Atmosferdeki metan, etan ve asetilen yoğunluğu ekvatorda kutuplardan 10-100 kez daha fazladır.Наличието на метан, етан и етин на екватора на Нептун е от 10 до 100 пъти по-голямо, отколкото на полюсите.
Doğal metan gazları atmosfere zarar vermez.Метеорния поток не причинява вреди на хората.
MS Ölümcül değil fakat Metanol zehirlenmesi öldürüyor.Тя няма отрова, а убива чрез удушаване.
Örneğin metan, bir karbon ve dört hidrojen atomundan oluşan bir hidrokarbondur.Метанът например има един въглероден атом и четири водородни атома.
2004’te Planetary Fourier Spectrometer ekibi Mars atmosferinde metan saptadıklarını açıkladı.През 2004 г. космическия апарат „Марс Експрес“ открива признаци за наличиено на метан на планетата Марс.
2005 yılında, Olah metanol ekonomisini tanıtan bir makale yazdı.V roku 2005 napísal esej propagujúcu metanolovú ekonomiku.
Boşaltım organları metanefridium tipindedir.Exkrečným orgánom sú metanefrídie.
Örneğin metan tabii gazların temel maddesidir.Metán je hlavnou zložkou zemného plynu.
DEYH yakıt olarak, daha zehirli olan metanol yerine etanol kullanır.Taktiež sa kvôli svojej nízkej toxicite namiesto etylénglykolu používa ako nemrznúca tekutina.
Metan Mars'tan gelen meteoritlerde bulunmuştu.To nam npr. dokazujejo meteoriti z Marsa.
2005 yılında, yakıt hücrelerinin metanolü etanolden çok daha verimli tüketebildiği gözlemlenmiştir.Leta 2009 so odkrili, da je nakisana bentonitna glina mnogo bolj gospodaren katalizator kot žveplova kislina.
İspanya metanol zehirlenmesi, 1963 yılında İspanya'da yaşanan toplu zehirlenme.Bolezen Minamata, zastrupitev z živim srebrom na Japonskem.
2004’te Planetary Fourier Spectrometer ekibi Mars atmosferinde metan saptadıklarını açıkladı.V marcu 2004 je sonda Mars Express v lasti ESE poročala o odkritju metana v marsovski atmosferi.
Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum.Jų esmė – pasiekti meditacinę būseną.
Tahminlere göre yüzeyi; metan, etan ve olasılıkla nitrojen buzulları ile kaplıdır.Jos paviršiaus temperatūra ~30 K, vadinasi jos paviršius padengtas metano, etano ir tikriausiai azoto ledu.
Doğal metan gazları atmosfere zarar vermez.Elektra varomos transporto priemonės neišmeta į orą kenksmingų medžiagų.
Eser miktarda metan da vardır.Väga väikeses koguses leidub ka metaani.
Manto, 10-15 Dünya kütlesine denk; su, amonyak ve metanca zengindir.Neptuuni vahevöö on Maa omast 10–15 korda massiivsem ja sisaldab suures hulgas vett, ammoniaaki ja metaani.
DEYH yakıt olarak, daha zehirli olan metanol yerine etanol kullanır.Paisu materjalina on metalli asemel kasutatud polükristallilist räni.
1 mol metanın entropisi 186 imiş artı iki çarpı 205 bu da oksijenden gelen entropi.Takže entropie jednoho molu CH4 je 186, plus 2 krát 205.
1 mol metanın entropisi 186 imiş artı iki çarpı 205 bu da oksijenden gelen entropi.Така ентропията на 1 мол CH4 е 186 плюс 2 пъти 205.
1 mol metanın entropisi 186 imiş artı iki çarpı 205 bu da oksijenden gelen entropi.האנטרופיה התקנית של 1 מול של CH4, הוא 186 ועוד 2 כפול 205.
1 mol metanın entropisi 186 imiş artı iki çarpı 205 bu da oksijenden gelen entropi.لذا فالانتروبي لمول واحد من الميثان هي 186 زائد 2 مضروبا في 205
2 mol oksijen gazı ve 1 mol de metan gazı. -Máme tři nezávislé molekuly, 1 zde a 2 molekuly kyslíku.
2 mol oksijen gazı ve 1 mol de metan gazı. -Имаме 3 отделни молекули, 1 тук и 2 молекули кислород.
2 mol oksijen gazı ve 1 mol de metan gazı. -יש לו כאן 2 מולקולות נפרדות, 1 כאן ו- 2 מולקולות של חמצן.
2 mol oksijen gazı ve 1 mol de metan gazı. -لدينا ثلاث جزيئات منفصلة ، واحدة هنا ، وجزيئتي اوكسجين.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Ahora mismo en algunos lagos de Alaska el metano está emergiendo a borbotones del agua.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Déjà, dans certains lacs peu profonds d'Alaska, le méthane sort de l'eau en bouillonnant.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Deja in anumite lacuri putin adanci din Alaska metanul efectiv bolboroseste la suprafata apei.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Di beberapa danau dangkal di Alaska sekarang ini, gas metan sudah secara aktif keluar dari danau.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Em alguns lagos rasos do Alaska já se pode ver metano activo a borbulhar à superfície da água.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.In alcuni laghi poco profondi in Alaska il metano sta già ribollendo dall'acqua.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.In enkele ondiepe meren in Alaska borrelt methaan al op vanuit het water.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.I nogle stillestående søer i Alaska bobler aktive methangasser op gennem vandet.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.I vissa grunda sjöar i Alaska bubblar redan metangasen upp ur vattnet för.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Już teraz w niektórych płytkich jeziorach na Alasce pęcherzyki metanu wydobywają się z wody.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.이미 몇몇 알라스카의 얕은 호수에서는 메탄이 활발하게 기화되어 물밖으로 나오고 있습니다.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Már ma is, egyes sekély tavakban, Alaszkában, a metán aktívan bugyborékol fel a vízből.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Ở một số hồ nông ở Alaska metan nổi thành các bóng khí trên mặt hồ.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Schon heute sprudelt in einigen flachen Seen in Alaska Methan von selbst aus dem Wasser.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Už dnes v některých mělkých jezerech na Aljašce metan aktivně probublává skrz vodu.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.V niektorých plytkých jazerách na Aljaške metán už začal aktívne vybublávať z vody.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Ήδη σε κάποιες ρηχές λίμνες της Αλάσκας το μεθάνιο βγαίνει μέσα από φουσκάλες από το νερό.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Вече в някои плитки езера в Аляска метанът активно извира от водата.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Вже зараз на деяких маленьких озерах Аляски метан активно виділяється, створюючи бульбашки під водою.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.Уже сейчас на некоторых мелких озёрах Аляски метан активно выделяется из воды в виде пузырей.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.כבר עכשיו בכמה אגמים רדודים באלסקה מתאן מבעבע דרך המים בצורה פעילה
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.بالفعل في بعض البحيرات الضحلة في الاسكا يتفجر الميثان بنشاط الى خارج الماء.
Alaska'nın bazı sığ gölleri daha şimdiden aktif olarak metan gazı kaynamaktadır.水面にメタンが泡立っています アラスカ大学のケイティ・ウォルター教授は
Ama ürün sadece metan değil.Ale to není vše, co tu vznikne.
Ama ürün sadece metan değil.반응은 메탄 가스와 같은 생성물과 함께
Ama ürün sadece metan değil.זה לא כל מה שיווצר.
ARES'i önceden programlayacağız. Metanın olduğu bölge üzerinde uçacağız.Beprogramozzuk, a metán felé repülünk vele.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.De fapt datele arată că de obicei perseverența nu e proporțională cu talentul, ba chiar invers proporțională.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Faktisk er viljefasthed i vores data uden relation til eller omvendt proportional med talent.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Infatti, nei nostri dati, la grinta di solito non è legata o è inversamente legata al talento.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Itse asiassa, tutkimuksissamme, sinnikkyys ei yleensä liity tai on jopa kääntäen verrannollinen lahjakkuuteen.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.실제 저희 연구 자료에 따르면, 기개는 재능과는 상관없고 오히려 기개와 재능은 반비례하는 경향을 보입니다.
Aslında verilerimizde, metanet genellikle yetenekten bağımsız veya yetenek ile ters bir ilişki içinde.Pravzaprav je bila v naših podatkih zagrizenost navadno nepovezana ali celo obratno sorazmerna s talentom.