Mike onu Ned diye çağırır.Mike calls him Ned.
Mike ona Ned der.Mike calls him Ned.
Mike ailesinde en gençtir.Mike is the youngest in his family.
Mikrofon açık.The microphone is live.
Mike Japonca'yı iyi konuşuyor.Mike speaks good Japanese.
Mike iyi Japonca konuşur.Mike speaks good Japanese.
Mike Japoncayı iyi konuşur.Mike speaks good Japanese.
Mike günde en az üç yüz dolar kazanır.Mike earns no less than three hundred dollars a day.
Mike öfkeli bir görüntü takındı.Mike wore an indignant look.
Mike hayvanları çok fazla severdi.Mike liked animals very much.
Mike erkek kardeşine kötü bir oyun oynadı.Mike played a bad trick on his brother.
Mike sabahtan beri bir model uçak yapıyor.Mike has been making a model plane since breakfast.
Mike geçen hafta dişlerini kontrol ettirdi.Mike had his teeth checked last week.
Mike yüzme kulübünün bir üyesi midir?Is Mike a member of the swimming club?
Mike saat beşte kütüphaneden geri döndü.Mike got back from the library at five.
Mike gülümsedi.Mike smiled.
Mike köpeğine Spike adını verdi.Mike named his dog Spike.
Mike takımımızın kaptanıdır.Mike is captain of our team.
Mike işini çok sevmesine rağmen, iyi para getirmiyor.Though Mike likes his job very much, it does not pay well.
Mike dün uygulamaya katılmadı.Mike didn't join the practice yesterday.
Mike dün çok hızlı koştu.Mike ran very fast yesterday.
Mike bugün annesinin arabasını yıkamak zorunda değil.Mike doesn't have to wash his mother's car today.
Mike lisenin ikinci yılında ve Ann de.Mike is in the second year of high school and Ann is too.
Mike bizim müdürümüz olan Bay Ogaki'yi ziyaret etti.Mike visited Mr Ogaki, who is our principal.
Mike Pazartesi basketbol çalışmaz.Mike doesn't practice basketball on Monday.
Mike gerçekten kız kardeşinin başka bir şey olduğunu düşünüyordu.Mike really thought your sister was something else.
Mike başkan seçildi.Mike was elected chairperson.
Mike iyi şarkı söylüyor.Mike sings well.
Mike iyi şarkı söyler.Mike sings well.
Mike toplantının başkanı gibi davrandı.Mike acted as chairperson of the meeting.
Mike öneri şeklinde birkaç kelime söyledi.Mike said a few words by way of suggestion.
Mike neredeyse her gece dışarda yer.Mike eats out almost every night.
Mike voleybol takımının bir üyesi değildir.Mike is not a member of the volleyball team.
Mike okula otobüsle gider.Mike goes to school by bus.
Mike otobüsle okula gider.Mike goes to school by bus.
Mike basketbol oynamayı seviyor.Mike likes to play basketball.
Mike kendisi bavulu taşıyabildi.Mike managed to carry the suitcase by himself.
Mike çok nazikti. Arabamı bedava tamir ettirdi.Mike was very kind. He got my car repaired for free.
Mike çok iyi yüzer.Mike swims very well.
Mike takımın yıldızı olduğu için kızlar arasında popüler.Mike is popular among the girls because he is the star of the team.
Mike çocuğa doğru yanaştı.Mike walked up to the boy.
Mike yönetim kurulunda tek erkek.Mike is the only man on the board.
Mike üçünün en uzunudur.Mike is the tallest of the three.
Mike ona bir araba alması için her zaman babasını rahatsız ediyor.Mike is always nagging his father to buy him a car.
Mike rahatsız edilmemesini istedi.Mike asked that he not be disturbed.
Mike rahatsız edilmemesini rica etti.Mike asked that he not be disturbed.
Mike'ın Şikago'da yaşayan bir arkadaşı var.Mike has a friend who lives in Chicago.
Mike geçen yaz Kyoto'ya gitti.Mike went to Kyoto last summer.
Mike bir yıldır işşiz.Mike has been out of work for a year.
Mike, kendi sınıfında en hızlı koşar.Mike runs fastest in his class.
Mike, sınıftaki en parlak öğrenci.Mike is the brightest student in class.
Mike her zaman sakin kalır.Mike always stays cool.
Mike her şeyde babasına çekmiş.Mike takes after his father in everything.
Mike günlüklerinden kaba bir tablo yaptı.Mike made a rude table from the logs.
Mike, sınıfına ayak uyduramadı.Mike could not keep up with his class.
Mike'a onun doğum gününde ne verdin?What did you give Mike on his birthday?
Mike'ın annesi evlenmeden önce büyük bir şehirde yaşadı.Mike's mother lived in a big city before she married.
Mike'a göre, Mac yeni bir araba aldı.According to Mike, Mac bought a new car.
Mike'ın Florida'da birkaç arkadaşı var.Mike has a few friends in Florida.
Mike'ın iki sevgilisi var.Mike has two girl friends.