Ana içeriğe geç
Sözlük

meselesi ile cümle

meselesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tamamen arz ve ulaşılabilirlik meselesi.Знай, обеспечивай поставку товара на рынок.
Tamamen arz ve ulaşılabilirlik meselesi.ובהבאת המצרכים אל השוק.
Tamamen arz ve ulaşılabilirlik meselesi.إيصال السلع إلى السوق.
Tamamen arz ve ulaşılabilirlik meselesi.産業経済の時代になり、重要なのはコストを管理することになり
Ţimdi, yalnýzca organizasyon meselesi.Ahora es sólo una cuestión de organización.
Ţimdi, yalnýzca organizasyon meselesi.Es ist eigentlich nur eine Frage der Organisation.
Ţimdi, yalnýzca organizasyon meselesi. Organize olmalýydým, hepsi bu./Teraz jest to jedynie kwestia organizacji. /Być zorganizowanym, to wszystko.
Ţimdi, yalnýzca organizasyon meselesi.Τώρα, υπάρχει θέμα οργάνωσης.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.Das medizinische Institut hat versucht, die Maskenfrage zu klären.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.El Instituto de Medicina quiso investigar las máscaras.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.Het Institute of Medicine probeerde na te gaan hoe het zat met maskers.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.Institutul de medicină a încercat să analizeze problema măștilor.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.Instytut Medycyny próbował zbadać kwestię masek.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.미국의학연구소에서는 마스크를 쓰는 문제에 대해 연구하고자 하였습니다.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.L'Institut de médecine s'est penché sur la question du port du masque.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.L'Istituto di Medicina s'è focalizzato sulla questione delle mascherine.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.Viện Y khoa đã tìm cách giải đáp bài toán mặt nạ.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.Институт Медицины пытался рассмотреть проблему обеспечения масками.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.Институтът по медицина се опита да разгледа въпроса за маските.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.המוסד לרפואה ניסה לבדוק את שאלת המסכות.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.حاول معهد العلوم الطبية البحث في مسألة الكمامات أو الأقنعة.
Tıp Enstitüsü meske meselesini incelemeye çalıştı.アメリカではマスクを製造していないので 数が十分ではありません
Ürünün bozulması ise sadece zaman meselesidir.2.
Ürünün bozulması ise sadece zaman meselesidir.Bis das Produkt kaputt geht, ist es dann nur eine Frage der Zeit.
Ürünün bozulması ise sadece zaman meselesidir.Dengan kerusakan produk tinggal hanya masalah waktu.
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.Annahme I
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.- 산업 문명은 물론 모든 문명 자체가
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.Predpoklad I
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.Premessa I
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.Premisa I
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.Premissi I
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.Premiss I
Uygarlýkla olan meselesini 20 ana maddeyle sýralayarak ortaya seriyor.Εκθέτει την υπόθεσή του ενάντια στον πολιτισμό απαριθμώντας 20 υποθέσεις.
Uzman filan değilim. Ben dublörüm. Şans, hayat memat meselesidir.Y ya sabe que la suerte... sóIo es cuestión de vida o muerte.
Ve bu Ann Cooper' ın da dediği gibi, bu yalnız bir sosyal adalet meselesi değilDit is niet alleen een kwestie van sociale rechtvaardigheid, zoals Ann Cooper zei
Ve bu Ann Cooper' ın da dediği gibi, bu yalnız bir sosyal adalet meselesi değilEikä tämä ole vain sosiaalisen tasa-arvon asia
Ve bu Ann Cooper' ın da dediği gibi, bu yalnız bir sosyal adalet meselesi değil이것은 앤 쿠퍼가 말했듯이 사회적 정의에 대한 문제일 뿐 아니라
Ve bu Ann Cooper' ın da dediği gibi, bu yalnız bir sosyal adalet meselesi değilוזה לא רק עניין של צדק חברתי, כפי שציינה אן קופר --
Ve bu Ann Cooper' ın da dediği gibi, bu yalnız bir sosyal adalet meselesi değilوهذه قضية محورها العدالة الإجتماعية، كما قالت آن كوبر--
Ve bu Ann Cooper' ın da dediği gibi, bu yalnız bir sosyal adalet meselesi değil確かにそうだけど
Ve bu Ann Cooper' ın da dediği gibi, bu yalnız bir sosyal adalet meselesi değil而且好以安古柏咁講,呢個唔單止關乎社會公義
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.A chtěl to všechno udělat z principu.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.A dorit să facă asta din principiu.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.Dette gjorde han som en principsag.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.E lo ha fatto per una questione di principio.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.E queria fazer isso por uma questão de princípios.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.És mindezeket elvi okból akarta megtenni.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.Et il voulait le faire par principe.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.Hij wilde dit doen om principiële redenen.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.그는 자신의 신조를 실천하고 싶어했습니다
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.Ponieważ takie były jego zasady.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.Und er wollte dies aus Prinzip tun.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.Y quería hacerlo por cuestión de principios.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.Και τα έκανε όλα αυτά για λόγους αρχής.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.Для него это было делом принципа.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.Той е искал да направи това от принципност.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.הוא רצה להפוך את היקר לחופשי.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.كان الأمر مسألة مبدأ بالنّسبة له.
Ve bunu bir prensip meselesi olduğu için yaptı.古代ギリシャのアルキメデスについて 知ろうとする人はあまりいませんが
Ve bu sadece gözalıcı bir biçimde zemininizi temizleme meselesi değil.E non è solo questione di rendere glamour la pulizia di un pavimento.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
meselesi ile cümle - Sayfa 24 - meselesi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App