mesafe ile cümle

mesafe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Işık yılı, ışığın bir yılda gittiği mesafedir.A lightyear is the distance that light travels in one year.
Işık yılı, ışığın bir yılda kat ettiği mesafedir.A lightyear is the distance that light travels in one year.
O mesafeden gemi bir adaya benziyor.From that distance, the ship resembles an island.
O, çok kısa mesafeden ateş etti.He fired at point blank range.
Newyork ve Londra arasındaki mesafe nedir?What is the distance between New York and London?
Güvenli bir mesafeden cesur olmak kolaydır.It is easy to be brave from a safe distance.
En tecrübeli pilotlar kokpitte binlerce saat mesafe katettiler.The most experienced pilots have logged many thousands of hours in the cockpit.
Tom'un mesafeleri yargılama sorunu var.Tom has trouble judging distances.
O, uçakla uzun mesafelere yolculuk eder.He travels long distances by plane.
Tom üç saat boyunca mesafeyi korudu.Tom covered the distance in three hours.
Martılar büyük mesafeler katedebilirler.Seagulls can fly over great distances.
Hepimiz birbirimize beş dakikalık yürüme mesafesinde yaşıyoruz.We all live within a five minutes' walk from each other.
Bu sadece yakın mesafede etkili.It's only effective at close range.
Bu bir yakın mesafeli ateşli silah yarasına benziyor.This looks like a close-range gunshot wound.
O uzak mesafede bir tekne fark etti.She noticed a boat in the far distance.
Evimin yürüme mesafesinde üç sağlık gıda mağazası var.There are three health food stores within walking distance of my house.
Dil öğrenmek bir kısa mesafe yarışı değildir; o bir maratondur.Language learning isn't a short distance race; it's a marathon.
Benim evimden senin evine mesafe, iki kilometredir.The distance from my house to your house is two kilometers.
Araya mesafe koy.Keep your distance.
Biz mesafe katetmedik.We didn't get far.
Bu, Mary'yi tatmin etmedi, onlar arasındaki ilişki daha mesafeli oldu.This did not satisfy Mary, and the relationship between them became more distant.
Mesafemizi korumamızı tavsiye ederim.I recommend we keep our distance.
Gözler ve kulaklar arasında dört parmaklık bir mesafe vardır.There is a distance of four fingers between the eyes and the ears.
Tartışmamızdan beri Tom mesafesini korudu.Since our argument, Tom has kept his distance.
Boston'dan üç saat mesafedeyiz.We're three hours from Boston.
Genel anlamda, mesafe koşucuları kısa mesafe koşucularından daha az esnektir.Generally speaking, distance runners are less flexible than sprinters.
Ne kadar mesafe kapladık?How much distance have we covered?
Uzun mesafeli ilişkiden daha kötü bir şey yoktur.There's nothing worse than a long-distance relationship.
Tom soğukkanlı, mesafeli ve kibirli.Tom is cold, distant and arrogant.
Boston'dan yaklaşık üç saatlik bir mesafede yaşıyorum.I live about three hours from Boston.
İkisinin de buraya 3 kilometreden az mesafede çiftlikleri var.They both have farms less than three kilometers from here.
Tom'un dairesi şehir merkezine yürüme mesafesinde bulunmaktadır.Tom's apartment is located within walking distance of the city center.
Tom'un dairesi tren istasyonundan yürüme mesafesindedir.Tom's apartment is within walking distance of the train station.
Villa plaja sadece 5 dakikalık yürüme mesafesindedir.The villa is only a five minutes walk from the beach.
Tom kavgayı güvenli bir mesafeden izledi.Tom watched the fight from a safe distance.
Kalabalık güvenli bir mesafeden yangını izledi.The crowd watched the fire from a safe distance.
Kalabalık güvenli bir mesafeden izliyordu.The crowd watched from a safe distance.
Tom uzun mesafeleri yürümeye alışkın.Tom is used to walking long distances.
Okulumuz buradan on dakika yürüyüş mesafesinde.Our school is a ten-minute walk from here.
Metro istasyonuna bir adım mesafede yaşıyorum.I live within spitting distance of the subway station.
Metro istasyonuna birkaç adım mesafede yaşıyorum.I live within spitting distance of the subway station.
Sadece bir on dakikalık yürüyüş mesafesindedir.It's only a ten-minute walk.
Biz güvenli bir mesafeye geri çekiliyoruz.We're pulling back to a safe distance.
Bu mesafeden söylemek zor.It's hard to tell at this range.
Tom uzun mesafe yüzücüsü bir şampiyondu.Tom was a champion long-distance swimmer.
Galaksimiz içindeki yıldızlar arasındaki ortalama mesafe yaklaşık 4 ışık yılıdır.The average distance between stars within our galaxy is about 4 light years.
Ay ortalama 382.400 kilometrelik bir mesafede dünyanın etrafında döner.The Moon orbits Earth at an average distance of 382,400 kilometers.
Çekim gücü mukavemeti mesafe ile hızlı bir şekilde azalır.The strength of the gravitational force reduces quickly with distance.
Dan'in mağazası Linda'nın evinden yürüme mesafesindeydi.Dan's store was within walking distance from Linda's home.
Hiç uzun mesafe ilişkisi yaşadın mı?Have you ever had a long distance relationship?
Benim dairem istasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bulunmaktadır.My apartment is located a five minute walk away from the station.
Şu ana kadar ölçülen en küçük mesafe nedir?What is the smallest distance ever measured?
Hava açıkken Fuji Dağı uzak mesafeden görülebiliyor.On a clear day, we can see Mt. Fuji in the distance.
Hiçbir şey arabayla uzun mesafe yolculuktan daha sıkıcı değil.Nothing is more boring than traveling long distances by car.
O, uzun mesafeleri yürümeye alışkındır.She is used to walking long distances.
Tepelik arazide yer alan katedral uzun bir mesafeden görülebilir.Situated on hilly terrain, the cathedral can be seen from a long distance.
Uzun mesafe ilişkileri gerçekten işe yarayabilir mi?Can long distance relationships really work?
Uzun mesafe ilişkileri işe yarayabilir mi?Can long distance relationships work?
Uzun mesafe telefon görüşmeleri o zaman pahalı idi.Long distance phone calls were expensive at the time.
Prenses büyüdüğü zaman büyük bir mesafe yaşayan bir prens ile nişanlandı.When the princess grew up she was betrothed to a prince who lived at a great distance.

İlgili Sayfalar