Ana içeriğe geç
Sözlük

meyveler ile cümle

meyveler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Meyveler güneşte çürür.Fruits decay in the sun.
Meyveler arasından en çok elmayı severim.I prefer apples to all the other fruits.
Bu meyveler güneşte kurutuldu.The fruits are dried in the sun.
Meyvelerin içlerinde tohumları vardır.Fruits have seeds in them.
Ananas ve limon gibi asitli meyveler ekşidir.Acid fruits like pineapples and lemons are sour.
Kızım kiraz, karpuz ve şeftali gibi yaz meyvelerini sever.My daughter likes summer fruits, such as cherries, watermelons and peaches.
Kızım kiraz, karpuz ve şeftali gibi yaz meyvelerini seviyor.My daughter likes summer fruits, such as cherries, watermelons and peaches.
Portakal ve elma gibi meyveleri severim.I like fruits such as oranges and apples.
Ağaç meyvelerin ağırlığı altında eğildi.The tree bent under the weight of the fruit.
Meyveler, potasyum gibi minerallerce yüksektir.Berries are high in minerals such as potassium.
Gel, mutfaktaki meyveleri ye.Come, eat the fruits in the kitchen.
İyi bir ağaç, kötü meyveler veremez.A good tree can't bear bad fruits.
Üzüm ve şeftali gibi meyvelerden hoşlanırım.I like fruit such as grapes and peaches.
Sert kabuklu meyveler içerebilir.May contain nuts.
Bir ağacı meyveleri ile değerlendirmelisin.You should judge a tree by its fruits.
Çilekler normalde ilkbaharda yenen küçük, kırmızı meyvelerdir.Strawberries are small, red fruit that are normally eaten in Spring.
En son ne zaman meyveleri ihraç ettin?When was the last time you exported fruits?
Meyveleri neden kesiyorsun?Why are you cutting the fruits?
Çeşitli taze meyveler ve sebzeler yemelisin.You should eat a variety of fresh fruits and vegetables.
Aç olduğum için meyveler yiyorum.I eat fruits because I am hungry.
Ben kırmızı meyveleri çok beğenirim.I like red fruits a lot.
Konserve meyveleri seviyorum.I like canned fruits.
Ben sana bazı meyveler satın aldım.I brought you some fruit.
Ağaç kötü ise meyveler kötüdür.If the tree is bad, the fruits are bad.
Bektaşi üzümü hayatı uzatmada etkili meyvelerdir.Gooseberries are fruits that are effective at extending life.
Tom bazı ufak meyveler topladı ve onları yedi.Tom picked some berries and ate them.
Bu ağaç tatsız meyveler taşıyor.This tree bears ugly fruits.
Sevgilim bahçesine gelsin, ve hoş meyvelerini yesin.Let my beloved come into his garden, and eat his pleasant fruits.
Onların meyvelerini soymadım.I don't peel their fruits.
Amerika'nın meyvelerinin ve sebzelerinin kabaca yarısı Kaliforniya'dan geliyor.Roughly half of America's fruits and vegetables come from California.
Meyveler çiçeklerden meydana gelir.Fruits come from flowers.
Meyveler çiçeklerden teşekkül eder.Fruits come from flowers.
Meyveler ısı etkisinden muzdarip.The fruits suffer the effect of heat.
Ceviz, badem, fındık, fıstık ve çam fıstığı, kuru meyvelerdir.Walnuts, almonds, hazelnuts, pistachios and pine nuts are dry fruits.
Bir ağaç meyvelerinden tanınır.A tree is known by its fruits.
Çocukluğumda karpuz, mandalina ve yenidünya meyvelerini yemeyi seven bir köpeğim vardı.In my childhood I had a dog that loved to eat watermelon, mandarins and loquats.
Meyveler hepinize ait ama dünya hiç kimseye ait değil.The fruits belong to all of you, but the earth belongs to no one.
Lişe benim en sevdiğim meyvelerden biridir.Lychees are one of my favourite fruits.
Çilek ve Ahududu nun her ikisi de, toplanan meyvelere örnektir.Strawberries and raspberries are both examples of an aggregate fruit.
Hem çilek hem de ahududu küme meyvelere birer örnektir.Strawberries and raspberries are both examples of an aggregate fruit.
Bütün yumuşak meyveleri severim, özellikle çilekleri.I love all berries, especially strawberries.
Sebze ve meyveler her gün yediğimiz yiyeceklerin 1/3'ünü oluşturmalı.Fruit and vegetables should make up over a third of the food we eat each day.
Yemeden önce meyveleri yıkaman gerekir.You should wash the fruits before eating them.
Böğürtlenler etli meyvelerdir.Berries are fleshy fruits.
Bütün meyveleri kim yedi?Who ate all the fruit?
Çilek, kiraz gibi meyveler dondurulabilir.Berries can be frozen.
Kaliforniya, meyveleri ile ünlüdür.California is famous for its fruits.
Bazı kuşlar tohumları ve meyveleri, diğerleri ise böcekleri veya solucanları yerler.Some birds eat seeds and fruits, others insects or worms.
Eğitimin kökleri acıdır, ancak meyveleri tatlıdır.The roots of education are bitter, but the fruit is sweet.
Tom, Mary'ye bu meyveleri yememesi gerektiğini söylemeli.Tom should tell Mary not to eat those berries.
Maymunlar böcekler, meyveler ve köklerle beslenir.Monkeys feed on insects, fruits and roots.
Bütün meyveler kötü gitti.All the fruit went bad.
Bütün çocuklar meyveleri beğendi.All the children appreciated the fruits.
Sen sebzeleri yıka, ben meyveleri yıkayacağım.You wash the vegetables, I'll wash the fruit.
Sen sebzeleri yıka, ben de meyveleri yıkayacağım.You wash the vegetables and I'll wash the fruit.
Bu meyveler kiloyla mı, taneyle mi satılıyor?Are those fruits sold by weight or by the piece?
Meyvelerle dolu dal kaçınılmaz olarak eğilir.The branch loaded with fruit inevitably bends.
26:13 Ekinin ilk meyvelerini ayırıp Tapınağa getir Ex.26:13 To set aside the first fruits and bring them to the Temple — Ex.
Elma ve muz, her yaştan bebekler için yaygın meyvelerdir.Apple and bananas are common fruits for babies of all ages.
Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.""The Hadith of the Prophet Muhammad (صلى الله عليه و سلم) at your fingertips".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
meyveler ile cümle - meyveler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App