Tekirdağ il merkezine 20 km uzaklıktadır.το χωριό απέχει 20 χλμ από τη Ραιδεστό.
29 üyenin her biri NATO'nun Brüksel'deki merkezine bir delegasyon veya misyon göndermektedir.Hver af de 28 medlemslande sender en delegation, eller mission, til NATO's hovedkvarter i Bruxelles i Belgien.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.Størstedelen af festivalens aktiviteter foregår i centrum af byen.
Dostluk İçin Futbol programının önemli özelliklerinden biri de kendi Çocuk Basın Merkezine sahip olmasıdır.Et særpræg for Fodbold for venskab-programmet er dets eget internationale børns pressecenter.
Senato Meydanı ve çevresi, Helsinki'nin kent merkezinin en eski bölümünü oluşturmaktadır.Senatstorvet og dets omgivelser udgør den ældste del af det centrale Helsinki.
Paris’teki UNESCO merkezinde çalıştı.Han deltog endvidere i opførelsen af UNESCO-huset i Paris.
Pinatubo, Filipinler'in Luzon Adası'nın merkezinde aktif bir yanardağdır.Pinatubo er en aktiv stratovulkan midt på øen Luzon i Filippinerne.
Dublin, İrlanda ulaşım ağının merkezindedir.Dublin er centrum for Irlands vejnet.
Bölgenin merkezindeki yıldız USNO-A2.0 0600-01400432'dir.Stjernen nær områdets centrum er USNO-A2.0 0600-01400432, som har en tilsyneladende størrelsesklasse på 18,95.
Yerleşim merkezinde küçük bir liman bulunmaktadır.Der findes en lille havneplads ved lokaliteten.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Centeret, hvor størstedelen af massen samledes, blev stadigt varmere end den omgivende skive.
Nüfusun büyük çoğunluğu kent merkezinde apartmanlara yerleşmiş biçimde yaşardı.Størsteparten af befolkningen levede i under trange kår i byens centrum i lejlighedskomplekserne.
Federasyon merkezini 1956 yılında Münih’e taşımış, 2002 yılında tekrar Cenevre’ye dönmüştür.Efter flytninger til Bern i 1940 og til München i 1956 kom FIBA tilbage til Geneve i 2002.
Orta Asya'da Asya kıtasının coğrafî merkezinin hemen kuzeyinde ve Güney Sibirya'da yer almaktadır.Republikken ligger i det geografiske centrum af Asien, i det sydlige Sibirien.
Niğde il merkezine iki gidiş yolu bulunmaktadır.Det er to adgangsveje til fæstningen.
Sparken Parkı, Hamnmagasinet ve Ume Nehri yakınlarında Umeå şehir merkezindeki bir paten merkezidir.Sparken er en skateboardpark nede ved Hamnmagasinet og elven i det centrale Umeå.
Şing Mun Nehri Tai Wai bölgesinden başlar ve Şa Tin kasabasın merkezinden geçerek Tolo Limanı'na akar.Shing Mun River kanalen går fra Tai Wai området gennem bymidten af Sha Tin til Tolo-havnen.
Genelde ağaç, dünyanın merkezinde bir dağın zirvesinde bulunur.I Danmark placeres sædvanligvis en stjerne i toppen af træet.
Parti merkezine gidelim de bir çay içelim dedik.Den udkom med titlen Eat Me Drink Me.
Parque Eduardo VII, şehir merkezinde yer alan en büyük parktır ve Avenida da Liberdade’nin devamında bulunur.Forvaltningen har plads i en nyklassicistisk bygning på Avenue de la Liberté, hovedstadens største boulevard.
Bu mahkemeler her il merkezinde kurulur.I stedet skal alle sager behandles af Stortinget i plenum.
Şehir merkezinden üniversiteye gitmektedir.Han skal på universitetet i hovedstaden.
Oslo Spektrum, Norveç'in doğusunda, Oslo merkezindeki çok amaçlı kapalı bir arenadır.Oslo Spektrum er en stor indendørs arena i det centrale Oslo tæt ved Oslo Centralstation.
Kadın tablonun merkezinde, erkek ise sağ tarafında çizilmişti.Personerne betragtes på afstand med kvinden placeret i maleriets centrum og manden til højre.
08:09 "Enola Gay" Hiroşima şehir merkezini gözle gördü.8:15 blev Little Boy kastet fra bombeflyet Enola Gay over det centrale Hiroshima.
Tüm kura çekimleri, aksi belirtilmedikçe, UEFA'nın Nyon, İsviçre'deki genel merkezinde yapılmaktadır.Alle lodtrækninger fandt sted i UEFA’s hovedkvarter i Nyon, Schweiz, med mindre andet er angivet.
Belde, il merkezine 60, ilçe merkezine 7 km mesafededir.Netto, Aldi mv. inden for 7 km.
Fakat, ancak ilçe merkezinden sonra genişlemeye başlar.Etter det begynte han å vende seg til avgudsdyrkelse.
Bu bölge, Londra Planı'nda Büyük Londra'nın 35 büyük merkezinden biri olarak yer almaktadır.Området er identifisert i London-planen som et av 35 betydningsfull sentere i London.
İlçe merkezinin ilk yerleşim yeri hakkında kesin bilgiler bulunmamaktadır.Det finnes ingen sikre kilder til å avgjøre tidspunktet for den første bosetting på stedet.
Alışveriş merkezinda 120 adet mağaza yer alıyor.Det er 90 butikker i kjøpesenteret.
PMOI 1986'da İran-Irak savaşı esnasında genel merkezini Irak'a taşımıştır.PMOI flyttet sitt hovedkvarter til Irak i 1986, under Iran-Irak krigen.
Delhi'nin merkezinde yer alır ve bir dizi müzeye ev sahipliği yapar.Det ligger i sentrum av Delhi og huser i dag en rekke museer.
Dostluk İçin Futbol programının önemli özelliklerinden biri de kendi Çocuk Basın Merkezine sahip olmasıdır.En spesiell del av Fotball for vennskap-programmet er et eget internasjonalt barnepressesenter.
Bağlantılı iki bina, Edinburgh'un merkezindeki Chambers Caddesi'nde bulunmaktadır.Museet ligger i Chambers Street i sentrale Edinburgh.
İki dillilik alışveriş merkezinde vurgulanmaktadır.To kjøpesentre er blitt etablert i sentrum.
Kent merkezinin batısındaki tepelerde Victoria Üniversitesi ve Wellington Botanik Parkı bulunur.På åsen vest for sentrum ligger Victoria University og Wellingtons botaniske hage.
Aktif Ruapehu, Ngauruhoe ve Tongariro volkanik dağları parkın merkezinde yer almaktadır.De aktive vulkanene Ruapehu, Ngauruhoe og Tongariro ligger i innerst i parken.
Bilimsel bakış açısıyla alacakaranlık Güneş'in (merkezinin) ufka göre yaptığı açıyla tanımlanır.Fra et vitenskapelig perspektiv er tussmørke definert etter solsentrets posisjon i forhold til horisonten.
Tromsø Köprüsü ise Tromsø şehrinin doğrudan merkezine yol izlemektedir.I tettstedet Tromsø ligger selve sentrum av Tromsø by.
Tibet’teki aynı isimli Dzogchen Manastırı Nyingma’nın altı ana merkezinden biridir.Det finnes et dzogchen-kloster i Tibet, som tilhører til de seks høye klostrene i nyingma-skolen.
Bu merkezin iki göreve sahiptir.Rådet har to oppgaver.
Elazig il merkezine bağlı bir ildir diğer ilcelerde de bu isimle bir koy adi bulunmaktadır.En nål settes inn i hevelsen, og man aspirerer (trekker inn i nålen) noe av innholdet.
Bunun 175.000'ni ilçe merkezinde, yaklaşık 55.000'i ise kırsalda yaşamaktadır.Det bor ca. 25,000 mennesker i selve byen og rundt 55,000 i hele kommunen.
Uluslararası PEN Kongresi her yıl başka bir PEN merkezinin evsahipliğinde düzenlenir.Under FIAVs ledelse avholdes det annet hvert år internasjonale flaggkongresser.
Hava, daima yüksek basınç merkezinden alçak basınç merkezine doğru hareket eder.Samtidig strømmer luften alltid fra høytrykk mot lavtrykk.
Şehir merkezinde hâlâ büyük sayıda eski anıtsal binalar bulunmaktadır.Det er ikke mange eldre bygninger igjen i det sentrale byområdet.
Şehir Budapeşte’den Macaristan’ın ana ulaşım merkezinden bir dereceye kadar kendi başına kalmasına alışık.Byen pleide å være noe isolert fra Budapest, Ungarns hovedhub for kommunikasjon.
Aslında ilçenin tam merkezinden geçen bir akarsu bulunmakta ve çeşmeler de yer almaktadır.Linjen var opprinnelig enkeltsporet og hadde vikespor (krysning) blant annet i Øvregaten.
Uçak Dünya Ticaret Merkezinin Kuzey Kulesine çarptı.Kaprerne fløy flyet inn i nordtårnet i Verdens handelssenter i New York.
El Prat de Llobregat şehrinde Barcelona'nın merkezinden 10 km. uzaklıkta bulunur.Barcelonas hovedflyplass er El Prat, som ligger i El Prat de Llobregat, rundt 10 km fra Barcelona.
Az sayıda olan nüfus son yıllarda il merkezine yapılan göçlerle değişiklik göstermektedir.En rekke andre språk snakkes av innvandrere som har flytta til landet de siste tiåra.
1 Ocak 1979'da şirket merkezini Washington eyaletinin Bellevue şehrine taşıdı.Selskapet flyttet til nye lokaler i Bellevue i delstaten Washington i januar 1979.
Kent merkezine uzaklığı yaklaşık 15 dakikadır.Det er ca. 15 minutters gåtur til sentrum.
Karayolları ve demiryolları merkezinde bulunur.Tunnelene og jernbanestasjonen finnes fremdeles.
Eserin merkezinde Meryem ve kucağında Çocuk İsa vardır.Maria holder igjen Jesusbarnet i sine armer.
Tüm kuralar İsviçre'nin Nyon şehrindeki UEFA Merkezinde çekildi..Alle trekninger vil foregå i UEFAs hovedkontor i Nyon i Sveits, om ikke annet er oppgitt.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Den var det seremonielle sentrum for keisermakten, og den største bevarte trebygning fra keisertidens Kina.
Parkın merkezinde en yüksek noktası 32 metre yükseklikteki Qionghuado Adası (琼华岛 Qiónghuado) yer almaktadır.Sentralt ligger en øy ved navn Qiónghuá 琼华, og på den kneiser parkens høyeste punkt på 32 meter.
Adını şirketin genel merkezinin bulunduğu (Baden-Württemberg) eyaletine bağlı Heidelberg şehrinden alır.Bedriften har navnet sitt fra byen Heidelberg i Baden-Württemberg, hvor konsernet har sitt hovedkontor.