mesh ile cümle
mesh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu Henson'ın en bilinen ve meşhur kukla karakteridir.Dit is de meest populaire en bekende vorm van dabke dans.
Meşhur olmak kalıtsal değildir.Bekend zijn is niet erfelijk.
Maria Callas meşhur bir opera sanatçısıdır.Maria Callas is een beroemde operazangeres.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Thy i thine to wczesnonowoangielski odpowiednik słów your i yours (twój i twoje).
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Mesz-ki-ag-gaszer wszedł do morza i zniknął”.
Şehir ülke içinde ve dışında halı ve kilimleri ile meşhurdur.Miasto będzie obłożone klątwą dla Pana, ono samo i wszystko, co w nim jest.
Şehir meşhur kış sporları merkezi Portes du Soleil'e yakındır.Miasto jest w pobliżu słynnego regionu sportów zimowych, w Portes du Soleil.
Bağ ve bahçelerinin çokluğuyla meşhurdu.Stanowią go liczne zabudowania i ogrody.
En meşhur belediye Monterrey'dir.Największym miastem prowincji jest Montreal.
Babalar ve Oğullar, İvan Turgenyev’in 1862'de kaleme aldığı en meşhur eseridir.Ojcowie i dzieci – powieść autorstwa Iwana Turgieniewa, wydana w 1862.
Alman Çoban köpeği zekası ile meşhur bir köpek ırkıdır.Owczarek niemiecki wygląda na silnego, masywnego psa.
Vasnetsov, Repin'in meşhur tablosu Sadko Sualtı Krallığında için Sadko olarak modellik yaptı.Malarz pozował jako Sadko do słynnego obrazu Repina Sadko w podwodnym królestwie.
Değişiminin hikâyesi Sufi menkıbelerin en meşhurlarından biridir.Nie zmienia to faktu, że są jednymi z popularniejszych rodzajów cukierków.
Cristof Colomb'un amcası olan Antonio Columbo 1449 yılında meşhur Cenova fenerinin bakıcısı idi.W 1449 roku funkcję latarnika pełnił Antonio Colombo, wuj Krzysztofa Kolumba.
Kısa süre içinde meşhur oldu.Wkrótce stał się szeroko znany.
Meşhurların Son Sözleri.Powieści Ostatnia spowiedź.
Tang zamânında Neokonfüçyüsçülük'ün bir öncüsü, şüphesiz ki meşhur bilgin Han Yu'dur.Świeżo upieczony prokurator, którego jedną z pierwszych dochodzeń jest sprawa Han Yoo-ry.
Mahallenin meşhur vazgeçilmez yemekleri tirşik ve pilavdır.Yöresel Kıyafet hakkında bilgi yoktur.Pięknie ubrana Cyganka nie ma nic wspólnego z brudem szynków i ulicy.
Meşhed'de Ayetullah Milani'nin fıkhın harici derslerine katıldı.Książę chce uczestniczyć w lekcji Magdaleny.
Shine, 1996 Avustralya yapımı filmde meşhur piyanist David Helfgott'un dram dolu yaşamı anlatılmaktadır.Blask – australijski film biograficzny z 1996 roku, oparty na życiu pianisty Davida Helfgotta.
Arturo Toscanını Müzesi: Meşhur orkestra şefinin doğduğu evde.Muzeum Arturo Toscanini, znajduje się w budynku, w którym muzyk się urodził.
La Boca ayrıca futbol kulübü Boca Juniors'un futbol stadı La Bombonera ile de meşhurdur.400 metrów od stadionu piłkarskiego La Bombonera, należącego do drużyny Club Atlético Boca Juniors.
İlçe eski zamanlardan beri güzel halı ve kilimleriyle meşhurdur.Posiadłość była od początku dobrze znana ze względu na swoje wspaniałe olbrzymie ogrody.
Bu zeytinyağından elde edilen sabunları meşhurdur.Słynie z produkcji oliwy z oliwek.
Kendileride arkadaşları arasında çok meşhurdular.Znali się poprzez wspólnych przyjaciół.
Yazarlar Sanatçılar Meşhurlar.Słynni pisarze, wielkie dzieła.
Ponte Vecchio (Türkçe: "Eski Köprü"), Arno Nehri üzerinde bulunan, Floransa'nın en meşhur köprüsüdür.Ponte Vecchio (dosł. Stary Most), in. most Złotników – najstarszy z florenckich mostów, na rzece Arno.
Ayrıca tava yemekleri meşhurdur.Praktykowana jest również Wieczerza Pańska.
En meşhur düğün yemeği goşt u girar (et ve pilav) ve tirşiktir.Największe z nich to Rzeczyca (Tymnica) i Pstrąg (Strąg).
Meşhed Başyapıtları.Arcydzieła Mistrzów.
En meşhur yemek ise Kilis Tava'dır.Najpopularniejsze zamknięcie butelki to korek.
Önceleri meşhur Venedik Cumhuriyeti'nin beşiği, daha sonra göç yığınlarının toprağı şimdilerdeyse Veneto.Początkowo przydomek Fauna, potem samodzielne bóstwo.
30:32 Meshetme yağsız meshetme Ex.W 12,32 brakuje słów αυτω ουτε.
Bunun yanında tütünüyle meşhurdur.Den är känd för sin tobak.
Dünyadaki en meşhur porno yıldızlarından biridir ve "Pornonun Kraliçesi" olarak adlandırılır.Hon anses vara en av porrvärldens absolut största stjärnor genom tiderna och har kallats "The Queen of Porn".
Landsberg hapishanesi'nden dolayı meşhurdur.Landsberg är känt för Landsbergfängelset.
Şah’ın oğlu Tahir Şah meşhur bir seyahat yazarı, gazeteci ve maceraperesttir.Hans son Tahir Shah är en känd reseberättare, journalist och äventyrare.
La Boca ayrıca futbol kulübü Boca Juniors'un futbol stadı La Bombonera ile de meşhurdur.I stadsdelen finns också La Bombonera, hemmaplan för fotbollsklubben CA Boca Juniors.
National Geographic Society'nin Nisan 1913 sayısını Machu Picchu şehrine ithaf etmesiyle meşhur oldu.Ännu mer publicitet fick staden då National Geographic 1913 ägnade hela sitt aprilnummer åt Machu Picchu.
En meşhuru kahve deresidir.Den största exportvaran är kaffe.
Meşhurların Son Sözleri.Berömda sista ord.
Britanya'da meşhur Hadrianus Duvarını inşa ettirdi.Hadrianus mur i Britannien förstörs delvis.
Hele meşhur konak hamamlarından hemen hiçbiri bugün kalmamıştır.Inga av dessa svenska hästar finns kvar i dag.
Oxford Üniversitesi dünyadaki en meşhur üniversitelerden biridir.Oxford anses vara ett av världens bästa universitet.
Mahallenin birçok meşhur yemeği vardır.Staden har flera framstående restauranger.
İsim, 1983 yılında, meşhur Moğol paleontolog Rinchen Barsbold tarafından verilmiştir.Både släktet och arten döptes och beskrevs år 1983 av den berömde mongoliske paleontologen Rinchen Barsbold.
Mavi yengeci meşhurdur.Liksom en blå förgätmigej.
Hebron'da kutsal yağla meshedilir.I Grekland smordes heliga träd med olja.
Meşhur deli imam olarak tanınan şahsın oğludur.Är hennes älskade morbror en ökänd mördare?
Tur ayrıca meşhur tırmanışıyla başroldeydi.Güllich var också framstående på andra klättermässiga plan.
Nattō en çok Japonya'nın Kantō, Tōhoku ve Hokkaido'yu kapsayan doğu bölgelerinde meşhurdur.I Japan är nattō särskilt populärt i regionerna Kanto, Tohoku och Hokkaido i östra och norra Japan.
Meşhed metrosu 12 Mart 2011 tarihinde açılmıştır.Rymdpromenaden gjordes den 11 mars 2001.
Akçiçek Köyü, kilimleri ile meşhurdur.Grevskapet är känt för sina hästar.
Kendine has hoş kokulu siyah üzümü ile meşhurdur.De äts direkt eller med grov svartpeppar på.
Bunların en meşhuru sözde Bağdat Bataryalarıdır.Undantag utgör så kallade pansargrenadjärer.
Aynı yıl meşhur belirsizlik prensibini ortaya koydu.Precis 13 år senare var den beskrivna oklarheten anledning till en öppen konflikt.
Ayrıca diğer konularla ilgili dönemin en meşhur öğretmenlerinden de ders almıştı.Det gav mig också möjligheten att arbeta med den bästa grupp av människor som jag någonsin känt.
Yıl ortasında şehrin meşhur festivali Rutenfest düzenlenmektedir.Stadens mest populära festival är "Rutenfest" i mitten av året.
1974’te çıkan 2. albumleri Second Helping, grubu epey meşhur etti.Det var dock hans tredje album Something/Anything? från 1972 som gav det verkliga genombrottet.
Babası meşhur bir piyanist olan bir arkadaşım var.Jag har en vän vars far är en känd pianist.