Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.¿Cómo podías ir al banco cuando estabas trabajando?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Cum poți să mergi la bancă când ești la servici?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Hoe kon je naar een bank als je aan het werk was?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Làm sao mà bạn có thể đi đến ngân hàng khi bạn đang trong giờ làm việc?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Wie kann man zur Bank gehen, wenn man arbeiten muss?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Πώς θα μπορούσες να πας στην τράπεζα όταν δούλευες; Δεν είχε σημασία.
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Как можно пойти в банк, когда ты на работе?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz? Bunun bir önemi yoktu.Як ви могли піти в банк, коли ви були на роботі?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?Come si poteva andare in banca quando si lavorava?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?Hur man skulle ta sig till banken när man jobbade?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?Hvordan kunne man komme i banken mens man var på arbejde?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?Jak można było iść do banku, kiedy było się w pracy?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?여러분이 직장에 있는 동안
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?איך יכולת ללכת לבנק
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?كيف يمكنك الذهاب إلى البنك
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?你要開工點去銀行?
Mesai saatlerinde bankaya nasıl gidersiniz?銀行に行けっていうんですか? 知ったこっちゃなかった
Ne diyorsun sen? İşimiz başımızdan aşkın zaten. Fazla mesaiye kalamam ben.Ale máme tolik práce.
Ne diyorsun sen? İşimiz başımızdan aşkın zaten. Fazla mesaiye kalamam ben.Ale mamy tyle do zrobienia Nie mogę robić po godzinach.
Ne diyorsun sen? İşimiz başımızdan aşkın zaten. Fazla mesaiye kalamam ben.Hier ist die Hölle los und ich kann nicht länger bleiben.
Ne diyorsun sen? İşimiz başımızdan aşkın zaten. Fazla mesaiye kalamam ben.Κι έχουμε τόση δουλειά!
Pahalı personelin mesaisini gerektirmez.E se i pazienti potessero fare quel test da soli?
Pahalı personelin mesaisini gerektirmez.Jó lenne, igaz?
Pahalı personelin mesaisini gerektirmez.Não era preciso pagar a mão-de-obra cara.
Pahalı personelin mesaisini gerektirmez.No se necesitaría personal.
Pekala, senin için fazla mesai yapacagım!Bene, lavorerò al massimo per te!
Pekala, senin için fazla mesai yapacagım!Då så.
Pekala, senin için fazla mesai yapacagım!Então, matar-me-ei a trabalhar por ti!
Pekala, senin için fazla mesai yapacagım!Jeg arbejder over for dig.
Pekala, senin için fazla mesai yapacagım!Minä paiskin töitä sinun vuoksesi.
Pekala, senin için fazla mesai yapacagım!Pues lo haré por ti.
Pekala, senin için fazla mesai yapacagım!Świetnie, więc ja tu się zaharuję!
Pekala, senin için fazla mesai yapacagım!Ωραία τότε, θα δουλέψω πολύ!
Pekala, senin için fazla mesai yapacagım!Ну, что ж, я потружусь ради тебя!
Sheska'ya biraz fazla mesai verdim.Dei horas extraordinárias à Sheska.
Sheska'ya biraz fazla mesai verdim.Ho fatto fare gli straordinari a Sheska.
Sheska'ya biraz fazla mesai verdim.Jag gav Sheska övertid.
Sheska'ya biraz fazla mesai verdim.Jätin Sheskan ylitöihin.
Sheska'ya biraz fazla mesai verdim.Jeg gav Sheska overarbejde.
Sheska'ya biraz fazla mesai verdim.Le di trabajo extra a Sheska.
Sheska'ya biraz fazla mesai verdim.Sheska ma nadgodziny.
Sheska'ya biraz fazla mesai verdim.Έδωσα στη Σιέσκα υπερωρίες.
Sheska'ya biraz fazla mesai verdim.Я велел Ческе потрудиться сверхурочно.
Sonra sabah saat 2:00 ya da 4:00'e kadar fazla mesai yapıyoruz.Wtedy robimy nadgodziny do około drugiej, trzeciej.
Ve güneş de; "İyi günler sevgili Erich." diyor. Akşam mesaiden sonra Erich tekrar pencereye gidiyor.والشمس قالت: يوم جيد مساءاً وبعد العمل إريك حيا ثانياً
Yasalara göre işverenin, mesaiden daha yüksek ücret ödemesi gerekir.Conforme a la ley, el patrono debe pagar esas horas extraordinarias con un salario aumentado.
Yasalara göre işverenin, mesaiden daha yüksek ücret ödemesi gerekir.Enligt lag ska arbetsgivaren betala högre lön för övertid.
Yasalara göre işverenin, mesaiden daha yüksek ücret ödemesi gerekir.Lain mukaan työnantajan pitää maksaa ylitöistä korotettua palkkaa.
Yasalara göre işverenin, mesaiden daha yüksek ücret ödemesi gerekir.Selon la loi, l'employeur doit verser un salaire majoré pour les heures de travail supplémentaires.
Yasalara göre işverenin, mesaiden daha yüksek ücret ödemesi gerekir.По законодательству сверхурочная работа имеет более высокую стоимость.
Yasalara göre işverenin, mesaiden daha yüksek ücret ödemesi gerekir.يتوجب على رب العمل وفقاً للقانون أن يدفع راتب فيه زيادة عن العمل الإضافي.
Yoğun mesaiTravaillez dur