Aslında ismi de Miguel.En realidad su nombre ES Miguel.
Aslında ismi de Miguel.Hans namn är faktiskt Miguel.
Aslında ismi de Miguel.In effetti si chiama proprio Miguel.
Aslında ismi de Miguel.실제로 이름이 미구엘입니다.
Aslında ismi de Miguel.On se ve skutečnosti jmenuje Miguel.
Aslında ismi de Miguel.Sebenarnya namanya memang Miguel.
Aslında ismi de Miguel.Tatsächlich heißt er Miguel.
Aslında ismi de Miguel.Thật ra thì tên anh ấy là Miguel thật.
Aslında ismi de Miguel.Valóban Miguel a neve.
Aslında ismi de Miguel.Właściwie, rzeczywiście nazywa się Miguel.
Aslında ismi de Miguel.Εξάλλου αυτό είναι το πραγματικό του όνομα.
Aslında ismi de Miguel.Вообще-то, его имя действительно Мигель.
Aslında ismi de Miguel.Всъщност, той наистина се казва Мигел.
Aslında ismi de Miguel.למעשה, שמו אכן מיגל.
Aslında ismi de Miguel.في الواقع أسمه الحقيقي " ميجيل "
Aslında ismi de Miguel.(笑)
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Ajjáthba jõ, Migronba átsiet, Mikhmásnál rakja le hadakozó szerszámait;
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.El vine asupra Aiatului, străbate Migronul, îşi lasă calabalîcul la Micmaş.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Er kommt gen Ajath; er zieht durch Migron; er mustert sein Gerät zu Michmas.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Han kommer over Ajat, drar frem gjennem Migron; i Mikmas lar han sitt tren bli igjen.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Han kommer över Ajat, han drager fram genom Migron; i Mikmas lämnar han sin tross.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Han rykker mod Ajjat, drager uden om Migron, i Mikmas lader han Trosset blive;
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Hän tulee Aijatiin, kulkee Migronin kautta, jättää kuormastonsa Mikmaaseen;
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Il marche sur Ajjath, traverse Migron, Laisse ses bagages à Micmasch.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.앗수르 왕이 아얏에 이르러 미그론을 지나 믹마스에 치중을 머무르고
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Nó đi đến A-giát : trải qua Mi-gơ-rôn , để đồ_đạc tại Mích-ma .
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Nó đi đến A-giát: trải qua Mi-gơ-rôn, để đồ đạc tại Mích-ma.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Os assírios já chegaram a Aiate, passaram por Migrom; em Micmás deixam depositada a sua bagagem;
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Pride v Ajat, pojde skozi Migron, pri Mikmasu odloži prtljago svojo;
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Prijde proti Ajjatu, prejde cez Migron do Michmasu, kde složí svoju batožinu.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Přitáhne do Aiat, přejde přes Migron, v Michmas složí nádobí svá.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Przyciągnie do Ajat, przejdzie przez Migron, w Machmas złoży oręż swój.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.raggiunge Aiàt, attraversa Migròn, in Micmàs depone il bagaglio
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Tentara Asyur sudah merebut kota Ayat. Mereka sudah melewati Migron! Perbekalan mereka ditinggalkan di Mikhmas
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Viene contra Ayat, pasa por Migrón, y en Micmas pasa revista a sus armas
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Αυτος ηλθεν εις Αιαθ, επερασεν εις Μιγρων. Εν Μιχμας θελει αποθεσει τα σκευη αυτου
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Он идет на Аиаф, проходит Мигрон, в Михмасе складывает свои запасы.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.Той дойде в Гаят, мина през Мигрон, В Михмас разтваря вещите си,
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.בא על עית עבר במגרון למכמש יפקיד כליו׃
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.قد جاء الى عيّاث. عبر بمجرون. وضع في مخماش امتعته.
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.亞 述 王 來 到 亞 葉 、 經 過 米 磯 崙 . 在 密 抹 安 放 輜 重
Ayat Kentine saldırdılar, Migrondan geçip ağırlıklarını Mikmasta bıraktılar.亞述 王來到 亞葉 、 經過米磯崙 . 在 密抹 安放 輜重
Because, what I have to say might be of help to you.Deoarece, ceea ce am să spun că ar putea fi de ajutor pentru tine.
Because, what I have to say might be of help to you.Porque, lo que tengo que decir que podría ser de ayuda para usted.
Because, what I have to say might be of help to you.Ναι.
Because, what I have to say might be of help to you.כי מה שיש לי לומר יוכל לסייע לך.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Fiquei a imaginar uma marcha de pinguins, por isso olhei para o Miguel e disse:
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Ich hatte mir eine Art Reise der Pinguine vorgestellt, also schaute ich Miguel an.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Ik stelde me een pinguïnmars voor, dus ik keek Miguel aan.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Îmi imaginam ceva ca marşul pinguinilor, aşa că m-am uitat la Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Immaginavo una cosa tipo la marcia dei pinguini così guardai Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Jag föreställde mig någon slags pingvinresan-grej, så jag såg på Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.J'imaginais un truc dans le genre de la marche des pingouins, alors j'ai regardé Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.저는 펭귄들의 행진 같은 걸 생각했죠. 그래서 미구엘한테 물어봤어요.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Me estaba imaginando una cosa tipo marcha de los pingüinos, así que lo miré a Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Oczami wyobraźni ujrzałem coś w rodzaju marszu pingwinów. Spojrzałem na Miguela.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Představil jsem si něco jako pochod tučňáků, tak jsem se podíval na Miguela a řekl jsem:
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Saya jadi membayangkan barisan penguin, lalu saya melihat Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Tôi tưởng tượng ra cuộc diễu hành của những chú chim cánh cụt, nên tôi nhìn Miguel.
Bir nevi penguenlerin yürüyüşü gibi bir şey hayal ediyordum, bu yüzden Miguel'e baktım.Φανταζόμουν κάτι σαν πορεία πιγκουίνων, και κοίταξα τον Miguel.