Arka arkaya 31 adet maratona eş değer mesafede... kayak kullandım.スキーで走りました。10週間で800マイルです
Aslında, 1400'den çeyrek mesafe kadar uzakta.De hecho, está a un cuarto de 1400
Aslında, 1400'den çeyrek mesafe kadar uzakta.In realtà, dista un quarto da 1400.
Aslında, 1400'den çeyrek mesafe kadar uzakta.למעשה, זה רבע מ'הדרך' מ-1,4000
Aslında, 1400'den çeyrek mesafe kadar uzakta.つまり11万2,000ドルに その4分の1を足せばいいのです
Aslında katettiği mesafe... ...bu orana göre otuz milyon ışık yılı olabilir.Ela foi agora - aquela distância pode ser na ordem de talvez 30 milhões de anos-luz.
Aslında katettiği mesafe... ...bu orana göre otuz milyon ışık yılı olabilir.Esa distancia podría ser del orden de unos 30 millones de años luz.
Aslında katettiği mesafe... ...bu orana göre otuz milyon ışık yılı olabilir.Es hat sich jetzt - diese Distanz kann jetzt im Bereich von ungefähr 30 Millionen Lichtjahren liegen.
Aslında katettiği mesafe... ...bu orana göre otuz milyon ışık yılı olabilir.Giờ nó đã đi - khoảng cách đó là theo tỉ lệ của 30 triệu năm ánh sang
Aslında katettiği mesafe... ...bu orana göre otuz milyon ışık yılı olabilir.Numărul nu este prea exact. Nu am făcut calculele necesare. Dar putem considera 30 de milioane de ani-lumină.
Aslında katettiği mesafe... ...bu orana göre otuz milyon ışık yılı olabilir.Przebyło - ten dystans może być rzędu być może nawet 30 milionów lat świetlnych.
Aslında katettiği mesafe... ...bu orana göre otuz milyon ışık yılı olabilir.Urazilo už asi 30 milionů světelných let.
Aslında katettiği mesafe... ...bu orana göre otuz milyon ışık yılı olabilir.Έχει πλέον προχωρήσει ... ... η απόσταση αυτή μπορεί να 'ναι της τάξης των 30 εκατομμυρίων Ετών φωτός.
Aslında katettiği mesafe... ...bu orana göre otuz milyon ışık yılı olabilir.Воно подолало, можливо, близько 30 млн світлових років.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Bạn cần ngồi đủ gần để giữ ấm, nhưng không quá gần đến nỗi bạn bị thiêu rụi.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Chcesz być blisko, aby było Ci ciepło, ale nie za blisko, aby się nie usmażyć.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Chcete být dost blízko ohni, aby jste byli v teple, ale ne tak blízko, že jste příliš zahřátí a popálíte se.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Chcete byť pri ohni tak blízko, aby vám bolo teplo, ale nie tak blízko, aby ste sa škvarili alebo zhoreli.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Du vill vara såpass nära lägerelden att du blir varm, men inte så nära att du grillas och bränner dig.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Elég közel akarunk lenni a tábortűzhöz, hogy melegen tartson, de azért nem annyira közel, hogy szénné égessen.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Hočete biti dovolj blizu ognja, da vam je toplo, vendar ne preblizu, da se ne opečete.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.캠프파이어 앞에서 따뜻한 정도의 거리에 앉는 것은 좋지만 더 가깝게 앉으면 너무 덥거나 화상을 입지요.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.On veut être assez près du feu pour qu'il nous réchauffe, mais pas trop près pour ne pas être rôti et brûlé.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Queremos estar perto da fogueira para nos aquecermos, mas não tão perto que fiquemos tostados e nos queimemos.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Θέλει να βρίσκεται αρκετά κοντά για να ζεσταίνεται, αλλά όχι και πολύ κοντά ώστε να καίγεται.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Ви бажаєте сидіти достатньо близько, щоб зігрітись, але не настільки, щоб спектись.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.אתם רוצים להיות קרובים מספיק לאש כדי להתחמם, אך לא קרוב מדי כי אז אז תהפכו לטוסט ותישרפו.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.تريد أن تكون قريبا بما فيه الكفاية للنار حتى تتدفأ، لكن ليس قريبا جدا بحيث تتحمص وتحترق.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.近づきすぎて熱くなったり 火傷したくはないのと同じです でも恒星については 全体的に受ける光の量以外にも
Atlantik Kürek Yarışı Kanarya Adaları'ndan Antigua'ya kadar sürer. Mesafe yaklaşık 3.000 mildir.La traversata dell'Atlantico a remi va dalle Canarie ad Antigua, per circa 3.000 miglia.
Atlantik Kürek Yarışı Kanarya Adaları'ndan Antigua'ya kadar sürer. Mesafe yaklaşık 3.000 mildir.Pertarungan mendayung lintas Atlantik dari Kepulauan Kanari hingga Antigua sejauh sekitar 3.000 mil.
Aynı mesafede bir kez daha sola gidersem,Jeżeli przesuniemy się o ten sam dystans w lewo.
Aynı mesafede bir kez daha sola gidersem,왼쪽으로 또 움직이면
Aynı mesafede bir kez daha sola gidersem,اذا تحركنا تلك المسافة الى اليسار مرة اخرى
Aynı mesafe.아까와 같은 수의 크기를 표현하려면
Aynı mesafe.نفس المسافة تلك
Aynısı bizim hipotetik moleküllerimiz için geçerlidir. Tüm içsel mesafeleri aynıdır.우리의 분자가설과 똑같이 적용됩니다. 그들의 모든 내부 간격이 똑같고요.
Aynısı bizim hipotetik moleküllerimiz için geçerlidir. Tüm içsel mesafeleri aynıdır.То же самое и с нашими гипотетическими молекулами — расстояния между их элементами одинаковы.
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Abbiamo anche sentito che prende le distanze: "quella donna".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Auzim şi limbaj de distanţare: "acea femeie."
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Chúng ta đã nghe những từ ngữ ám chỉ xa xôi như: "người phụ nữ đó."
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Hallottunk távolságtartó nyelvhasználatot is: "azzal a nővel."
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Kita juga mendengar bahasa yang menjauhkan "wanita itu."
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."거리감을 나타내는 말 "그 여자" 또한 들렸었죠
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Nous avons aussi entendu un langage de distanciation : "cette femme".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Počuli sme aj dištancovaný jazyk: "s tou ženou".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Také jsme mohli slyšet snahu o distancování se: "ta žena".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Também ouvimos linguagem de distanciamento: "aquela mulher."
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."También escuchamos lenguaje distanciador: "esa mujer."
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Usłyszeliśmy też wyrażenie dystansujące: "ta kobieta".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Vi hörde även distansierande språk: "den där kvinnan".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Vi hørte også afstandstagende sprog: "den kvinde."
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."We hoorden ook distantiërende taal: "die vrouw".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Wir haben auch distanzierende Sprache gehört: "Diese Frau."
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Ακούσαμε επίσης γλώσσα αποστασιοποίησης: "εκείνη τη γυναίκα".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Ми також чули мову дистанціювання: "з тією жінкою".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Мы также заметили язык отстранения: "та женщина".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."Също така видяхме дистанциране: "онази жена."
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."גם שמענו שפה שמרחיקה את הנושא: "האישה הזאת".
Ayrıca mesafeli dili de duyduk: "o kadın."لقد سمعنا لغة النأي بالنفس : "تلك المرأة".