Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Tapi gembar-gembor kesucian itu terasa... janggal.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Tôi thấy mọi thứ về trinh tiết rất... lạ.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.To trochę dziwne z tą czystością.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.- Интересно, что такое чистота на самом деле?
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.Намирам цялата тази идея за непорочността доста... странна.
Ben bu saflık meselesini tamamen garip buluyorum.力で奪わないラーヴァナを褒めないとか
Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.더 높은 5단계로 가는 법을 알아야 하니까요.
Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.שהוא טוב, לשלב 5?
Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.التي هي عظيم، الى المرحلة الخامسة؟
Beşinci Aşama'ya nasıl geçeceğimiz meselesi var.これをもって今日の話を終えましょう
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.A tudósok már régóta hivatkoznak a két én metaforájára amikor a kísértésről van szó.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Forskere har længe påberåbt denne metafor med to selv, når det kommer til spørgsmål om fristelse.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Gli studiosi si sono spesso rifatti alla metafora della doppia identità quando si è in preda alla tentazione.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.학자들은 충동에 대한 문제를 논의할 때에는 이러한 '두개의 자신'이라는 비유를 들지요.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Les chercheurs ont longtemps invoqué cette métaphore des deux mois quand il s'agit de questions de tentation.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Los académicos usan esta metáfora de la doble personalidad al hablar de problemas con tentaciones.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Nhiều học giả đã từ lâu tạo ra một phép ẩn dụ về hai nhân dạng này khi nói đến vấn đề về sự thèm muốn.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Os estudiosos já há muito que invocam esta metáfora com dois seres no que respeita a questões de tentação.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Para cendekiawan telah lama menyebut metafora kedua diri ini yang dihubungkan dengan pertanyaan akan godaan.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Savanţii au invocat de mult timp această metaforă a celor două euri atunci când vine vorba de tentaţii.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Vědci už dlouho hovoří o metafoře dvojího "já", když dojde na pokušení.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Wetenschappers gebruiken allang de metafoor van de twee zelven als het om bekoring gaat.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.W kwestii pokusy badacze od dawna odwołują się do metafory dwóch "ja".
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Учените отдавна се позовават на метафората за двете личности, когато става въпрос за изкушенията.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Учені вже давно помітили цю метафору двох "я", коли справа доходить до спокуси.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Учёные давно используют метафору двух разных Я, когда говорят о соблазнах.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.מלומדים עשו שימוש רב במטאפורת העצמיות הכפולה כאשר נגעו בשאלות של פיתוי.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.لطالما كان العلماء يتحدثون عن هذه الكناية .. عن وجود عقلين\نفسيتين عندما يأتي الامر لمقاومة الاغراءات
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.誘惑を論じる際いつも引き合いに出してきました 一つ目は「現在の自分」です。
Bir kısmı şans meselesi. Bir kısmı, açıkçası, genetikle ilgili.Depinde de noroc și de moștenirea genetică.
Bir kısmı şans meselesi. Bir kısmı, açıkçası, genetikle ilgili.З одного боку, це справа везіння, а з іншого — генетики.
Bir kısmı şans meselesi.C'est en partie une question de chance.
Bir kısmı şans meselesi.Często to kwestia przypadku.
Bir kısmı şans meselesi.Einiges davon ist eine Sache des Glücks.
Bir kısmı şans meselesi.Em parte é uma questão de sorte.
Bir kısmı şans meselesi.En del beror på held.
Bir kısmı şans meselesi.Es en parte una cuestión de suerte.
Bir kısmı şans meselesi.In parte è una questione di fortuna.
Bir kısmı şans meselesi.일부는 운에 달렸죠.
Bir kısmı şans meselesi.Một vài phần là yếu tố may mắn.
Bir kısmı şans meselesi.Něco z toho je o štěstí.
Bir kısmı şans meselesi.Néhányak számára ez szerencse kérdése.
Bir kısmı şans meselesi.Niečo je záležitosťou šťastia.
Bir kısmı şans meselesi.Sebagian dari itu adalah karena keberuntungan.
Bir kısmı şans meselesi.Sommige dingen hebben met geluk te maken.
Bir kısmı şans meselesi.Ένα κομμάτι οφείλεται στην τύχη.
Bir kısmı şans meselesi.Отчасти это зависит от удачи.
Bir kısmı şans meselesi.Част от него е въпрос на късмет.
Bir kısmı şans meselesi.חלק מזה הוא מזל.
Bir kısmı şans meselesi.فبعضه حظ
Bir kısmı şans meselesi.遺伝的なことも関わってきます
Bir seçim meselesidir.C'est une question de choix.
Bir seçim meselesidir.Es una cuestión de elección.
Bir seçim meselesidir.È una questione di scelte.
Bir seçim meselesidir.Hanem a döntéseinken.
Bir seçim meselesidir.Het is een kwestie van keuze.
Bir seçim meselesidir.Jest kwestią wyboru.
Bir seçim meselesidir.Kehebatan adalah masalah pilihan.
Bir seçim meselesidir.이것은 선택의 문제입니다.
Bir seçim meselesidir.Sie ist eine Frage der Wahl.