mesh ile cümle

mesh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Yıl ortasında şehrin meşhur festivali Rutenfest düzenlenmektedir.Mieste populiarus metų viduryje vykstantis „Rutenfest“ festivalis.
Geçmiş dönemlerine ait kesin bilgiler bulunmayan Friglerin en çok bilinen ve meşhur kralı Midasdır.Vienas iš daugiausiai auginamų ir žinomų nuo neatmenamų laikų vabzdžių.
Özellikle buğdayı çok meşhurdur.Ypač gerai dera kviečiai.
Bölgedeki en meşhur arkeolojik alan Pedra Furada'dır.Žymiausias parko objektas – Pedra Furados archeologinė vietovė.
"P eşittir NP?" ise hesaplama teorisi'nin en temel ve meşhur problemidir.NPV, net present value) – pagrindinis ir svarbiausias investicijų vertinimo instrumentas.
1909’da meşhur "Ölüler" komedisini yazdı.1903 m. baigta rašyti komedija „Sutuoktinis“.
Dachau Toplama Kampı ile meşhur olmuştur.Miestas garsėja tekilos pramone.
Bölgenin "Vernaccia" adlı beyaz şarabı meşhurdur.Miestas garsėja Frascati baltojo vyno gamyba.
Sokaktaki insanların ilgi odağı olan Bob, giderek daha da meşhur oldu.Mosėdyje kuriamas akmenų parkas kėlė vis didesnį visuomenės susidomėjimą.
Meşhur Noric çeliği Roma silahlarının yapımında bolca kullanılmıştır.Rooma relvade valmistamiseks kasutati laialdaselt kuulsat Noricumi terast.
İzmir'in eski meşhur meyhanelerini ayrıntılarıyla anlatır.Tal on vaja klaarida Eisensteiniga vanu arveid.
Vasnetsov, Repin'in meşhur tablosu Sadko Sualtı Krallığında için Sadko olarak modellik yaptı.Samuti oli ta modelliks Repini tunnustatud teose "Sadko veealuses kuningriigis" tarvis.
Quezon City ilk başkenttir (1948-1976) ve Filipinlerde en meşhur şehirdir.Quezon City oli Filipiinide pealinn 1948–1976.
ZigBee düşük maliyetli, düşük güçlü wireless mesh ağ standardıdır.ZigBee on odav ja väikese võimsusega traadita silmusvõrgu standard.
Köydeki Roma Hamamı çok meşhurdur.Eriti tuntud on Rooma foorum.
En meşhuru kahve deresidir.Kõige populaarsem jook on kohv.
Böyle meşhur olmak aslında utanılacak bir şey, ben utanırım.Ja pole õigus, et me sellest häbeneme rääkida, et ta on töö.
Meşhed; ö.Tartu: Õ.
Ailesi ismini, Japonya'nın Kobe şehrinde bir restoran menüsünde gördükleri meşhur biftekten etkilenerek koydu.Ta sai oma nime Kobe veiseliha järgi, mida ta vanemad nägid Jaapani restorani menüüs.
Meşhur Gemin Beli geçidinden dolayı ulaşım özellikle kış aylarında çok zor şartlar altında gerçekleşmektedir.Kuid see muutis laeva juhtimise raskeks, eriti talvel.
Ponte Vecchio (Türkçe: "Eski Köprü"), Arno Nehri üzerinde bulunan, Floransa'nın en meşhur köprüsüdür.Ponte Vecchio (itaalia keeles 'vana sild'; hääldus: ) on sild Arno jõel Firenzes.
Ayrıca kaymağı da meşhurmuş.Tänu sellele sai ta ka kuulsaks.
61. ayeti Mübahele Ayeti ismiyle meşhur olmuştur.Küla oli 16. sajandist tuntud Maslogostitsõ nime all.
İlk edebi eser ünlü dilbilimci Gjon Buzuku’ya ait “Meshari” olup 1555 yılında basılmıştır.Esimene raamat (Gjon Buzuku missaraamat) trükiti 1555.
Bergkamp 12 yaşında meşhur AFC Ajax genç sistemine katıldı.Bergkamp liitus nimeka Hollandi meeskonna Amsterdami Ajaxiga juba 12-aastaselt.
Evler mimari yapısı ve tarihi ile meşhurdur.Elamu on arvele võetud ehitis- ja ajaloomälestisena.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.1961-ben Frank Drake megfogalmazta a híres egyenletét, de szerintem nem a megfelelő dolgokra koncentrált.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.1961년 프랭크 드레이크는 유명한 방정식을 만들었지만 저는 그가 잘못된 것들에 집중하고 있었다고 생각합니다.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.En 1961, Frank Drake hizo su famosa ecuación, pero creo que se concentró en las cosas equivocadas.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.În 1961, Frank Drake a realizat ecuaţia sa celebră, dar cred că s-a concentrat pe lucruri greşite.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.V roce 1961 Frank Drake vytvořil svou slavnou rovnici, ale já myslím, že se soustředil na špatné věci.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.W 1961 r. Frank Drake stworzył słynne równanie, ale myślę, że skupił się na niewłaściwych rzeczach.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.Το 1961 ο Φρανκ Ντρέηκ επινόησε την διάσημη εξίσωσή του, όμως νομίζω πως επικεντρωνόμαστε σε λάθος πράγματα.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.ב-1961 הציג פרנק דרייק את המשוואה הידועה שלו, אך לדעתי הוא התרכז בדברים הלא-נכונים.
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.في عام 1961 فرانك درايك وضع معادلته الشهيرة لكنني اعتقد انه ركز على الأشياء الخطأ
1961'de Frank Drake meşhur formülünü öne sürdü, ama bence yanlışi bir şeye konsantre oldu.私は間違った方向に偏っていると思います この方程式はとても有益でした
28. mıntıka, siyahilere karşı ön yargılı olmasıyla meşhurdu.28 선거구는 그들의 편견에 대 한 악명이 있습니다.
28. mıntıka, siyahilere karşı ön yargılı olmasıyla meşhurdu.Das 28te Revier war bekannt für ihre Vorurteile.
28. mıntıka, siyahilere karşı ön yargılı olmasıyla meşhurdu.المنطقة الثامنة والعشرين اشتهرت بالتحامل.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.80년대 후반에는 부모님과 "트리비얼 퍼슈트 게임" (잡학 지식을 다루는 보드게임)을 할 수 있었고 그 게임이 한창 유행이었을 때 제 걸 가질 수 있었던 것을 기억해요.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.Ik versloeg toen mijn ouders bij Trivial Pursuit. Ik versloeg toen mijn ouders bij Trivial Pursuit.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.In den 80ern spielte ich Trivial Pursuit gegen meine Eltern, und besaß ein eigenes, als es noch in war.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.W latach 80. umiałem grać z rodzicami w Trivial Pursuit dotrzymywałem im kroku, gdy było to jeszcze w modzie.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.Спомням си, че можех да играя Тривиал пърсют с родителите ми през 1980-те години и си мислех, че това е мания.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.אני זוכר שיכולתי לשחק "טריוויאל פרסוט" (מרדיף טריוויה") נגד הורי, בשנות ה-80 ולהחזיק בשלי, כאשר זה היה באופנה.
80'lerde,oyunun meşhur olduğu zamanlar. kendi başıma aileme karşı Trivial Pursuit oynardım.両親を相手にできるほどでした 両親の世代が知るべき問題で勝てるとー
Aki Shima'sınız. Sansasyonel fotoğraflarla meşhursunuz.Lei č Aki Shima, famosa per le sue splendide foto.
Aki Shima'sınız. Sansasyonel fotoğraflarla meşhursunuz.Είστε η "κι Σίμα, γνωστή από τιs αισθησιακέs φωτογραφίεs.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.Alemania es conocida por construir los mejores coches del mundo.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.A németek úgy ismertek, mint akik a világ legjobb autóit építik.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.Duitsland staat er om bekend de beste wagens ter wereld te bouwen.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.Ja. Tyskland är känt för att bygga världens bästa bilar.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.Jerman dikenal sebagai pembuat mobil terbaik di dunia.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.Tyskland er kendt for at bygge verdens bedste biler.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.Η Γερμανία φτιάχνει τα καλύτερα αυτοκίνητα στον κόσμο.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.Германия е известно, за да се изгради най-добрите автомобили в света.
Ama Babbage, 18. yüzyılın sonlarına doğru doğmuştu. ve çok meşhur bir matematikçiydi.찰스 배비지 자신은 18세기 말에 태어났는데, 당시 꽤나 유명했던 수학자였습니다
Ama Babbage, 18. yüzyılın sonlarına doğru doğmuştu. ve çok meşhur bir matematikçiydi.18世紀末に生まれ 非常に有名な数学者でした ケンブリッジ大学でニュートンと 同じポストを占めていました
Ama Babbage, 18. yüzyılın sonlarına doğru doğmuştu. ve çok meşhur bir matematikçiydi.Aber Babbage selbst war am Ende des 18. Jahrhunderts geboren, und ein ziemlich berühmter Mathematiker.
Ama Babbage, 18. yüzyılın sonlarına doğru doğmuştu. ve çok meşhur bir matematikçiydi.Ale sám Babbage se narodil na konci 18. století a byl poměrně známým matematikem.

İlgili Sayfalar