mi ile cümle
mi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Jambon ya da sosis ister misin?Would you like bacon or sausage?
Pastırma veya sosis ister misiniz?Would you like bacon or sausage?
Sahi mi? Benim hobim çizgi roman okumaktır.Really? My hobby is reading comics.
Gerçekten mi? Onun evlenecek son kişi olduğunu düşünüyordum.Really? I thought she'd be the last person to get married.
Saç kurutucunuzu ödünç alabilir miyim?Can I borrow your hair drier?
Bir program alabilir miyim?May I have a program?
Freddie'den haberin var mı?Have you heard from Freddie?
Fred'le konuşan çocuk Mike'dır.The boy talking with Fred is Mike.
Bunu hediye paketi yapar mısın, lütfen?Can you gift-wrap this, please?
Onu hediye paketi yapar mısınız?Could you gift wrap it?
Bir bardak daha meyve kokteyli ister misiniz?Do you want another glass of fruit punch?
Herhangi bir yerde gidebileceğim bir bit pazarı var mı?Is there anywhere I can go to find a flea market?
Fransız şaraplarını sever misiniz?Do you like French wines?
Biraz Fransız şarabın var mı?Do you have any French wine?
Bay Brown öğretmen mi?Is Mr Brown a teacher?
Futbol oyununda yaralandın mı?Did you get hurt in the football game?
Resmî giyecek miyiz?Do we dress formal?
Bir çatal alabilir miyiz?Could we have a fork?
Çatalların yemek için genel kullanımı milattan sonra onuncu yüzyılda başladı.The general use of forks for eating started in the tenth century A.D.
Beyzbolu sever misin, Bin.Do you like baseball, Bin?
Bill ile konuşabilir miyim?May I speak to Bill?
Bill kazanacak, değil mi?Bill will win, won't he?
Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?Bill, did you take Spot for a walk yet?
Bir ihtimal fazladan bir sözlüğün var mı?Do you have an extra English dictionary by any chance?
Bunlar için bir plastik torba alabilir miyim?Could I have a plastic bag for those?
Bir kahve molası alalım, değil mi?Let's take a coffee break, shall we?
Bana yardım eder misin?I was wondering if you could help me.
Sizden bir iyilik isteyebilir miyim?Could I ask a favor of you?
Benim kötü bir mide ağrım vardı.I had a bad stomach-ache.
VISA ile ödeme yapabilir miyim?Can I pay with my VISA?
Lütfen bana tekrar bir vize düzenler misiniz?Could you please issue me a visa again?
Sen de tıraş olmak ister misin?Do you also want a shave?
Biraz daha bira alır mısınız?Would you like some more beer?
Bir bardak daha bira alabilir miyim?Could I have another glass of beer?
Bir bardak daha bira istemez misiniz?Wouldn't you like another glass of beer?
Bir bira daha alabilir miyim, lütfen?Could I get one more beer, please?
Hiç biran var mı?Have you got any beer?
Bana Beatles'in bir şarkısını söyler misin?Will you sing me a Beatles' song?
Peter'dan yardım isteyeyim mi?Shall I ask Peter for help?
Piyano çalabilir miyim?May I play the piano?
Piyano çalabilir misin?Can you play the piano?
İki hamburger ve bir kola alabilir miyim lütfen?Can I have two hamburgers and a coke, please?
Bir yara bandı alabilir miyim?Can I have a Band-Aid?
Voleybol oynamaktan hoşlanır mısın?Do you like playing volleyball?
Bana doyurucu bir yemek yiyebileceğim bir yer söyleyebilir misin?Could you tell me where I could go to get a square meal?
Gül, bu ülkenin milli çiçeğidir.The rose is the national flower of this country.
Erken gidelim, değil mi?Let's go early, shall we?
Bana bir parça jambon dilimler misin?Would you slice me a piece of ham, please?
Hamlet'ten bir dize alıntılayabilir misin?Can you quote a line of Hamlet?
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim, baba?Can I go out to play, Dad?
Biraz tereyağına ihtiyacım var. Hiç tereyağın var mı?I need some butter. Do you have any?
Banyolu bir oda mı ya da duşlu bir oda mı istersiniz?Would you like a room with a bath or a shower?
Bana otobüs durağına giden yolu gösterir misiniz?Could you show me the way to the bus stop?
Pasaportunuzu görmeme izin verir misiniz?Would you mind letting me see your passport?
Pasaportunuzu görebilir miyim, lütfen?May I see your passport, please?
Pasaportunuzu görebilir miyim?May I see your passport?
Bana pasaportunuzu gösterir misiniz, lütfen?Will you show me your passport, please?
Pasaportunuza bakabilir miyim?May I look at your passport?
Pasaportunuz var mı?Do you have your passport?
Pasaportun yanında mı?Do you have your passport?