Mika, ‹‹Şimdi biliyorum ki, RAB bana iyi davranacak›› dedi, ‹‹Çünkü bir Levili kâhinim var.››Τοτε ειπεν ο Μιχαιας, Τωρα γνωριζω οτι ο Κυριος θελει με αγαθοποιησει, διοτι εχω Λευιτην δια ιερεα.
Mika, ‹‹Şimdi biliyorum ki, RAB bana iyi davranacak›› dedi, ‹‹Çünkü bir Levili kâhinim var.››И сказал Миха: теперь я знаю, что Господь будетмне благотворить, потому что левит у меня священником.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.미가야가 가로되 네가 골방에 들어가서 숨는 그 날에 보리라
Mika, ‹‹Şimdi biliyorum ki, RAB bana iyi davranacak›› dedi, ‹‹Çünkü bir Levili kâhinim var.››Тогава каза на Михей: сега зная, че Господ ще ми стори добро, защото имам левитин за свещеник.
Mika, ‹‹Şimdi biliyorum ki, RAB bana iyi davranacak›› dedi, ‹‹Çünkü bir Levili kâhinim var.››ויאמר מיכה עתה ידעתי כי ייטיב יהוה לי כי היה לי הלוי לכהן׃
Mika, ‹‹Şimdi biliyorum ki, RAB bana iyi davranacak›› dedi, ‹‹Çünkü bir Levili kâhinim var.››فقال ميخا الآن علمت ان الرب يحسن اليّ لانه صار لي اللاوي كاهنا
Mika, ‹‹Şimdi biliyorum ki, RAB bana iyi davranacak›› dedi, ‹‹Çünkü bir Levili kâhinim var.››米 迦 說 、 現 在 我 知 道 耶 和 華 必 賜 福 與 我 、 因 我 有 一 個 利 未 人 作 祭 司
Mika, ‹‹Şimdi biliyorum ki, RAB bana iyi davranacak›› dedi, ‹‹Çünkü bir Levili kâhinim var.››米迦說 、 現 在 我 知道 耶和華 必 賜福與 我 、 因我 有 一 個 利未 人 作 祭司
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.A Michaiáš im oznámil všetky slová, ktoré počul, keď čítal Báruch z knihy v uši ľudu.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.A oznámil jim Micheáš všecka slova, kteráž slyšel, když četl Báruch v knize při přítomnosti lidu.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.E Micaías anunciou-lhes todas as palavras que ouvira, quando Baruque leu o livro aos ouvidos do povo.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.És elbeszélé nékik Mikeás mindazokat, a melyeket hallott vala a könyvbõl, mikor olvasá Báruk a nép hallatára.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Heille Miika ilmoitti kaikki sanat, jotka hän oli kuullut Baarukin lukevan kirjasta kansan kuullen.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.In povedal jim je Mihaj vse besede, ki jih je slišal, ko je Baruh bral v knjigi, da je ljudstvo poslušalo.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.I powiedział im Micheasz wszystkie słowa, które słyszał, gdy czytał Baruch z ksiąg przed uszyma ludu.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.미가야가 바룩의 백성의 귀에 책을 낭독할 때에 들은 모든 말로 그들에게 고하매
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Michea riferì loro tutte le parole che aveva udite quando Baruc leggeva nel libro al popolo in ascolto
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Mi-chê thuật cho họ mòi lời mình đã nghe , khi Ba-rúc đọc sách vào tai dân_sự .
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Mi-chê thuật cho họ mòi lời mình đã nghe, khi Ba-rúc đọc sách vào tai dân sự.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Mikhaya memberitahukan kepada mereka, semua yang dibacakan Barukh di Rumah TUHAN
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Miqueas les refirió todas las palabras que había oído a Baruc leer del libro, a oídos del pueblo
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Och Mika omtalade för dem allt vad han hade hört Baruk läsa upp ur boken inför folket.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Og Mikaja fortalte dem om alle de ord han hadde hørt da Baruk leste op av boken for folket.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.og Mika meldte dem alt, had han havde hørt, da Baruk læste Bogen op for Folket.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Şi Mica le -a spus toate cuvintele pe cari le auzise, cînd citea Baruc în carte, în auzul poporului.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Toen Michaja hun vertelde over de boodschappen die hij Baruch de mensen had horen voorlezen,
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.и пересказал им Михей все слова, которые он слышал, когда Варух читал свиток вслух народа.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.Тогава Михей им извести всичките думи, които бе чул, когато Варух прочиташе книгата в ушите на людете.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.ויגד להם מכיהו את כל הדברים אשר שמע בקרא ברוך בספר באזני העם׃
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.واخبرهم ميخايا بكل الكلام الذي سمعه عندما قرأ باروخ السفر في آذان الشعب.
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.於 是 米 該 亞 對 他 們 述 說 他 所 聽 見 的 一 切 話 、 就 是 巴 錄 向 百 姓 念 那 書 的 時 候 所 聽 見 的
Mikaya Barukun halka okuduğu tomardan duyduğu her şeyi onlara iletti.於是 米該亞對 他 們述說 他 所 聽見 的 一切話 、 就是 巴錄向 百姓 念 那 書 的 時候 所 聽見的
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.A Micheáš riekol: Hľa, uvidíš toho dňa, keď pojdeš z izby do izby, aby si sa skryl.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.En Micha antwoordde: "Daar komt u nog wel achter als u zich op een dag in een kamer zult hebben verstopt."
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.I odpowiedział Micheasz: Oto ty ujrzysz dnia onego, kiedy wnijdziesz do najskrytszej komory, abyś się skrył.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Men Mika sagde: "Det skal du få at se, den Dag du flygter fra Kammer til Kammer for at skjule dig!"
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Men Mika sagde: "Det skal du få at see, den Dag du flygter fra Kammer til Kammer for at skjule dig!"
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mica a răspuns: ,,Vei vedea în ziua cînd vei umbla din odaie în odaie ca să te ascunzi.``
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mica a răspuns: ,,Vei vedea în ziua cînd vei umbla, din odaie în odaie, ca să te ascunzi.``
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Michea rispose: «Ecco lo vedrai quando passerai di stanza in stanza per nasconderti»
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Michea rispose: «Ecco, lo vedrai quando passerai di stanza in stanza per nasconderti»
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mi-chê đáp : Kìa , trong ngày ngươi chạy từ phòng này qua phòng kia đặng ẩn lánh , thì sẽ biết_điều đó .
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mi-chê đáp: Kìa, trong ngày ngươi chạy từ phòng này qua phòng kia đặng ẩn lánh, thì sẽ biết điều đó.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mi-chê đáp : Trong ngày ngươi chạy từ phòng này đến phòng kia đặng ẩn lánh , thì sẽ biết_điều đó .
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mi-chê đáp: Trong ngày ngươi chạy từ phòng này đến phòng kia đặng ẩn lánh, thì sẽ biết điều đó.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Michée répondit: Tu le verras au jour où tu iras de chambre en chambre pour te cacher.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mihaj odvrne: Glej, videl boš tisti dan, ko boš hodil iz hrama v hram, da se skriješ!
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Miika vastasi: "Sen saat nähdä sinä päivänä, jona kuljet huoneesta huoneeseen piiloutuaksesi".
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mika svarte: Det skal du få se den dag du flykter fra kammer til kammer for å skjule dig.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mikha menjawab, "Nanti kaulihat buktinya pada waktu engkau masuk ke sebuah kamar untuk bersembunyi!
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Mikha menjawab, "Nanti kaulihat buktinya pada waktu engkau masuk ke sebuah kamar untuk bersembunyi.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Na to riekol Micheáš: Hľa, uvidíš toho dňa, keď pojdeš z izby do izby, aby si sa skryl.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Odpověděl Micheáš: Aj, uzříš v ten den, když vejdeš do nejtajnějšího pokoje, abys se skryl.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Respondeu Micaías: Eis que tu o verás naquele dia, quando entrares numa câmara interior para te esconderes.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Respondeu Micaías: Eis que tu o verás naquele dia, quando entrares numa câmara interior, para te esconderes.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.Y Micaías respondió: --¡He aquí, tú lo verás aquel día, cuando te metas de cuarto en cuarto para esconderte
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.А Михей рече: Ето, ще видиш в оня ден, когато ще отиваш из клет в клет за да се криеш.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.И сказал Михей: вот, ты увидишь это в тот день, когда будешь бегать из комнаты в комнату, чтобы укрыться.
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.И сказал Михей: вот, ты увидишь это в тот день, когда будешь бегать из одной комнаты в другую, чтоб укрыться,
Mikaya, ‹‹Gizlenmek için bir iç odaya girdiğin gün göreceksin›› diye yanıtladı.ויאמר מיכיהו הנך ראה ביום ההוא אשר תבא חדר בחדר להחבה׃