mezarı ile cümle
mezarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü beni annemin rahminde öldürmedi; Annem mezarım olur, Rahmi hep gebe kalırdı.لانه لم يقتلني من الرحم فكانت لي امي قبري ورحمها حبلى الى الابد.
Çünkü beni annemin rahminde öldürmedi; Annem mezarım olur, Rahmi hep gebe kalırdı.因 他 在 我 未 出 胎 的 時 候 不 殺 我 、 使 我 母 親 成 了 我 的 墳 墓 、 胎 就 時 常 重 大
Çünkü beni annemin rahminde öldürmedi; Annem mezarım olur, Rahmi hep gebe kalırdı.因 他 在 我 未出 胎 的 時候 不 殺 我 、 使我 母親 成 了 我 的 墳墓 、 胎 就 時常 重大
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Bemegy békességbe, nyugosznak ágyaikon, a kik egyenes útaikon járának.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Dochádzajú pokoja; odpočívajú na svojich ložiach, každý, kto chodil rovno svojou cestou.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Egli entra nella pace, riposa sul suo giaciglio chi cammina per la via diritta
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.El întră în pace în groapa lui: cel ce umblă pe drumul cel drept, se odihneşte în culcuşul lui.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.El que anda en rectitud entrará en paz; llegarán a reposar sobre sus lechos
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.entra em paz; descansam nas suas camas todos os que andam na retidão.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Han går inn til fred; de hviler på sine leier alle de som går sin vei rett frem.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Hän menee rauhaan: jotka vakaasti vaeltavat, he saavat levätä kammioissansa.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Il entrera dans la paix, Il reposera sur sa couche, Celui qui aura suivi le droit chemin.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.그는 평안에 들어갔나니 무릇 정로로 행하는 자는 자기들의 침상에서 편히 쉬느니라
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Người vào trong sự bình an. Mỗi người đi trong đường ngay thẳng, thì được an nghỉ nơi giường mình.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Người vào trong sự bình_an . Mỗi người đi trong đường ngay_thẳng , thì được an_nghỉ nơi giường mình .
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.och går då in i friden; de som hava vandrat sin väg rätt fram få ro i sina vilorum.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.og gik ind til Fred; på Gravlejet hviler nu de, som vandrede ret.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.und die richtig vor sich gewandelt haben, kommen zum Frieden und ruhen in ihren Kammern.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.V pokoj gre pravični; počivajo na ležiščih svojih, katerikoli hodijo v poštenosti svoji.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Že dochází pokoje, a odpočívá na ložci svém, kdožkoli chodí v upřímosti své.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Że wschodzi do pokoju, a odpoczywa na łożu swojem, ktokolwiek chodzi w uprzejmości.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Zij zullen in vrede rusten, allen die in hun leven de rechte weg bewandelen.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Θελει εισελθει εις ειρηνην οι περιπατουντες εν τη ευθυτητι αυτων, θελουσιν αναπαυθη εν ταις κλιναις αυτων.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Он отходит к миру; ходящие прямым путем будутпокоиться на ложах своих.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.Той се успокоява; Те си почиват на леглата си, Всеки, който ходи в правотата си.
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.יבוא שלום ינוחו על משכבותם הלך נכחו׃
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.يدخل السلام. يستريحون في مضاجعهم. السالك بالاستقامة
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.他 們 得 享 〔 原 文 作 進 入 〕 平 安 、 素 行 正 直 的 、 各 人 在 墳 裡 〔 原 文 作 床 上 〕 安 歇
Doğru kişi esenliğe kavuşur, Doğru yolda yürümüş olan mezarındafü rahat uyur.他 們 得 享 〔 原文 作 進入 〕 平安 、 素 行 正直 的 、 各人 在 墳裡 〔 原文 作 床上 〕 安歇
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile.Elle était déjà enterrée quand je suis revenu.
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile.Era deja în mormânt când m-am întors.
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile.Já estava enterrada quando voltei.
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile.Quando sono ritornato era giā nella tomba.
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile. Ya baban?Pokopali so jo še preden sem se vrnil.
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile.Ya estaba enterrada cuando volví.
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile.Ze was al begraven toen ik terugkwam.
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile.Ήταν ήδη στον τάφο της όταν επέστρεψα.
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile.Я вернулся - а ее уже похоронили.
Döndüğümde mezarına koyulmuştu bile.وعندما عدت كانت في قبرها بالفعل
Durma, kaz mezarımı, daha fazla sabrım kalmadı, bu hal kanımı yakıyor...Ga je gang en graaf mijn graf, ik heb geen geduld meer, het brandt mijn bloed.
Durma, kaz mezarımı, daha fazla sabrım kalmadı, bu hal kanımı yakıyor...Vamos, cavad mi tumba, he perdido la paciencia, me hierve la sangre
Durma, kaz mezarımı, daha fazla sabrım kalmadı, bu hal kanımı yakıyor...Vas-y, creuse ma tombe, je n'ai plus de patience, mon sang brûle
Durma, kaz mezarımı, daha fazla sabrım kalmadı, bu hal kanımı yakıyor...صبري يتم* حاجة والله تحرق الدم
Fırsatın olursa, Rockbell çiftinin mezarına bir şey götürür müsün?Czy mógłbyś przy okazji złożyć coś na grobie państwa Rockbell?
Fırsatın olursa, Rockbell çiftinin mezarına bir şey götürür müsün?Se ne hai l'opportunità, ti spiacerebbe portare qualcosa alla tomba dei Rockbell?
Fırsatın olursa, Rockbell çiftinin mezarına bir şey götürür müsün?Voisitko viedä jotakin Rockbellien haudalle?
Fırsatın olursa, Rockbell çiftinin mezarına bir şey götürür müsün?Θα μπορούσες να μεταφέρεις κάτι στον τάφο των Ρόκμπελ;
Fırsatın olursa, Rockbell çiftinin mezarına bir şey götürür müsün?Если ты сможешь, то отнеси кое-что на могилу четы Рокбелл.
General Hughes'un mezarının önünde buluşacaktık, değil mi?Avevamo appuntamento alla tomba del generale Hughes, giusto?
General Hughes'un mezarının önünde buluşacaktık, değil mi?Deveríamos encontrarmo-nos diante do túmulo do General Hughes.
General Hughes'un mezarının önünde buluşacaktık, değil mi?Eikö meidän pitänyt tavata kenraali Hughesin haudalla?
General Hughes'un mezarının önünde buluşacaktık, değil mi?Habíamos quedado en la tumba del general Hughes, ¿no?
General Hughes'un mezarının önünde buluşacaktık, değil mi?Mieliśmy się spotkać przy grobie generała Hughesa.
General Hughes'un mezarının önünde buluşacaktık, değil mi?Skulle vi ikke mødes ved general Hughes' grav?
General Hughes'un mezarının önünde buluşacaktık, değil mi?Vi skulle väl träffas vid general Hughes grav?
General Hughes'un mezarının önünde buluşacaktık, değil mi?Δεν θα συναντιόμασταν μπροστά στον τάφο του στρατηγού Χιουζ;
General Hughes'un mezarının önünde buluşacaktık, değil mi?Мы ведь должны были встретиться у могилы генерала Хьюза?
GÖKYÜZÜ MEZARIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ MEZARIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
GÖKYÜZÜ MEZARIConstellation name (optional)Constellation name (optional)
İlgili Sayfalar