Galdhøpiggen, 2469 metrelik rakımıyla Norveç'in en yüksek dağı.加尔赫峰是挪威及北歐最高的山峰,海拔高度2469米。
Avluyu 2 metrelik parmaklıklı dış duvarlar çevrelemektedir.周围筑约2米厚的夯土围墙。
Bundan önceki en iyi dereceyi ise 1901 yılında, 7,61 metrelik atlayışıyla Peter O'Connor elde etmiştir.연맹이 공인한 첫 세계 기록은 피터 오코너가 1901년에 세운 7.61m이다.
Gezi Parkı’nın Asker Ocağı caddesine bakan duvarın 3 metrelik kısmı gece 22:00 civarında yıkıldı.게지 공원의 3m 높이 벽의 일부가 오후 10시 무너졌다.
Ben Nevis (Galce: Beinn Nibheis) , 1.344 metrelik irtifasıyla Büyük Britanya adalarının en yüksek dağı.벤네비스 산(영어: Ben Nevis, 스코틀랜드 게일어: Beinn Nibheis)은 브리튼 제도에서 가장 높은 산으로, 높이는 1,344m이다.
En yüksek zirvesi 5,642 metrelik Elbrus Dağı'dır.최고점: 엘브루스 산 (5,642 m).
Ortalama 4.900 metrelik yükseltisiyle "Dünyanın Çatısı" diye tanınır.בהיותו בגובה ממוצע של 4900 מ' הוא מכונה "גג העולם".
Dünya rekoru 8,95 metrelik atlayışıyla Mike Powel'la aittir.שיא העולם לגברים שייך למייק פאוול (ארצות הברית ארצות הברית) ועומד על 8.95 מטר.
Bir mirket toprakta tek başına 10 dakikada 2 metrelik bir tünel kazabilir.Те са вещи копачи, които могат да изкопаят тунел в твърда почва за 10 минути.
1023 metrelik rakımıyla Avrupa'nın en yüksek rakımlı başkenti ve popüler bir kayak merkezidir.S obzirom na visinu od 1.023 metara je najviši glavni grad u Europi i popularno skijalište.
Bu da atmosfer basıncında her bir metrelik ilerleyişte 10−5 lik bir kesitte ışığın saçılacağını gösterir.To znači da će se kod atmosferskog tlaka, dio od 10−5 svjetlosti, raspršiti svakih 1 metar puta.
Kariyerinin en iyi atışını Mayıs 2006'da Salon-de-Provence'de 69.95 metrelik derecesiyle gerçekleşti.Osobni rekord iznosi 69,95 metara, a bacio ga je u svibnju 2006. u francuskom gradu Salon-de-Provence.
Teleskop 30 metrelik bir aynaya sahip olacaktı.Zrkadlo teleskopu má priemer 0,5 metra.
1,91 metrelik boyuyla Hollywood'un en uzun boylu aktörleri arasındadır.So svojou výškou 183 cm je jednou z najvyšších herečiek v Hollywoode.
Galdhøpiggen, 2469 metrelik rakımıyla Norveç'in en yüksek dağı.Nórsko je prevažne hornatá krajina, najvyššia hora Galdhøpiggen meria 2 469 metrov.
2,15 metrelik boyu ile zamanının en büyük Türk basketbolcuları arasındaydı.S výškou 218 cm bola najvyššou profesionálnou basketbalistkou na svete.
Bu da atmosfer basıncında her bir metrelik ilerleyişte 10−5 lik bir kesitte ışığın saçılacağını gösterir.To pomeni, da bo pri zračnem tlaku razpršen 10-5 del svetlobe pri vsakem metru potovanja.
1023 metrelik rakımıyla Avrupa'nın en yüksek rakımlı başkenti ve popüler bir kayak merkezidir.Z nadmorsko višino 1.023 m je najvišje ležeče glavno mesto v Evropi, priljubljeno smučarsko središče.
Aynı gün, dördüncü uçuşta Willbur Wright 59 saniyelik ve 260 metrelik bir uçuş yapmıştır.V četrtem poletu, ki je bil tega dne edini nadzorovan, je Wilbur preletel 260 m v 59 sekundah.
En yüksek zirvesi 5,642 metrelik Elbrus Dağı'dır.Najvišji vrh je Elbrus z višino 5642 m.
Heidler Mayıs 2011'de, 79,42 metrelik atışıyla dünya rekorunun yeni sahibi oldu.21. maja 2011 je postavila nov svetovni rekord v metu kladiva z 79,42 m, veljal je dobra tri leta.
1,90 metrelik boyuyla oyun kurucu mevkiinde oynadı.Zbral je tudi 1,6 bloka na tekmo.
Sıradağların en yüksek dağı 4273 metrelik Finsteraarhorn'dur.Najvišji vrh je Finsteraarhorn z višino 4274 m.
Aynı gün, dördüncü uçuşta Willbur Wright 59 saniyelik ve 260 metrelik bir uçuş yapmıştır.Ketvirto skrydžio tą dieną metu Vilberis nuskrido 279 m per 59 sekundes.
2.191 metrelik tepe noktasıyla Bulgaristan'ın yedinci büyük dağıdır.2509 m aukščio kalnas yra 7-as pagal aukštį Rumunijoje.
Teleskop 30 metrelik bir aynaya sahip olacaktı.Jo teleskopo skersmuo buvo 60 cm skersmens veidrodis.
1.96 metrelik boyu ile Hollywood aktörlerinin en uzun boylularındandır.Būdama 1,8 m. ūgio, ji yra viena iš aukščiausių Holivudo aktorių.
Kule, 368 metrelik uzunluğuyla, Almanya'daki en uzun yapıdır.Torn on 368 meetrit kõrge, olles Saksamaa kõrgeim ehitis.
Teleskop 30 metrelik bir aynaya sahip olacaktı.Teleskoop on paigaldatud 25-meetrise torni otsa.
Genellikle suyun altında bir ila iki metrelik derinliğe uzatma çubuğu ile sabitlenir.Veejuga ulatub tavaliselt paari sentimeetri sügavusele pinnasesse.
En yüksek zirvesi 5,642 metrelik Elbrus Dağı'dır.Kõrvalahelik on Kaukasuse kõrgeim osa, seal asub Elbruse mägi kõrgusega 5642 meetrit.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,그런데 100미터 경기에서 85미터 쯤, 승리를 앞두고 있을 때
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Allora, dopo circa 85 metri della corsa dei 100, nel pieno del mio splendore, sono caduta giù dalle gambe.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.A zhruba v 85. metru, při sprintu na 100 metrů, mi s veškerou slávou upadla jedna noha.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.En op ongeveer 85 meter van de 100 meter sprint kwam mijn been heel glorieus los.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.És úgy a 85. méteremnél a 100 méteres sprintnél, teljes fényemben kiléptem a lábamból.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Na 85 metrze wyścigu na 100 metrów, w całej sportowej wspaniałości... ...wyśliznęłam się z nogi.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Počas stovky sa mi tak pri 85 metroch, v celej mojej sláve, vyzula protéza.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Por volta dos 85 metros do meu sprint de 100 metros, em toda a minha glória, perdi uma perna.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Så vid ungefär 85 meter av mitt 100-meterslopp, i all min ära, halkade jag ut ur benet.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Şi, cam pe la metrul 85 din cei 100 metri ai cursei de sprint, în toată gloria, mi-a ieşit de pe picior.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Und bei ungefähr 85m meines 100 Metersprints, voller Stolz, rutschte ich aus dem Bein raus.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Y a unos 15 metros de los últimos 100 metros, y en toda mi gloria, mi pierna artificial se desperendió.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.Και περίπου στα 85 μέτρα από τα 100 του σπρίντ, σε όλη μου την δόξα, βγήκε το πόδι μου.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.И где-то на 85-м метре из 100, во всем моем великолепии, я вылетела из своей ноги.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla, Bacaktan çıkıverdim.И на около 85 метра от 100-метровия си спринт, в целия си блясък, излязох от крака си.
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,Và ở khoảng 85 mét trong 100 mét nước rút, trong tất cả vinh quang của tôi,
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,ובמירוץ ה-100 מטר, אחרי כ-85 מטרים, בכל תהילתי,
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,وبعد 85 متر من الجري السريع لمسافة 100 متر في كامل تألقي
100 metrelik koşunun 85. metresinde, bütün ihtişamımla,義足から転げ落ちてしまったの
10 metrelik aynaları var, neredeyse tenis kortu çapında.망원경이 2개 있고 지름이 대략 테니스코트 정도의 크기입니다.
10 metrelik aynaları var, neredeyse tenis kortu çapında.lățimea unui teren de tenis.
10 metrelik aynaları var, neredeyse tenis kortu çapında.le diamètre d'un court de tennis.
10 metrelik aynaları var, neredeyse tenis kortu çapında.עם מראה בקוטר 10 מטרים, שזה בערך הקוטר של מגרש טניס.
10 metrelik aynaları var, neredeyse tenis kortu çapında.بمرآة قطرها ١٠ أمتار، الذي تقريباً أبعاد حلبة التنس
10 metrelik aynaları var, neredeyse tenis kortu çapında.半径があります これは素晴らしいモノです
2,5 metrelik metal bir boru, üstünde yüzlerce delik var, bu tarafta hoparlör, burada ise2.4미터 정도 길이의 쇠로된 관입니다. 윗부분에 수백개의 구멍이 나있고, 그 부분이 스피커라고 할 수 있습니다.
2,5 metrelik metal bir boru, üstünde yüzlerce delik var, bu tarafta hoparlör, burada ise2.4mほどの金属管で 約100個の穴があり - 片側はスピーカ 反対はタンクへの配管です 片側はスピーカ 反対はタンクへの配管です
2,5 metrelik metal bir boru, üstünde yüzlerce delik var, bu tarafta hoparlör, burada iseHet is een 2,5m lange metalen buis, met aan de bovenkant ongeveer honderd gaten.
2,5 metrelik metal bir boru, üstünde yüzlerce delik var, bu tarafta hoparlör, burada iseIl s'agit d'un tube en métal de 2,40 m de long, il a environ une centaine de trous sur le dessus,