mi ile cümle

mi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Pasaportun sende mi?Do you have your passport?
Nerede bir otobüse binebileceğimi bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me where I can get a bus?
Bir otobüs güzergahı haritası alabilir miyim?May I have a bus route map?
Bir otobüs servisi var mı?Is there a bus service?
Otobüste bir bilet alabilir miyim?Can I buy a ticket on the bus?
Bir otobüs tarifesi alabilir miyim?May I have a bus schedule?
Otobüse binmeli miyim?Should I take the bus?
Tokyo'ya otobüsle gidecek misin?Will you go to Tokyo by bus?
Otobüsle mi,trenle mi ya da metroyla mı gidersin.Do you go by bus, by train, or by subway?
Otobüsle mi yoksa araba ile mi gidiyorsun?Are you going by bus or car?
Otobüsle gitmek çok zaman alacak mı sence?Do you think it will take long by bus?
Onun bir tuvaleti var mı?Does it have a toilet?
Makasını ödünç alabilir miyim?Can I borrow your scissors?
Biraz daha pasta ister misin?Will you have some more pie?
Bir dilim tart daha alır mısın?Will you have another slice of pie?
"Bir dilim daha pasta alır mısın?" "Evet, lütfen.""Will you have another slice of pie?" "Yes, please."
Bir porsiyon turta daha ister misiniz?Would you like another helping of pie?
Mızıka onun babasından bir hediye mi?Is the harmonica a present from his father?
Burbon mısırdan yapılır.Bourbon is made from corn.
Bert yüksek okula gitmez, değil mi?Bert doesn't go to high school, does he?
Barda beklemek ister misin?Would you like to wait in the bar?
Partide eğlendiniz mi?Did you enjoy yourself at the party?
Parti için hazırlanmama yardım eder misin?Will you help me prepare for the party?
Partinin başlangıcına vaktinde yetişecek miyiz?Will we be in time for the beginning of the party?
Beni partiye davet ettiğin için minnettarım.I am grateful to you for inviting me to the party.
Partiye gelebilir misin?Can you come to the party?
Partide çok sayıda enteresan insanla tanıştın mı?Did you meet many interesting people at the party?
Sizin sınıfta Percy adında biri var mı?Is there a Percy in your class?
Park Street'e nasıl gidileceğini bana söyler misiniz?Could you tell me how to get to Park Street?
Susadım. Bir bardak su alabilir miyim?I'm thirsty. Can I have a glass of water?
Notlarına bakmama izin verir misin?Could you let me see your notes?
Kediler, Mısırlılar tarafından evcilleştirilmiştir.Cats were domesticated by the Egyptians.
Bana o kravatı gösterir misin?Could you show me that necktie?
Bir kravata ihtiyacım var mı?Do I need a tie?
Benim için alışverişe gider misin, tatlım?Honey, will you go shopping for me?
Benimle evlenir misin?Will you marry me?
Sizi bir süre rahatsız edebilir miyim?May I bother you for a moment?
Bir an için sizi rahatsız edebilir miyim?May I bother you for a moment?
Ben bir an için sizi rahatsız edebilir miyim?May I bother you for a moment?
Orada biri var mı? Neredeyim ben?Is there anyone there? Where am I?
New York'a kesintisiz uçuş var mı?Is there a nonstop flight to New York?
New York'un posta kodunun ne olduğunu bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me what the zip code is for New York?
Sen Nick'i küçümsüyorsun, değil mi?You despise Nick, don't you?
Nick sınavı geçmedi, değil mi?Nick didn't pass the exam, did he?
Ne kadar çok kitap! Onlar üniversite kütüphanesine mi ait?What a lot of books! Do they belong to the university library?
Nancy şimdi ödevini yapmak zorunda mı?Does Nancy have to do her homework now?
Mümkün olduğunca yavaş konuşabilir misiniz?Could you speak as slowly as possible?
Napolyon, İngilizleri bir esnaf milleti olarak nitelendirdi.Napoleon called the English a nation of shopkeepers.
Bir peçete alabilir miyim, lütfen?May I have a napkin, please?
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do to help?
Söyleyecek bir şeyin var mı?Do you have anything to say?
Hiç Yunan mitolojisi biliyor musun?Do you know any Greek myths?
Nazizm Almanya'ya mı özgüydü?Was Nazism peculiar to Germany?
Onların önerisini niçin reddettiğini bana söyler misin?Would you tell me why you have refused their offer?
Milliyetçilikle faşizmi bir tutamazsın.You can't equate nationalism with fascism.
Sahip olduğum az miktarda parayı aldı.He took away what little money I had.
Aynı dili konuşuyoruz, değil mi?We speak the same language, don't we?
Onu tamir ettirebilir misin?Can you get it repaired?
Bana bıçağınızı ödünç verir misiniz?Will you lend me your knife?
Bıçağını bana ödünç verir misin?Would you lend me your knife?

İlgili Sayfalar