Ana içeriğe geç
Sözlük

mermi ile cümle

mermi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Ciągle strzelali - celowali i zmieniali magazynki w swoich karabinach.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.De sköt, de sköt och de siktade och de avlossade sina automatvapen.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Eles atiram...atiram...e apontam... ...e descarregam as armas automáticas.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Mereka terus menembaki membidik dan menembaki senapan mesinnya
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Neprestávajú strieľať. Mieria a strieľajú z ich automatických zbraní.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Sie schossen weiter - sie zielten und luden ihre automatischen Waffen nach.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Sparavano, sparavano, puntando e scaricando le loro armi automatiche.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.They kept shooting - aiming and unloading their automatic weapons. This will go down in history.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Továbbra is lőnek. Céloznak és újratöltik az automata fegyvereiket.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar."Συνέχισαν να πυροβολούν..." "...σκοπεύοντας και αδειάζοντας τα αυτόματα όπλα τους."
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.Они продолжают стрелять - целясь и разряжая свое автоматическое оружие
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar."Стреляха, стреляха, насочвайки и изпразвайки автоматичните си оръжия.
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.הם המשיכו לירות מכוונים וטוענים את הנשק האוטומטי
Ateş etmeye devam ettiler - otomatik silahlarıyla nişan aldılar ve mermileri boşalttılar.自動小銃で照準定めています これは歴史に残ります この証拠があることを神に感謝します
Aurora'da da benzer bir şey yaşandı. Saldırganın silahındaki şarjörde 100 mermi vardı.Тоже самоe с поисшествием в городе Аврора.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.A mi padre le habían dado un arma vieja que ni siquiera llegaba a la vera opuesta del río.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Az apámnak egy régi puskát adtak, ami még a folyó másik partját sem tudta elérni.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Cha tôi đã được giao một cây súng cũ đến mức nó chả bắn tới được bờ đối diện.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.저의 아버지는 오래되어 심지어 강둑 반대편에도 미치지 못하는
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Meu pai recebera um arma velha que nem conseguia alcançar a outra margem oposta.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Mijn vader had een oud geweer gekregen dat niet eens de andere rivieroever kon bereiken.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Min far var udstyret med et gammelt våben som ikke kunne nå til den modsatte flodbred.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Mio padre aveva un vecchio fucile che non andava oltre la riva opposta.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Mojemu ojcu dano starą strzelbę, która nie mogła sięgnąć przeciwległego brzegu.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Můj otec dostal starou pušku, které nebyla ani schopna dostřelit na druhý břeh.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.On avait donné à mon père un vieux fusil qui ne pouvaient même pas atteindre la rive opposée.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Tatălui meu i se dăduse o armă veche, care nici nu putea trage până pe malul opus.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Του πατέρα μου του είχε δοθεί ένα τόσο παλιό όπλο που η σφαίρα δεν μπορούσε καν να φτάσει στην απέναντι όχθη.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Моему отцу выдали старую винтовку, из которой даже нельзя было попасть в цель на другом берегу реки.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.Моєму батькові видали стару рушницю, яка навіть не могла дострілити до протилежного берега річки.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.На баща ми му била дадена една стара пушка, която не можела да достигне насрещният край на реката.
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.אבי קיבל רובה ישן אשר לא יכל להגיע
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.لقد أعطي والدي بندقية قديمة لم يكن بمقدورها
Babama verilen eski bir silahtı ve mermiler karşı kıyıya bile erişemiyordu.旧式の銃では 弾が対岸まで 届かなかったのです
Basit mermilerde ortalama 10 metre ve premium YP mermilerde 30 metredir.Der Durchschnitt beträgt bei gewöhnlichen Granaten 10 Meter und bei einer Premium-HE-Granate 30 Meter.
Basit mermilerde ortalama 10 metre ve premium YP mermilerde 30 metredir.V průměru je to 10 metrů u běžných granátů a 30 metrů s prémiovými explozivními granáty.
Basit mermilerde ortalama 10 metre ve premium YP mermilerde 30 metredir.Wynosi on średnio 10 metrów dla zwykłych pocisków i 30 metrów dla pocisków OB premium.
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)Bo chyba macie za dużo amunicji i chcecie przerobić mnie na mięso armatnie...
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)Ich glaube ihr habt noch jede Menge Munition und ihr erschießt mich... (wenn ich rauskomme!)
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)Ik denk dat je een heleboel kogels hebt, en dat je me gaat neerschieten... (als je hier komt!)
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)Jag tror ni har massor av amunition och att ni kommer skjuta mig... (Om ni kommer hit!)
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)Je pense que vous avez plein de munitions et que vous allez me tuer si je sors de là.
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)난 니들이 존나 많은 총알을 가지고 있고 여기 와서 날 쏴죽일 거라고 생각한다!
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)Myslím, že máte ještě hodně munice a zastřelíte mě... (když přijdete sem!)
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)Penso che voi abbiate un sacco di munizione e voi mi sparerete; se venite qu
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)Νομίζω πως έχετε πολλές σφαίρες και πως θα με πυροβολήσετε αν έρθετε εδώ.
Bence tonla merminiz var ve beni vuracaksınız... (...oraya gelirsem!)Думаю, у вас полно патронов и вы застрелите меня... [если подойдете ближе!]
Ben değildim. Sadece mermiydi.Η σφάιρα ήταν.
Beni koru! Şu serseri mermi doldurmak için durduğunda beni koru! -Hadi!Naiklah!
Beni koru! Şu serseri mermi doldurmak için durduğunda beni koru!Да направим огнена завеса!Когато тези задници спрат за презареждане, ме прикривайте!
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"Dělám tenhle výzkum. Můžete mi poslat kulku?"
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"Ezt a kutatást végzem. Tudnak küldeni nekem egy töltényt?"
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"I doe dit onderzoek. Kunt u mij een kogel toesturen?"
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"Je fais ces recherches. Et pourriez-vous m'envoyer une balle ?"
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"저에게 총알을 보내주시겠습니까?'"라고 물었습니다.
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"¿Podrían mandarme una bala?"
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"Potete mandarmi una pallottola?"
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"Saya melakukan penelitian ini. Bisakah anda mengirimkan saya sebutir peluru?"
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"Som Christien. Robím takýto výskum. Môžete mi poslať guľku?"
Bir araştırma yapıyorum. ve bana bir mermi gönderebilirmisiniz?"Sunt Christien. Fac această cercetare. Şi-mi puteţi trimite un glonţ?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod