mi ile cümle
mi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onu bir kurdele ile bağlar mısın?Could you tie it with a ribbon?
Bu çamaşırlarda deterjan var mı?Are there any detergents in the laundry?
Lansing Michigan'ın eyaletinin başkentidir.Lansing is the state capital of Michigan.
Radyoyu kapatır mısınız?Would you mind turning off the radio?
Lütfen radyoyu kısar mısın?Will you please turn down the radio?
Radyonu ödünç alabilir miyim?Can I borrow your radio?
Radyoyu açabilir miyim?Will it bother you if I turn on the radio?
Radyoyu açmamın bir sakıncası var mı?Do you mind my turning on the radio?
Lütfen radyoyu açar mısın?Please turn on the radio.
Radyoyu kısar mısın?Could you turn down the radio?
Radyonun sesi çok yüksek. Biraz kısabilir misiniz?The radio is too loud. Can't you turn it down a little?
Raketleri kiralayabilir miyim?Can I rent rackets?
Hiç hafif biran var mı?Do you have any light beer?
Bir çakmağın var mı?Have you got a lighter?
Tuzu alabilir miyim acaba?The salt, if you please.
Sen iyi misin?You all right?
Çok seyahat eder misin?Do you travel a lot?
Sık sık dışarıda yer misin?Do you eat out often?
Şimdi bile Avrupa'da hayaletlere inanan birçok kişi var mı?Are there many people in Europe who believe in ghosts even now?
Güzel bir gün, değil mi? Neden bir yürüyüş için dışarı çıkmıyoruz?A nice day, isn't it? Why not go out for a walk?
Bana iyi bir kamera tavsiye edebilir misiniz?Can you recommend me a good camera?
Zambaklar mis gibi kokar.Lilies smell sweet.
Kim daha hızlı koşar, Yumi'mi yoksa Keiko mu?Who runs faster, Yumi or Keiko?
Çaya kalmayacak mısın?Won't you stay for tea?
Dün gece dünyanın sallandığını hissettin mi?Did you feel the earth shake last night?
Dün akşam eğlendin mi?Did you enjoy yourself last evening?
Selam! Seni burada göreceğim aklımın ucundan geçmezdi! Dünya küçük, değil mi?Hello! Fancy meeting you here! It's a small world, isn't it?
Selam! Seni burada göreceğime dünyada inanmazdım! Dünya küçük, değil mi?Hello! Fancy meeting you here! It's a small world, isn't it?
Daha kaliteli olanlarına sahip misin?Do you have better quality ones?
Daha büyük bir bedeni var mı?Do you have a larger size?
Daha küçük bedenleriniz var mı?Do you have any smaller sizes?
Daha küçük bir boyutu olan var mı?Do you have a smaller size?
Onu sade bir dille söyleyebilir misin?Could you put it in plain language?
Lütfen ona daha çok çalışmasını tavsiye eder misiniz?Will you please advise him to work harder?
Ona daha sıkı çalışmasını öğütler misiniz lütfen?Will you please advise him to work harder?
Daha ucuz bir yayınınız var mı?Haven't you got a cheaper edition?
Daha ucuz bir şeyin var mı?Do you have anything cheaper?
Daha ucuz koltuklarınız var mı?Do you have any cheaper seats?
Bana daha iyi bir fiyat verir misin?Can you give me a better price?
Daha az pahalı olanları var mı?Do you have less expensive ones?
Daha az pahalı bir şeyin var mı?Do you have anything less expensive?
Daha yavaş konuşmaz mısın?Won't you speak more slowly?
Daha yavaş sürer misin?Could you drive more slowly?
Lütfen daha yavaş konuşabilir misin?Could you speak more slowly, please?
Biraz daha turta isteyen var mı?Does anyone want some more pie?
Biraz daha kurabiye ister misiniz?Would you care for more cookies?
Daha iyi bir şey düşünebilir misin?Can you think of something better?
Mıknatısların, tabii ki, etrafında bir manyetik alanı vardır.The magnets, of course, have a magnetic field around them.
Kanatlarımız olsaydı, aya uçabilir miydik?If we had wings, could we fly to the moon?
Yarın yağmur yağarsa, evde kalır mısın?If it rains tomorrow, will you stay at home?
Bir milyon doların olsa ne yaparsın?What would you do if you had a million dollars?
Eğer telefon çalarsa cevap verebilir misin?If the telephone rings, can you answer it?
Biz oraya gidebilsek muhteşem olurdu, değil mi?It would be splendid if we could go there, wouldn't it?
Şimdi bir milyon yenim olsa, bir araba alırdım.If I had one million yen now, I would buy a car.
On milyon yeniniz olsa ne yaparsınız?Suppose you had ten million yen, what would you do?
Bana bir fincan kahve yapar mısın?Would you mind terribly making me a cup of coffee?
Merhaba. Bay Johnson'la konuşabilir miyim, lütfen?Hello. May I speak to Mr Johnson, please?
Merhaba. Ben Joe Carlton. Michael ile konuşabilir miyim?Hello. This is Joe Carlton. May I speak to Michael?
Orada mısın?Are you there?
Merhaba, benim. Gelip beni istasyondan alır mısın?Hello, it's me. Could you come pick me up at the station?