mezarı ile cümle

mezarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.Lalu, ironisnya, kita baru menemukan makamnya namun memang seperti itu juga.
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.Nun, dies war, ironischerweise und sehr standesgemäß, auch wie wir sein Grab gefunden haben.
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.Nu was dat ironisch genoeg, en zeer passend, de manier waarop we zijn graf vonden.
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.Právě touto cestou, paradoxně, a velmi patřičně, jsme objevili jeho hrob.
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.Takto sme, ironicky a veľmi náležite, našli jeho hrob.
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.Αυτός ήταν, ειρωνικά και πολύ αρμοδίως, ο τρόπος που βρήκαμε τον τάφο του.
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.По ирония на съдбата много съответстващ беше начинът, по който намерихме неговия гроб.
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.Это было иронично и весьма подобающе, то как мы наши его могилу.
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.היתה זו גם, באופן אירוני אבל מאוד הולמת, הדרך שבה מצאנו את קברו.
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.الآن ذلك كان ، بغرابة وبدقة شديدة ، الطريقة التي وجدنا فيها قبره .
Mezarını buluşumuz, ironik ve yakışır bir şekilde böyle oldu.皮肉かつ とてもぴったりですが 彼の墓を見つけられたんです 当時の慣習で
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Puisqu'on ne peut pas inscrire son nom sur sa tombe, tu devrais au moins planter ça devant.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Ta không thể đặt bia mộ, anh cũng nên cắm cây gậy đó trên mộ ông ấy.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Ya que no podemos gravar su timba, deberías clavar el palo en la tierra.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Мы не можем украсить его могилу, давай хоть эту штуку воткнём туда.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.След като не можем да надпишем гроба му, остави поне тоягата.
"Mezarın Önündeki Baba"EL PADRE FRENTE A LA SEPULTURA
"Mezarın Önündeki Baba""FADEREN VED GRAVEN"
"Mezarın Önündeki Baba""Fadern vid graven"
"Mezarın Önündeki Baba""Isä haudan äärellä."
"Mezarın Önündeki Baba""Ojciec nad grobem"
"Mezarın Önündeki Baba""Pai Diante da Sepultura"
"Mezarın Önündeki Baba""Ο Πατέρας Μπροστά στον Τάφο"
"Mezarın Önündeki Baba""Отец перед могилой"
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--En viihdyttää niin huono ajatus .-- Miten jos, kun olen vahvistettuja hautaan,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Eu não aceitará tão mau pensamento .-- Como se, quando estou estabelecido para o túmulo,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Ich will nicht unterhalten ein so schlechter Gedanke .-- Wie, wenn, wenn ich in das Grab gelegt bin,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Ik zal niet vermaken zo slecht een gedachte .-- Hoe zo, als ik gelegd in het graf,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Io non ammetterà poi così male un pensiero .-- Come se, quando sono previste nella tomba,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Jag kommer inte att underhålla så dåligt en tanke .-- hur, om, när jag lade in i graven,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Jeg vil ikke underholde så dårlig en tanke .-- Hvordan hvis aftalen, når jeg er lagt i graven,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Je ne vais pas divertir une si mauvaise pensée .-- Comment, si, quand je suis licencié dans le tombeau,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--난 그렇게 나쁜 생각을 즐겁게하지 않습니다 .-- 어떻게 내가 무덤에 누워있을 때 경우
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Ne bo zabavala tako slabo misel .-- Kako, če, ko sem jih v grob,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Nebudem sa baviť tak zlá myšlienka .-- Ako sa v prípade, keď som položil do hrobu,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Nebudu se bavit tak špatná myšlenka .-- Jak se v případě, když jsem položil do hrobu,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Nem fogom szórakoztatni is olyan rossz gondolat .-- Hogy ha, mikor vagyok megállapítani a sír,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Nie będę bawić tak źle, że .-- Jak wtedy, gdy jestem włożone do grobu,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--No voy a entretener un pensamiento tan malo .-- ¿Y si, cuando me puso en el sepulcro,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Tôi sẽ không giải trí một ý nghĩ xấu như vậy .-- Làm thế nào nếu, khi tôi đặt vào ngôi mộ,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Δεν θα διασκεδάσουν τόσο κακή μια σκέψη .-- Πώς αν, όταν είμαι που στο τάφο,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Аз не ще се забавляват толкова лоша мисъл .-- Как, ако, когато съм поставен в гроба,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Я не буду развлекать так плохо, мысль .-- Как если бы, когда я положил в могилу,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--אני לא ייזקק כל כך רע מחשבה .-- כיצד אם, כשאני הניח לתוך הקבר,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--أنا لن ترفيه سيئا للغاية والفكر.-- كيف إذا ، عندما صباحا أنا وضعت في القبر ،
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--私は私を交換するために、是非ロメオ時間前に目を覚ます? there'sa恐ろしい点!
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.A oni odišli a zapečatiac kameň obsadili dobre hrob strážnymi.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.A oni poszedłszy, osadzili grób strażą, zapieczętowawszy kamień.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.A oni šedše, osadili hrob strážnými, zapečetivše kámen.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.De gikk bort og voktet graven sammen med vakten, efterat de hadde satt segl på stenen.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Ed essi andarono e assicurarono il sepolcro, sigillando la pietra e mettendovi la guardia
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Ei au plecat, şi au întărit mormîntul, pecetluind piatra şi punînd strajă.``
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Ellos fueron, y habiendo sellado la piedra, aseguraron el sepulcro con la guardia
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Foram, pois, e tornaram seguro o sepulcro, selando a pedra, e deixando ali a guarda.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Ils s`en allèrent, et s`assurèrent du sépulcre au moyen de la garde, après avoir scellé la pierre.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.저희가 파숫군과 함께 가서 돌을 인봉하고 무덤을 굳게 하니라
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Niin he menivät ja turvasivat haudan lukitsemalla kiven sinetillä ja asettamalla vartijat.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Og de gik hen og bevogtede Graven sikkert med Vagten efter at have sat Segl for Stenen.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Õk pedig elmenvén, a sírt õrizet alá helyezék, lepecsételvén a követ, az õrséggel.
Onlar da askerlerle birlikte gittiler, taşı mühürleyip mezarı güvenlik altına aldılar.Oni pa odidejo in ko zapečatijo kamen, zavarujejo grob s stražo.
İlgili Sayfalar