Ana içeriğe geç
Sözlük

mikser ile cümle

mikser kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Krem genellikle bir çırpıcı, elektrikli veya el mikseri, veya bir mutfak robotu ile çırpılır.Cream is usually whipped with a whisk, an electric or hand mixer, or a food processor.
Miksere atıp öğütemem.I can't grind it up in a blender.
Bir Numark DM2002X Pro Master DJ mikseri.A Numark DM2002X Pro Master DJ mixer.
Bu üç kanallı mikser en fazla üç ses kaynağı girişine sahip olabilir.This three channel mixer can have up to three input sound sources.
Mikserde karamelizasyon ile oluşan tatlı tatlar homojen bir şekilde harmanlanır.The sweet flavors thus created from this caramelization are mixed uniformly in the mixer.
Greg Fidelman (4 Eylül 1965 doğumlu) Amerikalı bir albüm mikseri, mühendis ve albüm prodüktörüdür.Greg Fidelman (born September 4, 1965) is an American record mixer, engineer and record producer.
Mikser yoktur.No hay carne.
Yankı miktarı ses mikserinde kontrol edilir.La cantidad de reverberación es controlada en la mesa de mezclas de sonido.
Yankı miktarı ses mikserinde kontrol edilir.5-التحكم الكافي في كمية الضوضاء .
Mikser yoktur.Nee, geen goud.
İlk şarkılarını kendi mikserinde kaydetmeye başladı.Zaczął nagrywać swoje pierwsze piosenki.
İlk şarkılarını kendi mikserinde kaydetmeye başladı.Він почав записувати свої перші пісні.
Mikser yoktur.Щічних сумок нема.
Krem genellikle bir çırpıcı, elektrikli veya el mikseri, veya bir mutfak robotu ile çırpılır.Šlehačka se obvykle šlehá metlou nebo elektrickým či ručním šlehačem.
Sven Mikser (d.Singer M. (szerk.)
Aynı işi gören mikser ile karıştırmamak gerekir.Sitä ei pidä sekoittaa syötäviin valmuskalajeihin.
Günümüzde bu işlem mikser gibi olan çok büyük varillerde yapılmaktadır.I dag finnes bare få slike giljer i drift.
Mikser yoktur.沒有口袋。
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Eu pus os meus amigos em frascos, e esta personagem, esta espécie em vias de extinção, numa liquidificadora.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Îi închid în borcane pe prietenii mei, pun acest personaj un fel de specie pe cale de dispariţie, în malaxor.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Ik stop mijn vrienden in potten, en dit personage, deze bedreigde soort, in een mixer.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Je mets mes amis dans des bocaux, je mets ce personnage d'une espèce en voie de disparition dans un mixer.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.전 제 친구들을 병 속에 집어넣고 구세대 주부를 믹서기에 집어넣었으면서 정작
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Metí a mis amigos en tarros, metí a este personaje de una especie en peligro de extinción en una licuadora.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Naložím kamarátov do nádob, do mixéra naložím túto postavičku, túto postavičku akoby je ohrozený druh.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Saya memasukkan teman-teman saya ke toples, memasukkan spesies langka ini ke dalam blender.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Üvegekbe tettem a barátaimat, ezt a háziasszonyt, ezt a fajta veszélyeztetett egyedet, pedig egy turmixgépbe.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Wsadzam przyjaciół do słoików, umieściłem tę panią, coś w rodzaju zagrożonego gatunku, w mikserze.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Έβαλα τους φίλους μου σε βάζα, έβαλα αυτόν τον χαρακτήρα, αυτό το υπό εξαφάνιση είδος χαρακτήρα στο μπλέντερ.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.Слагам приятелите си в буркани, слагам тази картина, този вид застрашени видове в блендър.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.אני שם את חבריי בצנצנות, אני שם את הדמות הזאת, מין יצור בסכנת הכחדה, בתוך בלנדר.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.أضع أصدقائي في جرار، أضع هذ الشخصية، هذا النوع من الشخصيات المهددة بالانقراض في خلاط.
Arkadaşlarımı kavanozlara tıktım, bu bir bakıma soyu tükenmekte olan kişiyi miksere tıktım.このキャラクターをミキサーに入れましたが 私自身には何もしていませんでしたからね
Bir sorun, Bu mikser park Sadece ağaçlar iyot hatta genç üçlüNajważniejszą rzeczą pył Słowaków dla kultury i sztuki jest to piątek noce
Bir sorun, Bu mikser parkSlowaken Staub für Kunst und Kultur ist dies Freitag Nächte ein Problem
Bu mikser park이 믹서 공원에서
Bu mikser parkOngelma
Bu mikser parkВ этом смесителе парк не только
Bu mikser parkУ цьому змішувачі парк не тільки
Bu mikser parkבעיה זו בפארק המיקסר
Bu mikser parkفي هذه الحديقة خلاط
Bu mikser parkだけでなく、
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.이를 위해 저는 1950년대의 주부 한 명을
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.E fiz isso ao projetar uma dona de casa dos anos 50 numa liquidificadora.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.Ezt úgy értem el, hogy kivetítettem egy '50-es évekbeli háziasszonyt egy turmixgépbe.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım. (Gülüşmeler)Am făcut asta proiectând o casnică din anii '50 într-un malaxor.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım. (Gülüşmeler)Ik projecteerde een huisvrouw uit de jaren 50 in een mixer.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım. (Gülüşmeler)Для этого я спроектировал типичную домохозяйку 50-х годов в блендер.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.Я зробив це через проекцію домогосподарки 1950 року у блендері.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.והדרך שבה עשיתי זאת היתה על ידי הקרנה
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.و الطريقة التي قمت بها بإنجاز ذلك، كانت أنني أسقطت
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.ミキサーに入った 1950 年代の奥さんです (笑)
Her zamanki gibi. Mikserde, tuzsuz. Burası Kilo 12.Kot običajno, mešano brez soli.
Her zamanki gibi. Mikserde, tuzsuz. Burası Kilo 12.RYNEK W BAKARZE STREFA BEZPIECZEŃSTWA KONTROLOWANA PRZEZ ONZ
Her zamanki gibi. Mikserde, tuzsuz. Burası Kilo 12..כמו תמיד. בבלנדר. בלי מלח
Her zamanki gibi. Mikserde, tuzsuz.Ca de obicei, mestecate fără sare.
Her zamanki gibi. Mikserde, tuzsuz.Jako obyčejně: míchanou, bez soli.
Her zamanki gibi. Mikserde, tuzsuz.Както обикновено:разбъркана, без сол.
Mikserde, tuzsuz. Burası Kilo 12.Vi bliver nød til at skifte position.
Mikserde, tuzsuz. Burası Kilo 12. Yerimizi değiştirmemiz gerekiyor.Batida, sem saI. <i>Daqui Kilo 12.</i> <i>Temos de mudar de posição.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod