Charlie, bana mermi ver.Τσάρλι, δώσε μου πολεμοφόδια!
Charlie, bana mermi ver.Чарли, дай мне патроны.
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu."Byliśmy zdziwieni urazem, ponieważ nie było kuli.
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu.Kami terkejut melihat lukanya karena tidak ada peluru.
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu.Nous avons été surpris par la blessure parce qu'il n'y avait aucune balle.a
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu.Poškodba nas je presenetila ker ni bilo metka.
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu.Siamo stati sorpresi dalla ferita poiché non abbiamo trovato alcun proiettile.
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu.Skadan förbryllade oss först då någon kula ej påträffades..
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu.We waren verrast door het letsel omdat er geen kogel was.
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu.Wir waren über die Verletzung überrascht, da es keine Kugel gab.
Çok şaşırmıştık Hamid'in yarasını gördüğümüzde, çünkü hiç mermi yoktu.لقد شعرنا بالدهشة من الإصابة لأنه لم تكن هناك رصاصة.
Düşman mermileriyle yaralananlardan çok... ...frengi hastamız var.Máme více ztrát způsobených kapavkou, než nepřátelskými kulkami.
Düşman mermileriyle yaralananlardan çok... ...frengi hastamız var.Zberite ženske iz vseh čet.
Düşman mermileriyle yaralananlardan çok... ...frengi hastamız var.Έχουμε περισσότερα θύματα από το χειροκρότημα... ...παρά από τις σφαίρες του εχθρού.
Düşman mermileriyle yaralananlardan çok... ...frengi hastamız var.В момента имаме повече жертви от трипера... ...отколкото от вражеските куршуми.
Eğer bundan sonra öldürmezseniz, bu zamanınızın ve merminizin bir hiç uğruna harcandığı anlamına gelir.Jeśli w tej sytuacji nie zniszczycie tego działa, zmarnujecie czas i pocisk.
Eğer bundan sonra öldürmezseniz, bu zamanınızın ve merminizin bir hiç uğruna harcandığı anlamına gelir.Jestliže jej ihned potom nezabijete, bude to znamenat ztrátu času a střely.
Eğer bundan sonra öldürmezseniz, bu zamanınızın ve merminizin bir hiç uğruna harcandığı anlamına gelir.Si después de esto no lo matas, se habrá desperdiciado tiempo y un proyectil.
Eğer bundan sonra öldürmezseniz, bu zamanınızın ve merminizin bir hiç uğruna harcandığı anlamına gelir.Si vous ne le détruisez pas juste après cela, cela signifie que le temps et l'obus ont été dépensés pour rien.
Eğer bundan sonra öldürmezseniz, bu zamanınızın ve merminizin bir hiç uğruna harcandığı anlamına gelir.Wenn ihr sie jetzt nicht ausschaltet, habt ihr die Zeit und die Granate umsonst verschwendet.
Eğer tüm şarjörü bana harcamasaydın muhtemelen bu kadar mermi almazdın. Hahahaha!Asi byste nepotřebovali tolik munice, kdybyste jí nevystříleli na mě.
Eğer tüm şarjörü bana harcamasaydın muhtemelen bu kadar mermi almazdın.글쎄, 님들도 나한테 그렇게 총질해대지 않았으면 총알을 많이 사야 할 필요가 없을걸
Eğer tüm şarjörü bana harcamasaydın muhtemelen bu kadar mermi almazdın.Ni vet,ni hade nog inte behövt köpa så mycket ammunition om ni inte använt upp allt för att skjuta på mig .
Eğer tüm şarjörü bana harcamasaydın muhtemelen bu kadar mermi almazdın.Weet je, je hoefde niet zo veel kogels te kopen als je het niet allemaal op mij verspild had.
Eğer tüm şarjörü bana harcamasaydın muhtemelen bu kadar mermi almazdın.Наверное, вы бы не купили у меня столько патронов, если бы не потратили их все, паля в меня.
Fu'nun ölümünün boşa gitmemesini sağladın. Bense senin için hiçbir şey yapamıyorum. -Mermi ver!Ya viste que la muerte de Fu no fue en vano y, sin embargo, no puedo hacer nada por ti. - ¡Dame municiones!
Görüşürüz! Şimdi bir mermi gibi uçup buraya gelecek.Sao anh lại gọi em tới một nơi... như thế này...
Ha, bilmem ki. Eğer tüm şarjörü bana harcamasaydın muhtemelen bu kadar mermi almazdın.Δεν ξέρω, μάλλον δε θα χρειαζόσασταν τόσες σφαίρες αν δεν τις είχατε ξοδέψει όλες πυροβολόντας εμένα.
Havada, gözyaţartýcý gaz bulutlarý vardý ve mermiler uçuyordu, ve çatýţmanýn ortasýnda bir polis öldürüldü.명백한 이윤을 얻는 권력자들이 있습니다.
Havada, gözyaţartýcý gaz bulutlarý vardý ve mermiler uçuyordu, ve çatýţmanýn ortasýnda bir polis öldürüldü.Leur pouvoir est plus important pour eux que n'importe quoi.
Havada, gözyaţartýcý gaz bulutlarý vardý ve mermiler uçuyordu, ve çatýţmanýn ortasýnda bir polis öldürüldü.Y ése poder es más importante para ellos que cualquiér otra cosa.
Havada, gözyaţartýcý gaz bulutlarý vardý ve mermiler uçuyordu, ve çatýţmanýn ortasýnda bir polis öldürüldü.И для них нет ничего более важного, чем их власть.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Chúng tôi có thể nghe được trong không trung những viên đạn bay qua.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Hallottuk a levegőben a golyók süvítését.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk. Hepimiz sığınağa doğru koşmaya başladık.Мы услышали свист пролетавших мимо пуль и изо всех сил помчались в сторону укрытия.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.저흰 총알이 공중을 날아가는 소리를 들었습니다.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Mohli jsme ve vzduchu slyšet prolétající kulky.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Oíamos las balas pasar por el aire.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.On pouvait entendre les balles siffler dans l'air.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Ouvíamos as balas a passar no ar.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Puteam auzi șuieratul gloanțelor prin aer.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Sentivamo i proiettili passare in aria.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Vo vzduchu sme počuli svišťať guľky.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.We hoorden de kogels voorbij suizen.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Wir konnten in der Luft die Kugeln vorbeiziehen hören.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.W powietrzu świstały przelatujące kule.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Ακούγαμε στον αέρα σφαίρες να πετάνε.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.Чувахме как куршумите прехвърчаха във въздуха.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.יכולנו לשמוע באוויר את שריקות הכדורים.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.نستطيع أن نسمع في الجو مرور الرصاص.
Havada uçan mermilerin seslerini duyabiliyorduk.弾丸の音が聞こえました 私たちは塹壕に向かって
(HEY!) (Ben bi' tüccarım!!) Mermim bitti.(HEJ!) (Jestem handlarzem!)
(HEY!) (Ben bi' tüccarım!!) Mermim bitti.(HEY!) (Ich bin Händler!!)
(HEY!) (Ben bi' tüccarım!!) Mermim bitti.(HEY!) (Sono un mercante!!)
Hey, mermi yok. Hazır mısın?،إن كان لديك متّسع من الوقت .فأنّي أريد مساعدتك
Hey, mermi yok.Vad?
Hey, Şuna bak. Aynı anda başlayalım, tamam mı? Hey, mermi yok.Je dois le faire avec ma bouche ?
Hey, Şuna bak. Aynı anda başlayalım, tamam mı? Hey, mermi yok.Kau suruh aku menekan dengan mulutku?
Hey, Şuna bak. Aynı anda başlayalım, tamam mı? Hey, mermi yok.Kau suruh aku menekan dengan mulutku?
Hey, Şuna bak. Aynı anda başlayalım, tamam mı? Hey, mermi yok.Tao có bấm được số bằng miệng tao không hả? thằng khốn ngu xuẩn gọi cho Moosung ở Samseongyo vâng thưa đại ca