roughly 1.7 million.
Bu 1,7 milyondan biraz fazla, böylece bu mantıklı olur.This is a little bit more than 1.7 million, so it makes sense.
Borcunuz ise 6 milyon TL.You say that this is worth $10 million. Right?
Bu durumda özkaynağınızın değeri 4 milyon TL olur.Let's say we've bought land and factories and whatever else worth $10 million.
Kaldığımız yerden devam edelim. Buradaki varlıklar artık 10 milyon TL etmiyorlar.So let's say that these assets, when you actually sell them off, aren't worth $10 million anymore.
Değerleri 5 milyon tL.Let me make the pointer smaller. They're worth $5 million. -
Bu 5 milyon TL şirketimize borç para vermiş olanlara ödenecek.And I think you'll get a sense based on where I took the $5 million out of, who gets the money.
Buradaki yatırımcılar, öncelikli teminatsız, bir sonraki 2 milyon TL'yi alıyorlar.And then there's $1 million left. Right?
Geriye 1 milyon TL kaldı.And that $1 million will go to the subordinated debt.
Bu 1 milyon TL de önceliksiz tahvilleri satın almış olan kişilere ödenecek.So they'll get 50% of their money back.
65 milyon yıl önce dinazorlar çok kötü bir gün geçirdi.65 million years ago the dinosaurs had a bad day.
Bundan 65 milyon yıl sonra, kemiklerimizi, bir müzede toz tutarken görmek zorunda kalmayacağız.65 million years from now, we don't have to have our bones collecting dust in a museum.
Tamamının 100 milyon lira değerinde olduklarını varsayalım.And let's say that they're worth $100 million.
Burada 80 milyon lira borçları olduğunu görebiliyoruz.And let's say that's all of their liabilities.
Yani 18 milyon lira cari aktifleri var.So they have 18 million of current assets.
- Ama sonuç olarak, 30 milyon lira aktifleri var.But all in all, they have $30 million of assets.
16 milyon lira sorumlulukları olduğu görülüyor.So they have some current liabilities, $16 million.
Bir de 5.5 milyon liralık uzun uzun dönem borçları var.And then you have long term debt of $5.5 million.
Bu basit şemadan görebildiğimiz miktar 8 milyon lira. -Well just on this simple diagram we have $8 million left for equity.
Sayı tamı tamına özsermayede 8.39 ya da 8.4 milyon lira.The exact number is $8.39 or $8.4 million in equity.
Ama 8 milyon kolayca gösterebilmemiz için yuvarlanmış bir sayı.But this is a nice round number for us to show it.
Bunu bulmak için 30 milyon lirayı toplam hisse sayısına böleceksiniz. -Well, then you're going to divide by the total number of shares.
Ama şirketin 2.78 milyon hissesi olduğunu diyelim. -But let's just say that this company has 2.7-- looks like 2.78 million shares.
İkisi de milyonlu rakamlar.So that's a million and that's a million.
Bakalım, 8.4 milyon'un 2.78 milyon hisseye bölümü... -So, let's see, you're doing 8.4 million divided by 2.78 million shares.
- Bu kişiler şirketin aktiflerinin 30 milyondan az olduğunu düşünüyor olmalıdırlar. -He or she thinks that the assets of this company are worth less than $30 million.
Bu şirketin hesaplarının şirletin 8 milyon lira değerinde olduğunu söylediğini görüyoruz. -We're saying that the books of this company are saying this company's worth $8 million.
Zira eskiden 500 milyon adet hisse varken, aniden, belki de 2 milyar hisse olacak.Because all of a sudden instead of having 500 million shares, you maybe have 2 billion shares.
Diyelim ki şu an 500 milyon pay hisse senedi var.Let's say there's 500 million shares now.
Bu 10,000 milyon eder.So that's 10,000 million.
Çünkü sermayedarlar, eskiden 500 milyon hisseyle kurumun %100'üne sahiptiler.Because the equity holders, they used to have 100% of the company with their 500 million shares.
Yani bir milyona bir masraf ile bire bir milyon kâr oranı ile savaşamayız.So we can't fight the thing with a million-to-one cost, one-to-a-million cost-benefit ratio.
Biosavunmada pandemik üzerine çalışmak için 200 milyon dolarlık bir sermaye biriktirdik.We raised 200 million dollars in a specialty fund to work on a pandemic in biodefense.
Milyona bir dezavantajla savaşamayız.We can't fight at a million-to-one disadvantage.
Mükemmel. Sen milyonda birsin.Excellent. you're one in a million.
Bugüne kadar makineler milyonlarca insanın yerine geçti ve bu böyle devam edecek.Millions of people have already been replaced by machinery and this will continue.
Burası sadece yılda 100 milyon won harcayan VIP müşteriler için değil mi?Isn't this a place only for VVlP's who spend over 100 million won?
Her yıl iki milyon çocuk susuzluktan ölüyor.What were you thinking under there?!
100 milyon dollar -- hey, aya gidebilirim.100 million bucks -- hey, I can go to the moon.
Milyonlarca gence öğütlerimizle ve yönlendirmeyle yardımcı olabiliriz.We can help millions of teens with counseling and referrals.
Bugün dünyada yaklaşık 800 milyon araba var.Today there are about 800 million cars on the road worldwide.
Bu tip bir teknoloji milyonlarca aracı tek bir sisteme entegre edecek.This is the kind of technology that will merge millions of individual vehicles into a single system.
Bir cetvel üzerindeki en küçük ölçümden bir milyon defa daha küçüktür.It is a million times smaller than the smallest measure on a ruler.