Hersek'in en büyük şehri olan Mostar, bölgenin merkezindedir.The largest city is Mostar, in the center of the region.
Köyden, il merkezindeki sanayide çalışan insanlarda bulunmaktadır.District where factory workers live.
Şehir merkezinde önemli türbeler de vardır.There are also major roads within the municipality.
Bu sığınak, Berlin]]'in merkezinde, Reich Şansölyesinin altında bulunuyordu.This was located below the Reich Chancellery in central Berlin.
Komutan Sinclair de, tüm bu yaşananların merkezindeki kişi konumundadır.Commander Jeffrey Sinclair is in overall charge of the station.
Deneylerinin merkezinde bir kronometre bulunuyordu.He was blinded in an experiment in the concentration camps.
İki dillilik alışveriş merkezinde vurgulanmaktadır.The two-level shopping center is anchored.
Kent merkezine uzaklığı yaklaşık 15 dakikadır.Distance from the capital is roughly 15 minutes.
Kent merkezine uzaklığı yaklaşık 5 dakikadır.Affoltern is about 5 minutes north.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.Most of the festival activities take place in the centre of Beigang.
Fakat bu, devlet merkezinde değildi.But I wasn't on the state team.
Bethesda DMATC konumu, Maryland ile ilgili NGA merkezinin eski sitedir.DMATC's location in Bethesda, Maryland is the former site of NGA's headquarters.
Mardin il merkezine 34, Kızıltepe ilçesine 10 km uzaklıktadır.South and downriver is the Indian border around 11.4 km away.
Toplam 74.566 nüfusa sahip olan Bochum-Wattenscheid idari merkezine bağlıdır.Theisen-Eaton finished with a world-leading 6765 points.
Grant, Tim ve Lex ziyaretçi merkezine ulaşırlar.Grant, Tim, and Lex take shelter in a treetop.
Malatya merkezinde yaklaşık 100 yıllık tarihi olan bir cami bulunmaktadır.Hindi has an approximately ten-century history.
Mahalle, şehir merkezinde D 400 devlet yolunun güneyinde yer almaktadır.It is located along the D414 state road in the south of the country.
Şehir merkezindeki nüfus aniden fırlayışa geçti.New buildings in downtown sprang up almost immediately.
Hat 34.5 km uzunluğunda olup Tokyo'nun şehir merkezinin etrafından geçmektedir.It is 635.5 kilometers from Tokyo Station.
Parti merkezine gidelim de bir çay içelim dedik.I would stand in the window, drink a cup of tea.
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.A brief scene involving a semi-nude woman in bed.
Bakterinin ismi Jules Verne'nin, Dünya'nın Merkezine Seyahat' isimli romanından gelmektedir.The name comes from a quotation from Jules Verne's novel Journey to the Center of the Earth.
Çorum il merkezine 41 kilometre uzaklıktadır.This mine is 41 km SW from sum center .
Yunus otopsi yapmak için WWF merkezine götürülmüştür.The body will be taken to the WWF office for an autopsy of the body.
Ye Savaşı: Cao Cao Ye'i kuşatır ve Ye'nin merkezinde Yuan ailesini yakadı.Battle of Ye: Cao Cao lays siege to and captures the Yuan family headquarters of Ye.
Adrese dayalı nüfus sayımında, belde sağlık merkezine bağlı nüfus 850 olarak tespit edilmiştir.A large chapel, seating 850 people, was included within the hospital.
Güneş, Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alan yıldız.The Sun is a star located at the center of the Solar System.
Şehir merkezinden kalenin görünümü.View from the city center.
Üniversitelerin araçları, belediye otobüsleri ile veya özel taşıtla kayak merkezine ulaşılabilir.We can reach the college by corporation buses and private buses.
"Yukarı Silezya Bölgesi Kömür Havzası"'nın merkezindedir.The area lies within the Upper Silesian Coal Basin.
Merkezin etrafında geniş parklar bulunmaktadır.There are many apartments surrounding the station.
Bu bölge, Londra Planı'nda Büyük Londra'nın 35 büyük merkezinden biri olarak yer almaktadır.The area is identified in the London Plan as one of 35 major centres in London.
Köyün merkezindeki okul binası uzun süredir okul olarak kullanılmıyor.The large stone school was used as community centre for some time.
2007'de düşük fiyatlı havayolu şirketi Ryanair havalimanında merkezini kurdu.On 16 December 2009, low-cost carrier Ryanair announced a base at this airport.
Adana, Adana ilinin merkezindeki şehir.Şehir Stadium, Adana.
Türkler Dünyanın Merkezinde oturur, yani kendilerini koruyan Gök'ün altında.They are guardians to the path of heaven, protecting man on their path.
Gençlerin büyük bölümü ise kent merkezinde çalışmakta ve yaşamaktadır.The majority of its members are residing or working east of Seattle.
Birlik Aralık 1920’de Cork City şehir merkezini yakacaktır.11 December 1920: The Burning of Cork.
Mimarlık kampüsü, Kudüs’ün merkezindeki Tarihi Bezalel yerleşkesindedir.The architecture campus is in downtown Jerusalem, in the historic Bezalel building.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduThis man was in an NGO feeding center, being helped as much as he could be helped.
Dirseğinizin merkezinizde olmasına dikkat edin ve yavaşça olacaktır.Make sure your elbow is in your center and just slowly over time.
Dünyanın merkezine gitmek ve doktor olmak istiyor.He wants to go to the center of the world and he wants to become a medical doctor.
Onun görüşünün merkezinde devlet var.Government is at the center of his vision.
Tanrı çoğu dinin merkezindedir.God is the center of most of the religions.
Evrenin merkezindeymişiz gibi görünüyor ancak unutmayın, burasının yüzeyde olması mümkün.Maybe I'll make it a little bit of an oval.
Şehrin merkezinde kendi kayıt stüdyomu açtım.I just opened up my own recording studio downtown.
Verilen bir açının köşesini yarım çemberin veya açıölçerin merkezine oturtursunuz. -So you could say the measure of angle BAC is equal to 30 degrees.
Bu açıyı şuraya, açıölçerin merkezine, tekrar çiziyorum.And in general, there's a couple of interesting angles to think about.
Amerika, dünyanın dört bir yanındaki güçlü ittifakların merkezinde olmaya devam edecek.America will remain the anchor of strong alliances in every corner of the globe.
Pekala, cunku kutle merkezine daha fazla yakindim.Well, because I'm actually closer to its center of mass.
Dudak kalemini dudak merkezinden yine dudak merkezine doğru başka bir renk olmadan süreceğiz.We're going to blend it in towards the center leaving the center of the lip without color.
Ve dudak merkezini çıplak bırakarak dudaklarınız tamamen parlak olduğunu göreceksiniz.And by leaving it naked in the center, you're really going to see the full brightness of that lip.
Ve süperkütleli karadeliklerin bu galaksilerin merkezinde olabileceği düşüncesi gelişti.So, there is the thought that maybe supermassive black holes exist at the center of galaxies.
Burada Samanyolu'nun merkezinin geniş açı resmini görüyoruz.And this is a wide field picture taken of the center of the Milky Way.
Benim görmek istediğim yıldızlar galaksi merkezine mümkün olduğunca yakın olanlar.So, I want to see the stars that are as close to the center of the galaxy as possible.
Böylece bu boş köy merkezini ve kalabalık hastaneleri elde edersiniz.So you get these empty village subcenters and crowded hospitals.
Bir keresinde Susan'a ţehir merkezindeki parkta ücretsiz aile ţenliđinin ne olduđunu sordu.One day, he said to Susan, "What's this free family entertainment in downtown Highland Park?"
Muhamad Ali merkezinin yanında çalışmak, ve ona saygı duymak durumundaydık.We had to operate next to the new Muhammad Ali Center, and respect it.
Bunun merkezinde ne olabileceğine dair kendi fikirlerim var, fakat diğer her fikre açığım.I have my own ideas about what could be at the heart of this, but I'm wide open to others.
Sushumna, omuriliğimizin merkezine bağlı.Sushumna is the center part of our back bone.