Atmosferinin üst katmanlarında bulunan metan, gezegene mavi görüntüsünü vermektedir.Сліди метану в зовнішніх шарах атмосфери є причиною синього забарвлення планети.
2004’te Planetary Fourier Spectrometer ekibi Mars atmosferinde metan saptadıklarını açıkladı.На початку 2004 спектрометр апарата Mars Express знайшов у марсіанській атмосфері метан.
Metan Mars'tan gelen meteoritlerde bulunmuştu.Magnetit byl také prokázán v meteoritech pocházejících z Marsu.
Atmosferin aşağı kısmındakı metan konsantrasyonu, üst kısmına göre daha yüksektir.V nižších vrstvách atmosféry se koncentruje více methanu než v horních.
2005 yılında, Olah metanol ekonomisini tanıtan bir makale yazdı.V roce 2005 napsal esej propagující „metanolovou ekonomiku“.
Boşaltım organları metanefridium tipindedir.Vylučovací soustavu tvoří metanefridie.
Deney, su (H2O), metan (CH4), amonyak (NH3), hidrojen (H2) ve karbon monoksit (CO) ile yapılmıştır.V experimentu byly použity voda (H2O), methan (CH4), amoniak (NH3) a vodík (H2).
Ayrıca çöplerdeki metandan yakıt elde edilebilir.Palivo přitom lze čerpat rovněž na zádi.
En basit ester H-COO-CH3'dür (metil format veya metil metanoat olarak adlandırılır).Nejjednodušší takovou skupinou je methoxy (CH3O–).
Boşaltım organları metanefridium tipindedir.Sistemul excretor este format din metanefridii.
Normal sıcaklık ve basınçlarda gaz halinde bulunan metan, kokusuzdur.La temperatură și presiune normală, este un gaz.
Örneğin metan tabii gazların temel maddesidir.Compania folosește gazul metan ca materie primă.
Metan konsentrasyonları 100 yıl içerisinde iki katına çıkmıştır.A metán mennyisége két hónap alatt a tízszeresére nőtt.
Metanojenlerin bir grubu haricinde arkelerde peptidoglikan duvar yoktur.A metanogén csoport kivételével az archeák sejtfalában nincs peptidoglikán.
Örneğin metan, bir karbon ve dört hidrojen atomundan oluşan bir hidrokarbondur.A metán egy szén atomból és négy hidrogén atomból áll.
Metanojenlerde olan peptidoglikan dahi bakterilerdekinden çok farklıdır.A metanogén csoport peptidoglikánja pedig jelentősen eltér a bakteriális peptidoglikántól.
İlk başlarda ilkel ikincil atmosferin çoğunlukla amonyak ve metan içerdıği düşünülürdü.Eredetileg főleg ammóniából és metánból álló légkört feltételeztek.
2005 yılında, yakıt hücrelerinin metanolü etanolden çok daha verimli tüketebildiği gözlemlenmiştir.2005-ig ez a legnagyobb objektum, aminek a kvantummechanikai hullámtulajadonságait közvetlenül megfigyelték.
Metan Mars'tan gelen meteoritlerde bulunmuştu.Metánt is találtak a Mars atmoszférájában.
Doğal gazın büyük bölümü (%70-90'ı), Metan gazı (CH4) adı verilen hidrokarbon bileşiğinden oluşur.Tartalma általában 90%-a metán (CH4).
Metanol zehirlenmesi, panzehiri olan etanol veya fomepizol ile tedavi edilebilir .Ártalmatlanítása metanollal vagy etanollal történik.
Sadaretinde, müfettişi umumilikte gösterdiği metaneti gösteremedi.Animessa hän ei paljastu vakoojaksi.
Ayrıca çöplerdeki metandan yakıt elde edilebilir.Kaiken lisäksi roskasäiliöstä löytyi palamatonta jätettä.
Metanol zehirlenmesi, panzehiri olan etanol veya fomepizol ile tedavi edilebilir .Η δηλητηρίαση από μεθανόλη μπορεί να αντιμετωπιστεί με αντίδοτα την αιθανόλη ή τη φομεπιζόλη.
Eser miktarda metan da vardır.Ένα ίχνος ποσότητας του μεθανίου είναι επίσης παρόν.
Manto, 10-15 Dünya kütlesine denk; su, amonyak ve metanca zengindir.Ο μανδύας έχει μάζα 10 με 15 φορές μεγαλύτερη από τη γήινη και είναι πλούσιος σε νερό, αμμωνία και μεθάνιο.
Metanol iki mekanizma ile toksik olabilir.Η μεθανόλη είναι τοξική με βάση δυο μηχανισμούς: 1.
Bunlar oksijen, hidrojen, azot, karbon monoksit, metan ve nitrik oksit.Ήταν τα οξυγόνο, υδρογόνο, άζωτο, μονοξείδιο του άνθρακα, μεθάνιο και μονοξείδιο του αζώτου.
Atmosferinin üst katmanlarında bulunan metan, gezegene mavi görüntüsünü vermektedir.Ίχνη μεθανίου στις εξώτερες περιοχές του πλανήτη ευθύνονται εν μέρει για την μπλε εμφάνιση του πλανήτη.
Atmosferinin üst katmanlarında bulunan metan, gezegene mavi görüntüsünü vermektedir.Det er metanen, der er skyld i planetens blå udseende.
Eser miktarda metan da vardır.En spormengde av metan finnes også.
Atmosferin aşağı kısmındakı metan konsantrasyonu, üst kısmına göre daha yüksektir.Den lavere atmosfæren inneholder en høyere konsentrasjon av metan enn den øvre atmosfæren.
İki tane basit çeşidi vardır, metanephridia ve protonephridia, ancak başka çeşitleri de vardır.Ada dua tipe dasar, metanefridia dan protonefridia, tetapi ada jenis lain. anatomy
Atmosferdeki metan, etan ve asetilen yoğunluğu ekvatorda kutuplardan 10-100 kez daha fazladır.Limpahan metana, etana dan etina di khatulistiwa Neptunus 10–100 kali lebih besar daripada di kutubnya.
Örneğin metan, bir karbon ve dört hidrojen atomundan oluşan bir hidrokarbondur.Metana, misalnya, mempunyai satu atom karbon dan empat atom hidrogen.
Atmosferin aşağı kısmındakı metan konsantrasyonu, üst kısmına göre daha yüksektir.Atmosfer bawahnya memiliki kandungan metana yang lebih tinggi daripada atmosfer atasnya.
Örneğin metan tabii gazların temel maddesidir.Sebagai komponen utama gas alam, metana adalah sumber bahan bakar utama.
2005 yılında, Olah metanol ekonomisini tanıtan bir makale yazdı.Năm 2005, Olah đã viết một bài tiểu luận khuyến khích kinh tế methanol.
Metan, Küresel ısınmaya neden olan sera gazlarından biridir.Methane là một khí nhà kính góp phần làm tăng sự ấm lên toàn cầu.
Örneğin metan, bir karbon ve dört hidrojen atomundan oluşan bir hidrokarbondur.Ví dụ như Metan có một nguyên tử cacbon và 4 nguyên tử hiđrô.
Metan Mars'tan gelen meteoritlerde bulunmuştu.Gần đây, methane được tìm thấy trong khí quyển Sao Hỏa.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.Max Planck kham chịu những thảm hoạ này với một sự điềm tĩnh bất động.
Atmosferin aşağı kısmındakı metan konsantrasyonu, üst kısmına göre daha yüksektir.Tầng khí quyển thấp hơn có độ tập trung mêtan cao hơn so với tầng khí quyển trên cao.
Manto, 10-15 Dünya kütlesine denk; su, amonyak ve metanca zengindir.マントルの質量は地球の10~15倍に相当し、水やアンモニア、メタンが豊富に含まれている。
Atmosferdeki metan, etan ve asetilen yoğunluğu ekvatorda kutuplardan 10-100 kez daha fazladır.海王星の赤道でのメタン、エタン、アセチレンの含有量は極地域よりも10~100倍多くなっている。
MS Ölümcül değil fakat Metanol zehirlenmesi öldürüyor.メタノールは爆発しないが毒性がある。
Diğer ismi Metanal'dir.あだ名はメタル。
Planck, bu acıya metanetle dayandı.作中ではパッキーがこの病気にかかっていた。
2005 yılında, Olah metanol ekonomisini tanıtan bir makale yazdı.他在2005年写了一篇推广甲醇经济的文章。
Atmosferinin üst katmanlarında bulunan metan, gezegene mavi görüntüsünü vermektedir.在大氣層中的甲烷,只是使行星呈現藍色的一部分原因。
Atmosferin aşağı kısmındakı metan konsantrasyonu, üst kısmına göre daha yüksektir.低层大气中的甲烷含量比高层大气高。
Manto, 10-15 Dünya kütlesine denk; su, amonyak ve metanca zengindir.海王星地幔总质量相当于10到15个地球质量,富含水、氨、甲烷和其它成份。
Manto, 10-15 Dünya kütlesine denk; su, amonyak ve metanca zengindir.해왕성의 맨틀은 질량이 10 ~ 15 지구질량이며 물과 암모니아, 메테인이 풍부하다.
Eser miktarda metan da vardır.동체도 금속제인 경우가 많다.
Fakat bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum.이것을 보살이 반야바라밀다를 수행한다고 한다.
Metan konsentrasyonları 100 yıl içerisinde iki katına çıkmıştır.파나마 운하가 102년만에 확장 개통되었다.
Atmosferdeki metan, etan ve asetilen yoğunluğu ekvatorda kutuplardan 10-100 kez daha fazladır.대기중 메테인이 풍부하기 때문에 해왕성 적도의 에테인과 아세틸렌 함량은 극지방보다 10~100배 더 높다.
DEYH yakıt olarak, daha zehirli olan metanol yerine etanol kullanır.휘발유 대신 메탄올 같은 가연성 액체를 연료로 이용할 수 있다.
Metan Mars'tan gelen meteoritlerde bulunmuştu.טרויליט התגלה במטאוריטים שמקורם במאדים.
Planck, bu acıya metanetle dayandı.מרקוב זכר את כאב העקיצה שהופיע עם הדקירה.