mezarın ile cümle
mezarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mehmet Şehu'nun genç olan oğlu Başkim babasının mezarını aramaya başladı.Willův syn Henry Turner se ale začal o otcovu kletbu zajímat.
Babasının mezarını koruması için Hwaseong Kalesi'ni yaptırmıştır.A construit Fortăreața Hwaseong pentru a păzi mormântul tatălui sau.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Acest mormânt a aparținut lui Ramses al II-lea.
Geceleri genç kızın deniz kenarındaki mezarına gider ve orada yatar.În fiecare noapte, el se culcă alături de ea în mormântul ei de lângă mare.
1922 - İngiliz arkeolog Howard Carter ve ekibi, Tutankamon'un mezarını keşfetti.1922: Exploratorul englez Howard Carter a descoperit mormântul lui Tutankamon, în Egipt.
Mezarının yeri uzun süre gizli kaldı.Locul mormântului său rămâne un secret de stat.
Her gün kocasının mezarına ağlamaya gitmektedir.Acesta se duce la cimitirul soției sale.
Mezarı Los Angeles'ta kızlarının mezarının yanındadır.Alături de el se află mormintele fiicelor sale.
Cenazesine katılanlar, mezarın yerinin bilinmemesi için öldürülmüştür.Cei care l-au îngropat au fost imediat uciși pentru a nu se afla locul unde e înmormântat.
Mezarın üstü beşik tonoz şeklinde kayalara oyulmuştur.Unele asemenea morminte sunt săpate direct în stâncile calcaroase.
Hanımı merak eder; acaba yine çocukların mezarında mı kaldı diye.Speranța rămâne faptul că mormântul său ar putea fi încă găsit.
Pskov'daki Monakovo'da bir toplu mezarın içine gömüldü.Mormântul ei se află la Monakovo, Pskov.
Bundan öfkelenen Jason, Bruce Lee'nin mezarına gider ve yardım ister.Megelégelve a durva bánásmódot, Jason meglátogatja Bruce Lee sírját és segítségét kéri.
İki mezarkazıcı, mezarını kazarken Ophelia'nın bariz intiharını tartışır.A két sírásó megtárgyalja Ophelia öngyilkosságát, miközben a sírt ássák.
Adada ise Hurley Libby'nin mezarında Libby'i çok özlediğini belirtir.A szigeten Hugo éppen Libby sírjánál áll és szomorkodik.
Reznor daha sonra bu durumla ilgili olarak mizahi bir biçimde mezarında "REZNOR: Öldü.Reznor később azzal viccelődött, hogy a sírfeliratán ez kellene hogy álljon: "REZNOR: Meghalt.
Mayıs 2007'de mezarın bulunduğu bildirildi.Sírkamrájának felfedezését 2010 márciusában jelentették be.
Sevgilisi Hanako Ishii mezarını ölünceye dek ziyaret etmiştir.Japán barátnője, Isii Hanako 2000-es haláláig ápolta a sírját.
Mezarlığa vardıklarında Willow, Tara'nın mezarına gider.Amíg a temetőben vannak, megérkezik Hugo.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.Betegeskedni kezdett; felesége sírját azonban minden nap meglátogatta.
Vefat tarihi ve mezarının yeri bilinmemektedir.Halálának időpontja és sírjának helye nem ismert.
1922 - Howard Carter, Firavun Tutankhamun'un mezarını halkın ziyaretine açtı.1922 – Howard Carter megkezdi Tutanhamon egyiptomi fáraó sírjának feltárását.
Bu olaydan sonra Sue Carrie'nin mezarına gelerek buket koyar.Ezután kimegy a temetőbe és hagy egy virágot Carrie White sírjánál.
İnegöle bağlı Çavuş Mahalleninde kendisine ait olan mezarına türbesi yapılmıştır.Kéziratait a saját maga számára építtetett sírmecsetre hagyta.
Poe Virginia'nın mezarını düzenli olarak ziyaret etti.Algernon sírjára pedig rendszeresen virágot visz.
Mezarının yeri uzun süre gizli kaldı.Hautapaikka pysyi pitkään salassa.
Daha gömüldüğü gece mezarından kalkar.Myöhemmin he heräsivät haudasta.
11 Aralık 2009 tarihinde mezarının açılarak cesedi çalındı.Hänen ruumiinsa varastettiin haudastaan joulukuussa 2009.
Halen 30 kadar ABD askerinin mezarının Rusya’da olduğu düşünülüyor.Suomessa on yli 80 venäläisten sotilaiden hautapaikkaa.
Film Voldemort'un Dumbledore'un Mezarından Mürver Asayı almasıyla başlar.Viimeiseksi nähdään, miten Voldemort murtautuu Dumbledoren hautaan ja varastaa seljasauvan.
Mezarın girişi büyük bir taşla örtüldü.Lopuksi haudan eteen vieritettiin suuri kivi.
Mezarın tam ortasına demir bir haç kondu.Eräästä haudasta löytyi rautakampa.
Eyüp Sultan'daki aile mezarına defnedilmiştir; ancak mezar bugün kayıptır.Θάφτηκε στο Αββαείο Σαιν-Ντενί, αλλά ο τάφος της δεν σώζεται σήμερα.
Dumbledore'un ölümünden sonra Asa mezarının içine konmuştur.Efter Dumbledores død blev tryllestaven lagt med ham i hans grav.
Rahibeler etrafında olarak Julia canlı olarak gömüleceği mezarın başına getirilir.På trods af Licinius' bønner skal Julia begraves levende.
Sembolik olarak, mezarın toprakla örtülmesi merhumla matemlilerin son vedalaşmasıdır.Efter buddhistisk tradition er kremeringen et endeligt farvel til afdøde.
Mezarına yeniden defnedilir.Graven dækkede de atter til.
Mezarının yeri kaybolmuştur.Gravstedet er sløjfet.
Daha önce mezarın etrafı çam ağaçları ile kaplı idi.Hele anlægget har tidligere været omgivet af voldgrav.
Mezarının yeri bugün bilinmemektedir.Graven kendes ikke i dag.
Mezarının yeri uzun süre gizli kaldı.Også hans grav er for længst sløjfet.
Mezarının yeri kesin olarak bilinmez.Hans gravsted er ukendt.
Bugüne dek mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor."Du weißt ja niemals wo die Kurven gehen."
Gazze'ye dönüşünden sonra bile babasının mezarını ziyaret etmemiştir.Han besøkte heller ikke farens grav før han returnerte til Gaza.
Mezarının nerede olduğu bilinmiyor.Det er ukjent hvor hennes gravsted er.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Rester av planten har blitt funnet i graven til Ramses II av Egypt.
Ölümünden iki yıl sonra mezarının başına bir heykeli dikildi.To måneder senere tok han sitt liv på hennes grav.
Daha sonra mezarının üstüne büyük bir türbe yapıldı.Det skal ha skjedd flere mirakler ved hennes grav.
Hasan ibn Ali'nin mezarınında bulunduğu El-Bâki.Gravstedet til Husayn ibn Ali ligger her.
Ayrıca Bridgette, Sally'nin mezarını sıkça ziyaret etmektedir.Av og til besøker han Listons grav.
Firavun Tutankamon’un mezarında ise işlemeli trompetler bulunmuştur.Her er for eksempel Tutankhamons grav.
1922 - Howard Carter, Firavun Tutankhamun'un mezarını halkın ziyaretine açtı.1922 – Howard Carter åpner Tutankhamons grav.
Bu Finwe'yi çok üzmüş ve sık sık mezarına ziyaretine gitmiştir.Hun assisterte Tycho i hans mange forsøk, og besøkte ham ofte i observatoriet på Hven.
Kesik başı II. Mehmed'e teslim edilen Kazıklı Voyvoda'nın mezarının yeri bilinmemektedir.Selvsagt kan ikke spørsmålet om mannen i Sutton Hoo-graven avgjøres en gang for alle.
Babasının mezarını koruması için Hwaseong Kalesi'ni yaptırmıştır.Ia membangun Benteng Hwaseong untuk menjaga makam tersebut.
Mezarın kendisi henüz kazılmamıştır.Makamnya itu sendiri belum digali.
1922 - Howard Carter, Firavun Tutankhamun'un mezarını halkın ziyaretine açtı.1923 - Howard Carter membuka makam Firaun Tutankhamun.
Bu iki çiçeğin kalıntıları II. Ramses'in mezarında bulunmuştur.Peninggalan dari kedua jenis teratai asli Mesir ini ditemukan di makam Ramses II.
Dumbledore'un ölümünden sonra Asa mezarının içine konmuştur.Setelah kematian Dumbledore, tongkat ini diletakkan di dalam makam putihnya.
Film Voldemort'un Dumbledore'un Mezarından Mürver Asayı almasıyla başlar.Ia berusaha untuk mencegah Voldemort mengambilnya dari makam Dumbledore.