Bazıları geri salınsa da göç mevsimini kaçırdıklarından genelde yolda hayatlarını kaybederler.Regelmatig verdwijnen grote aantallen van hen op weg van het werk naar huis.
Bu son kış mevsimi açlığın görüldüğü zamanlardır.Deze winter werd bekend als de Hongerwinter.
Mevsimin ilk karı yağdı ve hızla eridi.De ploeg werd er in het eerste seizoen voorlaatste en zakte meteen helemaal weg.
Yaz mevsiminde günlük maksimum ısıların ortalaması 40 °C olur.Latem średnia temperatura sięga 40 °C w ciągu dnia.
Ekstratropik siklonlar özellikle kış mevsimi boyunca etkilidir.Pośnieżki są aktywne przez cały rok, zwłaszcza zimą.
Sizin anlayacağınız, bizim köy dört mevsimi de yaşayan bir iklime sahiptir.Wieś otrzymała 4 lata wolnizny.
Irmak Takımyıldızı, en iyi kış mevsiminde görülebilir.Gult anses dock ha fördelen att detta syns bättre under vintern.
Kış mevsiminde Güneş ışınları Kuzey yarım küreye yatay olarak gelir.Solen i sin tur roterar kring Vintergatan.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.Efter att vattnet drog sig tillbaka sådde man och lät grödorna växa från oktober till februari.
Yolcu trafiği yaz mevsiminde günlük 5000 kişiye, kış mevsiminde ise 1000 kişiye ulaşmakta idi.Кількість відвідувачів у літній сезон — приблизно 5000 осіб на добу, у зимовий — 1000 осіб.
Yaz mevsiminde erkekler pantolon veya şalvar üzerine gömlek giyerler.Влітку носили полотняні штани на очкурі — ногавки або гачі.
Yağışların çoğu kış mevsimindedir.Většina pozorování je zimních.
Her ilkbahar mevsiminde derneğin her bir üyesi iki futbolcu için oy kullanır.În fiecare primăvară, fiecare membru al asociației votează pentru doi fotbaliști.
Sonbahar mevsiminde Afrika'ya göç eder.Toamna migrează în Africa centrală.
Yalnız kış mevsiminde tropik bölgelerde barınırlar.În unele zone din Brazilia, cu toate acestea, sunt recoltați doar în timpul iernii.
Yaz mevsimi boyunca Avrupa'daki en kalabalık havalimanlarından olmaktadır.A rezgő nyár valamennyi nyár közül a leggyakoribb Európában.
Üreme mevsiminde grimsi beyaz uzun tüyleri bulunur.Ivarérett korban jellegzetesek nagy, fehér színű vállfoltjai.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.Linnun pesimäkausi on keväällä.
Alanda yer alan geçici sulak çayırlarda kış mevsimi hariç otlatma yapılmaktadır.Lehtokerttujemme sulkasato tapahtuu vasta talvehtimisalueella.
Yaz mevsiminde de yetersiz hale gelmektedir.Kesällä tilanne muuttui epäedulliseksi.
Temmuz kelimesi şu anlamlara gelebilir: Temmuz (ay) - Yılın 7. ayı, yaz mevsiminin 2. ayı.Η λέξη Ιούλιος μπορεί να αναφέρεται: Ιούλιος, μήνας του έτους.
Yaz mevsimi esnasında yağmur eksik olmaz.Regn i sommerperioden forekommer ikke.
Bazı iddialara göre İsa kış mevsiminde doğmamıştır.I forevangeliet fødes Jesus ikke i en stald.
Çiçek verme mevsimi kuzey yarım kürede Nisan - Haziran ayları arasındadır.Blomstringen foregår (på den nordlige halvkugle) i august-november.
Bu, Dakka'yı muson mevsiminde siklonlar ve aşırı yağış yüzünden meydana gelen sellere karşı kılar.Dette gjør at Dhaka er utsatt for flom i løpet av monsunsesongen på grunn av kraftig regn og sykloner.
Taşkın suların gerilemesinden sonra ürünlerin gelişme mevsimi Ekim'den Şubat'a kadarki dönemdi.Etter at vannet hadde trukket seg tilbake vart plantesesongen fra oktober til februar.
Bütün bu yaylalar yaz mevsiminde turistler tarafından ziyaret edilir.Den er full av turister fra hele verden i løpet av sommeren.
Kurak mevsimin uzun olduğu bölgelerde mahsul yılda ancak bir defa ekilir.Musim tanam pagi di lebak hanya sekali dalam setahun.
"Kiraz Mevsimi neden kan kaybediyor?"."Korvet Itu Akhirnya Jadi KRI".
Mahallenin içinde kış mevsiminde akan dere geçmektedir.Gia đình ông di chuyển tới đây vào mùa đông tiếp theo.
Bu köye yaz mevsiminde uçak taksiler işletilmektedir.夏にはエアタクシーなどにも使われる。
1723 ile 1724’te Roma’daki karnaval mevsimi için üç opera yazdı.1723年から1724年にかけてローマを訪れ、同地で3曲のオペラを上演した。
Böyle anlarda kişinin yeniden 'insan mevsimi'ne dönmesi gerekir.その場合一時的な人間へと戻される。
Böylelikle kuzey yarımküredeki yaz mevsimi kıştan 4.66 gün, sonbahardan 2.9 gün daha uzun geçer.像這樣,夏天比冬天長4.66天,春天比秋天長2.9天。
Hindistan ve Birmanya' da yaz mevsimi boyunca devam eden yağışların arkasından sık sık kış kuraklığı gelir.在雨季和冬季,大吉岭经常大雾弥漫。
Böylelikle kuzey yarımküredeki yaz mevsimi kıştan 4.66 gün, sonbahardan 2.9 gün daha uzun geçer.2006년에는 밀란코비치 주기에 따라 북반구의 여름이 겨울보다 4.66일 더 길었고, 봄은 가을보다 2.9일 더 길었다.
Yaz mevsiminde Temmuz ve Ağustos aylarına kadar yaylalarda kar erimez.7월 하순과 8월 중인 무더운 한 여름에 개체수가 많다.
Köy 4 mevsimi tam yaşar.대구광역시 동구 동내로 64에 위치하고 있다.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.През есента започва ловният сезон.
Yağmur mevsiminde daha aktiftirler.Той се провежда по време на дъждовния сезон.
Aynı zamanda bu tır yaz mevsiminde Avrupa'da da hizmet vermektedir.Надяваме се това лято също да ги посрещнем подобаващо.
Yaz mevsimi sıcak, kışlar soğuk geçer.Лятото е горещо, зимата студена.
Yaz mevsiminde yetişen bir sebze türüdür.Radi se o jednogodišnjoj biljci koja sazrijeva u jesen.
Yaz mevsiminde geçen Alice Harikalar Diyarında, Alice ile ablasının nehir kıyısında oturmasıyla başlar.Djevojčica Alisa dosađivala se sjedeći na obali rijeke jednog ljetnog dana, dok je njena sestra čitala knjigu.
Balıkçılık mevsimi Haziran başlarıdır.Hniezdiť začnú začiatkom júna.
İrlanda takviminde Temmuz, Iúil olarak adlandırılmıştır ve yaz mevsiminin üçüncü ve son ayıdır.V irskem koledarju se ta mesec imenuje Aibreán in je tretji in zadnji mesec pomladi.
Çatışmalar Kasım ortalarına, sonbahar yağmurlarının yol açtığı çamur mevsimine kadar devam etti.Boji so trajali do novembra, dokler ofenziva ni utonila v jesenskem blatu.
Yaz mevsiminde Üstüü-Hüree Müzik festivalleri olmaktadır.Čia vyksta ir vasaros muzikos festivaliai.
Avlanma mevsimi ilkbahardır.Õige istutusaeg on kevadel.
Nüfusu turizm mevsimine göre 20.000 ile 70.000 kişi arasında değişmektedir.Teisel hinnangul on tvaade üldarv 70 000 kuni 87 000.
Aynı zamanda, güney enlemlerinde, büyüme mevsiminde kısalma gerçekleşmiştir.Al mismo tiempo, se ha producido un acortamiento de la temporada de cultivo en las latitudes meridionales.
10$ bu ahtapota bakın bu 10$ .bu ahtapot mevsimi gibi görünüyor.-Uite-te la caracatita asta. 10 $ Acum e sezonul caracatitelor.
New York havası yaz mevsiminde sıcak ve nemlidir.New York weather is hot and humid in the summer.
Bizim, Japonya'da dört mevsimimiz var.We have four seasons in Japan.
Tom Yaz mevsimini onunla birlikte Boston'da geçirmemi istedi.Tom said he wanted me to spend the summer in Boston with him.
Yaz mevsiminde onlar bütün gün plajda oynardı.In the summer, they used to play on the beach all day long.
Yağmur mevsimi haziran sonuna doğru başlar.The rainy season begins towards the end of June.
Yaz mevsimi geliyor.Summer is coming.
Yılın dört mevsiminden, en iyi yazı severim.Of the four seasons of the year, I like summer best.
Gelecek yaz mevsimine kadar buraya döneceğimi düşünmedim.I didn't think I'd be back here until next summer.