Bu örtü her sene hac mevsiminde yenilenmektedir.Este processo repetir-se-á em cada período de custeio.
Kök (bahar) mevsiminde ise “Koçagan” töreni gerçekleştirilir.Em setembro (ou outubro), realiza-se a festa do vaqueiro.
Oluklu balinalar kış mevsimi boyunca ekvatora yakın ılıman sularda çiftleşirler.Mais distante do equador eles acontecem próximo do solstício de inverno.
Sonunda uzayan müzakereler dolayısıyla kış mevsimi geldi.Por fim, chega impactante o ato final, o inverno.
""Kiraz Mevsimi" ne Uzak Doğu İlgisi".Primavera Negra «Cabília longe da reconciliação».
Yaz mevsiminde mahallede manav ve küçük marketler açılmaktadır.No Verão é ainda possível alugar quartos e casas de particulares.
Yaz mevsimi ise, 21 Haziran'dan 22 Eylül'e kadar olan dönemi kapsar.No hemisfério norte, o verão vai do dia 21 de junho até 20 de setembro.
Kış mevsiminde çok kar yağar.Por vezes neva no inverno.
Kış mevsimi bölgenin diğer bölümlerine nazaran daha ılımandır.Com invernos menos rigorosos que outras regiões.
Tüm türleri göçmendir ve kış mevsiminde daha sıcak sulara göçerler.São predominantemente residentes, mas alguns indivíduos migram para zonas mais quentes no inverno.
Yaz mevsimi boyunca Avrupa'daki en kalabalık havalimanlarından olmaktadır.In de zomermaanden is het een van de drukste vliegvelden in Europa.
Serinin iki mevsimi vardı: 1997 ve 1998 arasında ilk, ikinci olarak 2002'de ikinci.Er werden twee seizoenen van gemaakt: de eerste reeks liep van 1997 tot 1998 en de tweede van 1998 tot 1999.
Doğumlar genelde yağmur mevsiminde yapılır.De meeste jongen worden geboren in het regenseizoen.
Yaz mevsiminin yaşandığı Kasım-Mart aylarında sıcaklık yüksek seyretmektedir.In de zomermaanden, tussen november en maart, is de temperatuur heet te noemen.
Her yıllık grip mevsimi normalde büyük bir grip virüsü alt tipi ile ilişkilidir.Een griepvirus van een bepaald jaar is meestal een mutatie van een griepvirus van het jaar daarvoor.
Kış mevsiminde çok kar yağar.In de winter ligt er vaak sneeuw.
Her üreme mevsiminde genellikle sadece bir ovulasyon gerçekleşir.Binnen iedere cykel is altijd ten minste één evenwichtstoestand.
Bazıları geri salınsa da göç mevsimini kaçırdıklarından genelde yolda hayatlarını kaybederler.Regelmatig verdwijnen grote aantallen van hen op weg van het werk naar huis.
"Romantik komedi ihtiyacımızı Kiraz Mevsimi karşılıyor".Het "roomse karakter" van Vondels Gysbreght van Aemstel’.
Klasik etimolojiye göre, Latince aperire (açmak); ağaçların çiçek açmaya başladığı mevsimi ima eder.De kunst is volgens Zeami: oud lijken maar nog steeds de bloem laten bloeien.
Yaz mevsiminde sebzecilik yapanların gelmesiyle nüfus 2500 civarına çıkmaktadır.In de winterperiode zijn hier tot tweeduizend broedparen te vinden.
Bu son kış mevsimi açlığın görüldüğü zamanlardır.Deze winter werd bekend als de Hongerwinter.
Bozanın mevsimi 15 Eylül - 15 Mayıs arasıdır.Het badseizoen loopt van 15 mei tot 15 oktober.
Özellikle kış mevsiminde karıncalar besin listelerinin çok önemli bir bölümünü oluşturur.Met name in de winter vormen putters grote zwermen van tot wel veertig vogels.
Avlanma mevsimi kış mevsimidir.Het overheersende seizoen van de Waterstammen is de winter.
İlkbahara göre yaz mevsiminde göl küçülür, bazı yıllar tamamen kurur.In de zomer valt een gedeelte van het land droog; de meren worden aanzienlijk kleiner.
Mevsimin ilk karı yağdı ve hızla eridi.De ploeg werd er in het eerste seizoen voorlaatste en zakte meteen helemaal weg.
En çok yaz mevsimini seviyorum.Ik hou het meest van de zomer.
Köyün bahar mevsiminde görülmeye değer harika bi görüntüsü vardır.Widziałoś ty, wiodryszko piękną wiosnę?
Köy genellikle yaz mevsimi ziyaret edilmektedir.Miejscowość jest często odwiedzana w okresie letnim.
Kış mevsiminde hayvanlarına bakarlar.Zwierzęta w zimę.
Çiçeklerin açılması bir sonraki yaz mevsiminde olacaktır.Kwiatostany na przyszły sezon wegetacyjny zawiązuje już jesienią.
Yaz mevsiminin 2. ayıdır.W trzydziestym życia mego lecie 2.
Yaz mevsiminde günlük maksimum ısıların ortalaması 40 °C olur.Latem średnia temperatura sięga 40 °C w ciągu dnia.
Beira, İskoç mitolojisinde tanrı ve tanrıçaların annesi, kış mevsiminin tanrıçasıdır.Beira – w mitologii szkockiej personifikacja zimy i matka wszystkich bogiń i bogów.
Çiftleşme mevsimi Ekim - Kasım aylarıdır.Okres godowy przypada na październik - listopad.
Doğumlar genelde yağmur mevsiminde yapılır.Szczyt urodzeń przypada zwykle na porę deszczową.
Araç 1989 yılında tanıtıldı ve 1990 yarış mevsiminde kullanılmaya başladı.Samochód był używany w sezonie 1988 i na początku sezonu 1989.
Yaz mevsiminde de yetersiz hale gelmektedir.W okresie letnim jest ono nieczynne.
Sonbahar mevsiminde Afrika'ya göç eder.W sierpniu odlatują do wschodniej Afryki.
Ekstratropik siklonlar özellikle kış mevsimi boyunca etkilidir.Pośnieżki są aktywne przez cały rok, zwłaszcza zimą.
Çiftleşme mevsiminde erkek ve dişi birlikte görülür.Dowolna jest tu płeć i wiek partnerów.
Mevsim Yaz Kış Mevsimi Cami Sonbahar Köyümüz Karayolundan GörünümWiosną Latem Jesienią - hala Łuczniczka Zimą Bydgoska Gospodarka Komunalna.
Dört Mevsimin yasandığı bir iklime sahiptir.W Standardzie spędził cztery sezony.
Kış mevsiminde çok kar yağar.Zimą często występuje śnieg.
Yağışlar ilkbahar mevsimine kaymıştır.Deszcze zanikają wraz z nastaniem wiosny.
Burada yaz mevsimi kurak geçer.Latem przechodzi okres spoczynku.
Yaz mevsiminde.Tylko w sezonie letnim.
İlkbahar (hotenh kkokk’a) mevsimi buz tutmuş kar üsütünde seyahat edilen aylardır.Wiosną długo zalega w wąwozie śnieg.
Yaz mevsimi ise, 21 Haziran'dan 22 Eylül'e kadar olan dönemi kapsar.W sezonie 2013 r. sezon kąpielowy określono na okres od 22 czerwca do 9 września.
2010 Yaz mevsiminde Venice Müzik Ödülleri 'nde 2010 yılının en iyi bayan vokali ödülünü kazanmıştır.Latem otrzymała nagrodę dla Najlepszej wokalistki 2010 roku podczas Venice Music Awards.
Sizin anlayacağınız, bizim köy dört mevsimi de yaşayan bir iklime sahiptir.Wieś otrzymała 4 lata wolnizny.
Peloponez ordusu her yıl hasat mevsiminde Attika'yı istila eder olmuştur.Podczas wojny peloponeskiej walczył przeciwko Atenom.
İlkbahar mevsiminde bitki gübrelenebilir.Na wiosnę roślinę przycina się.
Gün gelir yaz mevsimi biter, güz gelir.Kom innan sommarn är slut, lilla pappa!
Irmak Takımyıldızı, en iyi kış mevsiminde görülebilir.Gult anses dock ha fördelen att detta syns bättre under vintern.
Doğumlar genelde yağmur mevsiminde yapılır.Ungarna föds vanligen i samband med regntiden.
Türkiye'de nohut ekimi en erken ilkbahar mevsiminde yapılır.De är fiender med sköldpaddorna sedan tidigt under första säsongen.
Daha çok yaz mevsiminde ziyaretçisi vardır.Den drar dock mest besökare på sommaren.
Aynı zamanda bu tır yaz mevsiminde Avrupa'da da hizmet vermektedir.Vid denna ligger också en servering under somrarna.