Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Denk eens aan andere terreinen, zoals gezondheid.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Denken wir einmal an ein paar andere Gebiete, Gesundheit zum Beispiel.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Hãy nghĩ về một số lĩnh vực khác, chẳng hạn như sức khỏe.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.건강과 같은 다른 영역들에 대해서도 생각해보도록 하죠.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Mari kita pikirkan tentang beberapa domain lainnya, mungkin seperti kesehatan.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Pensemos en algunos otros ámbitos como ser la salud.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Pensiamo ad altri campi, come ad esempio la sanità.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Podívejme se na další oblasti jako třeba zdraví.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Pomyślmy o czymś innym. Zdrowie.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Réfléchissons à d'autres domaines, comme peut-être la santé.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Să ne gândim și la alte domenii, cum ar fi sănătatea.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Ας σκεφτούμε κάποια άλλα πεδία, όπως η υγεία.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Давайте подумаем и о других областях, например, о здоровье.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Давайте подумаємо про інші сфери, наприклад, про здоров'я.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.Нека помислим за някои други области, като например здравето.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.בואו נחשוב על תחומים אחרים כמו למשל, בריאות.
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.دعونا نفكر في بعض المجالات الاخرى مثل ربما الصحة
Başka alanları ele alalım, sağlık mesela.医療を例にあげます 現在 アメリカ合衆国では
Başkaları ölçülebilir sonuçlara bakarken ben daha manevi değerlerle ilgileniyorum. Mesela, neşelendiriyor mu?Inni patrzą na wymierne rezultaty, mnie interesują kwestie moralne, np. czy to przynosi radość?
Başka senaryolarda marjinal maliyet para cinsinden verilebilir, mesela dolar gibi.앞으로 공부하시게 될 다른 예에서는 한계비용이 실제 생활에서의 돈으로 , 달러나 원같은 단위로 나타나서
Başka senaryolarda marjinal maliyet para cinsinden verilebilir, mesela dolar gibi.בתרחישים אחרים נראה לפעמים שהעלות השולית ניתנת לעתים ביחידות כספיות כמו דולרים וכדומה
Başka senaryolarda marjinal maliyet para cinsinden verilebilir, mesela dolar gibi.في سيناريو اخر, سنرى ايضا أن تعطى التكلفة الحدية في وحدة نقدية الفعلية، مثل دولار من أي شيء آخر.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.A nagyapám egyéb dolgok iránt is megszállottá tett, mint például a bűvészkedés.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Byly i další věci, které jsem díky dědovi začal zbožňovat. Třeba kouzla.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Dziadek wspierał i inne moje obsesje, np. magię.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Él, de alguna manera, alentaba mi obsesión hacia otras cosas también, como la magia.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Ele também acedia à minha obsessão por outras coisas, como a magia.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.El mi-a alimentat de asemenea obsesia către alte lucruri, cum ar fi magia.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Er lenkte meine Faszination auch auf andere Bereiche, wie Zauberei.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Han accepterede også mine andre besættelser, som trylleri.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Hij maakte ook grappen over mijn andere obsessies, zoals magie.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Il tolérait également mes autres obsessions, comme la magie.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.In un certo senso, inoltre, assecondò la mia ossessione anche per altre cose, come la magia.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Isoisäni herätti kiinnostukseni myös muunlaisiin asioihin, kuten taikuuteen.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.그분은 제게 마술같은 다른 취미도 만들어주셨습니다
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Ông cũng hay đùa vui về nỗi ám ảnh của tôi đối với những thứ khác, như ảo thuật chẳng hạn.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Μου εκπληρούσε και άλλες επιθυμίες όμως, όπως τα μαγικά.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.А еще он подтрунивал над другими моими увлечениями, типа магии.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.Той донякаде угаждаше на страста ми и за други неща, като магиите.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.הוא גם הזין את האובססיה שלי לדברים אחרים, כמו קסמים.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.و قد جارى جدى نوعا ما شغفى بأشياء أخري أيضا ..كالسحر مثلا.
Başka şeylere olan takıntılarıma da bir şekilde ayak uyduruyordu, mesela sihir.ルー タネン マジックショップという ニューヨークの手品用品の店に行きました
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Alcuni animali, come i polli, sembrano essere adatti a fare una sola cosa molto bene.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Alguns animais, como a galinha, parecem adaptar-se perfeitamente a fazer muito bem apenas uma coisa.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Bepaalde dieren, zoals kippen, lijken heel erg geschikt om één bepaald ding heel goed te doen.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Bien, algunos animales, como las gallinas, parecen ser muy aptos para hacer muy bien una sola cosa,
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Ja vissa djur, såsom hönan, verkar vara vackert anpassad till att göra en sak och göra den väl.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Jo, nogle dyr, som hønen, virker fantastisk velegnede til at gøre én ting utroligt godt.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.닭과 같은 일부 동물들은 단지 하나의 일만을 아주 잘 하도록 적응된 것처럼 보입니다.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Một số loài động vật, như gà, có vẻ như hoàn toàn hợp với việc chỉ làm một thứ khá tốt.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Některá zvířata, jako třeba slepice, se zdají být skvěle vybavena na vynikající vykonávání jedné jediné věci.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Niektoré zvieratá, napríklad sliepky, sa zdajú byť nádherne vybavené na kvalitné vykonávanie jedinej veci.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Nun, einige Tiere, wie die Hühner, scheinen bestens dazu geeignet, nur eine Sache besonders gut zu können.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Μερικά ζώα, όπως τα κοτόπουλα, μοιάζουν να είναι φτιαγμένα για να κάνουν καλά μόνο ένα πράγμα.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Ами някои животни, като пилетата, изглеждат красиво подходящи да правят само едно нещо наистина добре.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Некоторые животные, как курицы, идеально подходят для выполнения какого-то одного действия.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.Певні тварини, як курка, здається - чудово підходять для дуже доброго виконання однієї речі.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.חיות מסויימות, כמו התרנגולות נראות מותאמות באופן נפלא לביצוע משימה אחת בצורה מצוינת.
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.حسنا، بعض الحيوانات ، كالدجاج، تبدو مهيأة بشكل جميل لتبرع في أمر واحد فقط
Bazı hayvanlar, tavuk mesela, sadece bir şeyi çok iyi yapmakla çok güzel uyuşuyorlar.一つのことに大変適応して いるように見えます ある環境下において 穀物をついばむことに