Mart ayında düzenli bir ziyaretçi ve kralin metresi olarak Versay’e yerleşti.到了3月份,她成了国王的情妇,安排入住在凡尔赛国王楼下的公寓。
Gece hayatına ve metreslerine yöneldi.그리고는 지신밟기와 풍물놀이로 밤을 지새운다.
29 Haziran 1934 tarihinde Joseph Goebbels'in eski sekreteri ve metresi Ilse Stahl ile evlendi.ב-29 ביוני 1934 נשא לאישה את אילזה סטאהל, מזכירתו האישית לשעבר של יוזף גבלס ופילגשתו.
Philothei, yardımcı olarak ağanın metresi Leyla Hanım'ın yanında çalışır ve onun tek arkadaşı olur.דיקסון - היא משרתת של משפחת הייל ומשרתת את מרת הייל מאז הייתה נערה.
1943 yılında, Benito Mussolini'nin metresi Clara Petacci'yi kurtarmak için İtalya'ya gönderildi.През 1943 г. е изпратен в Италия върне любовницата на Бенито Мусолини, Клара Петачи.
Rita'nın büyük oğlu prens Andronikos'un bir metresi vardı ancak metresinin sadakati konusunda şüpheleri vardı.По-големият син на Рита, Андроник, поддържал любовна връзка с жена, която подозирал в изнвяра.
1943 yılında, Benito Mussolini'nin metresi Clara Petacci'yi kurtarmak için İtalya'ya gönderildi.Godine 1943. poslan je u Italiju s ciljem da oslobodi Mussolinijevu ljubavnicu Claru Petacci.
I. Andronikos iki defa evlendi ve birçok metresleri oldu.Andronik I. Komnen je bil dvakrat poročen, poleg žena pa je imel še številne ljubice.
Erişim tarihi: 17 Ağustos 2016. ^ "4x100 Metres Relay Results".Pridobljeno dne 4. avgusta 2009. "4x100 Metres Results".
Kocasının ölümünden sonra imparatorun metresi olmuştur.Po stričevi smrti je postal še notar.
1955 yılında, 300 metresi halka açıldı.Leta 1955 je bilo za javnost odprtih prvih 530 m od skupno 1.525 m.
Direğin 4 metresi kaidenin altında kalmaktadır.Umbes 4 millimeetrit küünest on naha all peidus.
87 fablın tümü kralın metresi Madam de Montespan'a ithaf edildi.Kuningal oli armuke Madame de Montespan.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,그런데 100미터 경기에서 85미터 쯤, 승리를 앞두고 있을 때
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Allora, dopo circa 85 metri della corsa dei 100, nel pieno del mio splendore, sono caduta giù dalle gambe.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.A zhruba v 85. metru, při sprintu na 100 metrů, mi s veškerou slávou upadla jedna noha.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.En op ongeveer 85 meter van de 100 meter sprint kwam mijn been heel glorieus los.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.És úgy a 85. méteremnél a 100 méteres sprintnél, teljes fényemben kiléptem a lábamból.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Na 85 metrze wyścigu na 100 metrów, w całej sportowej wspaniałości... ...wyśliznęłam się z nogi.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Počas stovky sa mi tak pri 85 metroch, v celej mojej sláve, vyzula protéza.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Por volta dos 85 metros do meu sprint de 100 metros, em toda a minha glória, perdi uma perna.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Så vid ungefär 85 meter av mitt 100-meterslopp, i all min ära, halkade jag ut ur benet.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Şi, cam pe la metrul 85 din cei 100 metri ai cursei de sprint, în toată gloria, mi-a ieşit de pe picior.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Und bei ungefähr 85m meines 100 Metersprints, voller Stolz, rutschte ich aus dem Bein raus.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Y a unos 15 metros de los últimos 100 metros, y en toda mi gloria, mi pierna artificial se desperendió.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Και περίπου στα 85 μέτρα από τα 100 του σπρίντ, σε όλη μου την δόξα, βγήκε το πόδι μου.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.И где-то на 85-м метре из 100, во всем моем великолепии, я вылетела из своей ноги.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.И на около 85 метра от 100-метровия си спринт, в целия си блясък, излязох от крака си.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,Và ở khoảng 85 mét trong 100 mét nước rút, trong tất cả vinh quang của tôi,
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,ובמירוץ ה-100 מטר, אחרי כ-85 מטרים, בכל תהילתי,
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,وبعد 85 متر من الجري السريع لمسافة 100 متر في كامل تألقي
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,義足から転げ落ちてしまったの
A58'in 400 metresi, bu materyali denemek için test parkuru.400 m を割り当ててくれました これが試験用の道路を 作っている所です
A58'in 400 metresi, bu materyali denemek için test parkuru.400 מטר מה-A58, היכן שהצטרכנו לעשות מסלול מבחן כדי לנסות חומר זה.
A58'in 400 metresi, bu materyali denemek için test parkuru.400 متر في الطريق A58، حيث كان علينا أن ننفذ مسار اختبار لهذه المادة
A58'in 400 metresi, bu materyali denemek için test parkuru.우리에게 실험 장소로 제공해 주었고 저희가 연구한 것들을 실험해 보았습니다.
Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,בפועל, פילגשו של אוולינג היתה בתו של מרקס, ואחרי מותם של דרווין ומרקס,
Aveling'in metresi, Marx'ın kızıydı; ve Darwin ve Marx öldükten sonra,מה שקרה הוא שפילגשו של אוולינג היתה בתו של מרקס, ואחרי מותם של דרווין ומרקס,
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.A kedvesem azt mondta, hogy valószínűleg hívni.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Amanta mea mi-a spus ca ai fost probabil pentru a apela.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Emäntäni sanoi, että olit todennäköisesti soittaa.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.마님은 전화 가능성이 있다고 하더군요.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.La mia padrona mi ha detto che eri in grado di mettere.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Ma maîtresse m'a dit que vous étiez susceptibles d'appeler.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Meine Herrin sagte mir, dass Sie wahrscheinlich zu bezeichnen waren.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Mijn meesteres vertelde me dat je waarschijnlijk te bellen.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Min frue fortalte mig, at du var tilbøjelige til at ringe.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Minha senhora me disse que você era susceptível de pôr.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Min matte berättade för mig att du var sannolikt ringa.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Mi señora me dijo que era probable que llame.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Moja ljubica mi je, da ste bili predvidoma pristalo.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Moja pani mi povedala, že si pravdepodobne volať.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Moja pani powiedziała mi, że prawdopodobnie do połączenia.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Moje paní mi řekla, že jste pravděpodobně volání.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Nyonya saya mengatakan bahwa Anda mungkin panggilan.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Tình nhân của tôi nói với tôi rằng bạn có thể gọi.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Κυρά μου μου είπε ότι θα ήταν πιθανό να καλέσετε.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Любовницата ми ми каза, че е вероятно да се обадите.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Моя господиня сказала мені, що ви, ймовірно, виклик.
Benim metresi aramak için olası olduğunu söyledi.Моя хозяйка сказала мне, что вы, вероятно, вызов.