Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.Прямо в ваш желудок, хоть он и не предназначен для переваривания тефлона. (Смех)
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.הוא הולך לקיבה שלכם. הוא לא יועד לכך. אתם יודעים, אבל כאן,
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.ذهبت إلى معدتك. رغم انها لم تصمم لذلك . انت تعلم، ولكن هنا
Ama burda, bu sıcak toprak tava asla midenize gitmez.しかし この粘土の鍋は
Amacı bir kedinin midesine yerleşmek.고양이 뱃속으로 들어갈 필요가 있지요.
Amacı bir kedinin midesine yerleşmek.ועליו להגיע לבטנו של חתול,
Amacı bir kedinin midesine yerleşmek.وهو في الحقيقة بحاجة الى أن يكون في معدة قط.
Amacı bir kedinin midesine yerleşmek.そこで マウスをマイティマウスに変え-- 恐れをなくします
Ama eğer beraber olduğun kişiyi çok seviyorsan, onunla olmalısın. Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.Hmmm, ale jeśli naprawdę ta osoba ci się podoba, powinieneś być z tą osobą.
Ama eğer beraber olduğun kişiyi çok seviyorsan, onunla olmalısın. Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.Mais si tu aimes quelqu'un, tu devrais être avec cette personne.
Ama eğer beraber olduğun kişiyi çok seviyorsan, onunla olmalısın. Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.Ummm, pero si de verdad te gusta esa persona, deberías estar con esa persona
Ama eğer beraber olduğun kişiyi çok seviyorsan, onunla olmalısın. Bu tür söylemler midemi bulandırıyor.Ừm, nhưng nếu bạn thật sự thích một người, bạn nên ở bên người đó.
Ama midene oturursam beni suçlama, peder!Ma non prendertela con me se ti farò venire mal di stomaco, papà!
Ama midene oturursam beni suçlama, peder!Mas, se ficar com dores de estômago, não me culpe, Papá!
Ama midene oturursam beni suçlama, peder!¡No te enfades si te produzco una indigestión, papá, señor!
Ama midene oturursam beni suçlama, peder!Skyd ikke skylden på mig, hvis du får dårlig mave, Farmand!
Ama midene oturursam beni suçlama, peder!Skyll inte på mig om du blir dålig i magen, Pappsen, sir!
Ama midene oturursam beni suçlama, peder!Tylko się nie skarż, tatku, jak ci zaszkodzę na żołądek.
Ama midene oturursam beni suçlama, peder!Όμως, μην με κατηγορήσεις αν βαρυστομαχιάσεις, μπαμπάκα!
Ama midene oturursam beni suçlama, peder!Но не сердись, если я расстрою тебе желудок, папа!
Ama midesinde hiç bir şey bulamadık.De nem találtunk semmit a gyomrában.
Ama midesinde hiç bir şey bulamadık.Mais nous n'avons rien trouvé dans son estomac.
Ama midesinde hiç bir şey bulamadık.Ma non le abbiamo trovato niente nello stomaco.
Ama midesinde hiç bir şey bulamadık.Nhưng chúng tôi không thấy gì trong dạ dầy cô ta.
Ama midesinde hiç bir şey bulamadık.Pero no hallamos nada en su estómago.
Ama midesinde hiç bir şey bulamadık.Pero no hallamos nada en su estómago.
Ama midesinde hiç bir şey bulamadık.Tapi kita menemukan sesuatu di perutnya
Ama midesinde hiç bir şey bulamadık.لكننا لم نجد شيء في معدتها
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Aber das sind grundsätzlich nach außen verlagerte Mägen und Lungen.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.A toto jsou doslova vnější žaludky a plíce.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Dar acestea sînt în esenţă stomacuri şi plămîni externalizaţi.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.이 막은 기본적으로 겉으로 드러난 위와 폐라고 볼 수 있습니다.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Maar dit zijn eigenlijk uitwendige magen en longen.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Mais ce sont essentiellement des estomacs et des poumons externalisés.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Ma questi sono essenzialmente stomaco e polmoni esternalizzati.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Men de er faktisk eksterne maver og lunger.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Men dessa är i stort sett externa magar och lungor.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Nhưng đây là những dạ dày và phổi thiết yếu nằm ở ngoại biên.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Pero esencialmente estos son estómagos y pulmones externos.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Pohjimmiltaan ne ovat ulkoisia vatsoja ja keuhkoja,
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Tapi miselium sebenarnya adalah perut dan paru-paru eksternal.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Toto sú vlastne externalizované žalúdky a pľúca húb.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Viszont ők lényegében külső gyomrok és tüdők.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Właściwie są to uzewnętrznione żołądki i płuca.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Όμως αυτά στην ουσία είναι εξωτερικευμένα στομάχια και πνεύμονες.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Но по сути это выведенные во внешнюю среду желудки и легкие.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.Но това по същество са външни стомаси и бели дробове.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.אבל אלו הן מערכות עיכול וריאות מוחצנות.
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.و لكن هذه في الحقيقة معدات و رئات خارجية
Ancak bu yapılar, temelde, dışsallaştırılmış mide ve akciğerlerdir.神経膜の延長のようなもの と考えてください
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Apoi sunetul a reapărut, din adâncul măruntaielor, scrijelindu-mi gâtlejul.
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Aztán újra az a hang, valahonnan a bensőmből erőltetve, kaparta a torkomat."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi.""그때 그 소리가 다시 나타났다." "내 깊은 가슴속 어딘가에서 밀어내는" "내 성대를 긁어 내리는 소리."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Le son est venu encore une fois, forcé du plus profond de mon ventre et raclant ma gorge. "
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Pak se ten zvuk ozval znovu, odněkud hluboko v mém břiše a škrábal se ven mým krkem."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Poi il suono uscì di nuovo, cacciato fuori da un qualche punto giù nella pancia dilaniandomi la gola".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Później się powtórzył, wypchany gdzieś z głębi mojego brzucha i rozdzierający moje gardło."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Sedan kom ljudet igen, framtvingat från någonstans djupt inne i min mage och skrapade upp min hals".
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Toen kwam het geluid weer, overweldigend, van ergens diep in mijn binnenste. Het schraapte mijn keel ruw."
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Έπειτα ξαναβγήκε ο ήχος, εξαναγκασμένος από κάπου βαθιά μέσα στην κοιλιά μου γδέρνοντας τον λαιμό μου".