% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlar yasak' olarak ayarladı.% 1 встановив (- ла) режим каналу « без зовнішніх повідомлень ».
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlar yasak' olarak ayarladı.% 1 задава режим на канала "забранени са съобщения, идващи извън канала".
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlar yasak' olarak ayarladı.% 1 устанавливает режим канала 'нет сообщений извне'.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlar yasak' olarak ayarladı.%1 がチャンネル外部からのメッセージを禁止に設定しました。
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlar yasak' olarak ayarladı.O '% 1' muda o modo do canal para 'nenhumas mensagens do exterior'.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlar yasak' olarak ayarladı.Ο χρήστης% 1 όρισε τη λειτουργία καναλιού 'χωρίς εξωτερικά μηνύματα'.
% 1, kanal kipini 'dışarıdan mesajlar yasak' olarak ayarladı.يُعيّن% 1 نمط القناة إلى 'لا رسائل من الخارِج'.
Ablam ne dedi? İşin gerçeği, kötü ayrılmıştık... ...bu yüzden onu arayamıyorum, mesajlarıma da cevap vermiyor.ماذا قالت اوني, لاننا افترقنا على خصام
Ağın diğer ucunda ise insanların fotoğraflarını ve mesajlarını gönderebileceği네트워크 저편에는 사람들이
Ağın diğer ucunda ise insanların fotoğraflarını ve mesajlarını gönderebileceğiובצד השני של הרשת, יהיה
Ağın diğer ucunda ise insanların fotoğraflarını ve mesajlarını gönderebileceğiوفي الجانب الأقصى من الشبكة سيكون هناك
Ağın diğer ucunda ise insanların fotoğraflarını ve mesajlarını gönderebileceği皆が写真やメッセージを送るため サーバーが作られます
Alıcılar, biraz olsun bu resim ve... ...ses mesajlarını anlayabilirse harika olur.I ricevitori, se ci saranno... ...avranno al massimo una comprensione incompleta di questi dati.
Alıcılar, biraz olsun bu resim ve... ...ses mesajlarını anlayabilirse harika olur.이것을 받아보는 이는, 잘해야 사진이나 소리를 불완전하게 이해할수도 있습니다.
Alıcılar, biraz olsun bu resim ve... ...ses mesajlarını anlayabilirse harika olur.Les destinataires, s'il y en a... ne sauront pas vraiment ce que signifient ces images et ces sons.
Alıcılar, biraz olsun bu resim ve... ...ses mesajlarını anlayabilirse harika olur.Möglicherweise können die Empfänger... ...mit den Bildern und Klängen nur wenig anfangen.
Alıcılar, biraz olsun bu resim ve... ...ses mesajlarını anlayabilirse harika olur.Os que a receberem, se os houver, compreenderão as imagens e os sons, no melhor dos casos, parcialmente.
Alıcılar, biraz olsun bu resim ve... ...ses mesajlarını anlayabilirse harika olur.Para penerima, jika ada... ... Akan memahami gambar dan suara tidak lengkap di terbaik.
Alıcılar, biraz olsun bu resim ve... ...ses mesajlarını anlayabilirse harika olur.Получателите, ако има такива, ще разберат картините и звуците частично в най-добрия случай.
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.Istentől, Gábrielen keresztül kapják, fentről kapják az üzenetet.
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.모든 슈퍼히어로들도 위에서부터 계시를 받게됩니다.
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.מאלוהים, דרך המלאך גבריאל, קיבלו גם הם את המסר שלהם מלמעלה -
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.من الله عبر الملاك جبريل .. فقد تلقوا رسائلهم من السماء
Allah'tan Cebrail ile alması gibi, mesajlarını yukarıdan alıyorlar.天からメッセージを受け取ります ピーター・パーカーが
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Ale špiónka Eve chce tyto informace také a je schopna zachytit jejich zprávy.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Cela les oblige à se transmettre des informations privées à distance.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Dock, en tjuvlyssnare som heter Eve vill ha dessa information med, och orkar avlyssna deras meddelanden.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Je tam ale Eva, ktorá ich odpočúva, ktorá tiež chce tieto informácie a je schopná zachytiť ich správy.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .그러나 이브라는 도청자가 있습니다 이 정보를 원하고 있죠. 그리고 메시지를 가로챌 능력도 가지고 있습니다
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Naja, eine Spionin namens Eve möchte diese Information auch und kann ihre Nachricht abfangen.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .Totusi, cineva pe nume Eve vrea de asemenea aceasta informatie si are abilitatea de a le intercepta mesajele.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .אבל אווה, "המצותתת", מעוניינת במידע הזה אף היא ובאמצעותה כלים לצותת למידע העובר ביניהם.
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .على كل هناك متصنتة اسمها ايف وهي ترغب في الحصول على تلك المعلومات ولديها القدرة على اعتراض رسائلهما
Ama onları gizlice dinleyen Merve de bu bilgiyi istiyor ve ikisinin mesajlarına ulaşabilir. . .二人のあいだで、その通話を 盗聴しようとしています。 そこでアリスは
Ama o videonun mesajlar kısmında küçük bir tartışma oldu.Aber ein wenig von einer Diskussion folgte auf das Video.
Ama o videonun mesajlar kısmında küçük bir tartışma oldu.Ale v komentářích ke videu se objevilo několik příspěvků na toto téma
Ama o videonun mesajlar kısmında küçük bir tartışma oldu.강의게시판에 이것에 대해 질문해주신 분들이 많아서
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Aber dann dachte ich mir, oh, ich sende mir selbst zweideutige Nachrichten.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Ale później pomyślałem, że ślę sobie samemu sprzeczne komunikaty.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim. Çünkü yazamam kötü ama yardım vermek iyidir.Но затем я поймал себя на том, что сам себе противоречу: не писать — плохо, а отдать на благое дело — хорошо.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Dar apoi m-am gândit, oh, îmi trimit mesaje amestecate.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.De arra gondoltam, így összezavaróan üzenek magamnak.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.하지만 제가 생각하기로는, 오, 저는 제 자신에게 뒤섞인 교훈을 주고 있었습니다.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Maar toen bedacht ik dat ik mezelf gemengde boodschappen zond.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Mais ensuite j'ai pensé, oh, je m'envoie à moi-même des messages contradictoires.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Mas depois pensei: "oh, estou a enviar mensagens cruzadas a mim mesmo.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Men så tænkte jeg, at jeg sendte mig selv blandede signaler.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Namun kemudian saya merasa, saya mengirim pesan yang bertolak-belakang.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Nhưng rồi tôi nghĩ, ồ, tôi đang gửi cho bản thân những thông điệp khác nhau.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.No ale pak jsem si uvědomil, že to úplně fungovat nebude.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Pero entonces me enviaría mensajes confusos.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Poi ho pensato: "Mi sto mandando messaggi contraddittori.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.Όμως τότε συνειδητοποίησα ότι απλώς έστελνα στον εαυτό μου αντιφατικά μηνύματα.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.А после си казах, че сякаш сам се опитвам да се объркам.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.А тоді спохопився, що сам собі суперечу.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.אך אז חשבתי, אוי, אני נותן לעצמי מסרים סותרים.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.ولكن ثم فكرت، ألا أقوم أنا بإرسال رسائل متضاربة لنفسي.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.書かないことは悪ですが、寄付することは善だからです。
Aslında, bu mesajların hiçbiri işe yaramadı.Aber keiner der Hinweise hat gewirkt.
Aslında, bu mesajların hiçbiri işe yaramadı.Avšak, ani jedna z týchto správ nefungovala.