Grande Île, Fransa'nın Strazburg kentinin tarihi merkezinde yer alan bir adadır.Grande Île (Straatsburg), de historische kern van de stad Straatsburg.
Merkezinde Tanrı olan bir felsefe geleneğinin şüpheciliğe imkân tanımayacağı açıktır.Over welke vinger bij welke god hoort, is niet veel eenduidigheid.
Örneğin Yengeç bulutsusunun merkezindeki atarca saniyede 30 kere döner.Op zee duurt het voltanken van het laadruim slechts 30 seconden.
Ama uyaralım, park şehir merkezine biraz uzak.Het bevindt zich op korte afstand van het stadhuis.
Beşikdüzü şehir merkezinden yürüyerek 60 dakikada zirveye ulaşılmaktadır.Van daaruit kan men in 10 minuten naar de top wandelen.
Ula ilçesi Muğla il merkezine en yakın ilçedir.Aan de Herenweg staat (tegenover Huis Oostergeest) het Ooievaarsnest.
Şehrin tren garı şehir merkezindedir ve Southern Trains şirketi tarafından işletilmektedir.Het station is eigendom van Network Rail en wordt beheerd door South West Trains.
Girne şehir merkezine yaklaşık 10 dakika mesafede Girne Dağlarının eteklerinde yer alır.Vanaf het nieuwe station is het goed tien minuten naar de hoofdstad van het graafschap.
Mimarlık kampüsü, Kudüs’ün merkezindeki Tarihi Bezalel yerleşkesindedir.De architectuurcampus is in de binnenstad van Jeruzalem, in het historische Bezalelgebouw.
Dünyada ilk olarak bir kültür merkezinin bulunma olasılığını sorgulamıştır.In het midden kon een cultusbeeld geplaatst worden.
Belediye binası şehrin merkezinde bulunuyor.Het stadhuis bevindt zich in het centrum van de stad.
Polis merkezine kim tarafından telefon edildi?Door wie werd de politiecentrale gebeld?
Haftada birkaç kez şehir merkezine giderim.Ik ga meerdere keren per week naar het stadscentrum.
Sivas merkezine 63 km uzaklıktadır.Het dorp ligt op een afstand van 63 km van het centrum.
(34a) Sonunda, tanrı dünyanın ruhunu yarattı, ruhu dünyanın bedenininin merkezine koydu ve her yöne dağıttı.(34a) Ostatecznie, stworzył duszę świata, którą umieścił w centrum i rozproszył na wszystkie kierunki.
1967’de Bell laboratuvarları Bilgisayar Bilimleri Araştırmaları merkezinde çalışmaya başladı..W 1967 rozpoczął pracę dla Bell Telephone Laboratories w Komputerowym Centrum Badań Naukowych.
Barselona kampüsü şehir merkezine on dakika uzaklıkta bulunan La Bonanova'da yer almaktadır.Kampus w Barcelonie znajduje się w La Bonanova, dziesięć minut drogi od centrum miasta.
Dostluk İçin Futbol programının önemli özelliklerinden biri de kendi Çocuk Basın Merkezine sahip olmasıdır.Wyjątkową cechą programu Piłka Nożna dla Przyjaźni jest własne Międzynarodowe Dziecięce Centrum Prasowe.
1 Ocak 1979'da şirket merkezini Washington eyaletinin Bellevue şehrine taşıdı.1 stycznia 1979 siedziba spółki przeniosła się do Bellevue w Waszyngtonie.
İlk manevralarda öndeki iki Roma grubu, Kartaca Filosu'nun merkezine ilerledi.Na widok wroga dwie pierwsze eskadry rzymskie ruszyły w kierunku dwóch środkowych eskadr Kartagińczyków.
Ocak 1977'de, BEAC'nin Yaoundé, Kamerun'daki merkezinin genel müdürü oldu.W styczniu 1977 objął funkcję zastępcy dyrektora generalnego BEAC w Jaunde w Kamerunie.
Oberkochen, optik şirketi Carl Zeiss'in merkezine ev sahipliği yapmaktadır.W Oberkochen znajduje się siedziba główna firmy Carl Zeiss.
1978 ve 1983 yılları arasında birçok araştırma merkezinde bazı farklı TCP/IP prototipleri de geliştirilmiştir.Pomiędzy 1978 a 1983 rokiem, kilka innych prototypów TCP/IP zostało wynalezionych w centrach naukowych.
Mahkeme binasındaki ve polis merkezindeki evraklar da tahrip edildi.Zniszczono dokumentację w gminie i w siedzibie policji.
Şirketin adını, niteliğini ve merkezini değiştirdi.Spółka zmieniła m.in. nazwę, zarząd i adres siedziby.
Somali'nin başkenti Mogadişu merkezinde bir otelde düzenlenen saldırıda 20 kişi hayatını kaybetti.W zamachu na hotel w stolicy Somalii Mogadiszu zginęły 32 osoby.
O, Altın Kum tatil merkezinin yakınında bulunmaktadır.W bramie orzeł dolnośląski na złotym (żółtym) tle.
Festival aktivitelerinin büyük çoğunluğu ise şehir merkezinde gerçekleşmektedir.Większość projektów festiwalu odbywa się w centrum Beigang.
Paris’teki UNESCO merkezinde çalıştı.Pokaz odbył w siedzibie głównej UNESCO w Paryżu.
Münih kampüsü Bavyera güney Alman bölgesinin başkent şehri merkezine yakın konumdadır.Kampus w Monachium znajduje się w pobliżu centrum stolicy, w południowym regionie Niemiec, w Bawarii.
IŞİD, Deyrizor'un şehir merkezini büyük bölümünden çekilmiştir.I wiedz, że w sercu twoim bije uparte serce tego miasta.
Merkezinde büyük bir göl sistemi vardır.W środkowej części znajduje się duże jezioro.
Gazze merkezindeki bir arabanın vurulmasıyla, Filistinli bir militan, 5 yaşındaki oğlu ve kardeşi öldürüldü.Uderzeniami cegły zabił mężczyznę, kobietę i ich 5-letniego syna.
İlçe, şehir merkezinin güneyinden Berlin'in güneyine kadar uzanıyor ve Berlin'in güneyinde bulunuyor.Okręg rozciąga się od południowej części śródmieścia Berlina, aż do południowej granicy miasta.
Güneş'in yarıçapı merkezinden ışık küresinin (fotosfer) kenarına kadar ölçülür.Promień Słońca jest mierzony od środka do krawędzi fotosfery.
Federasyon merkezini 1956 yılında Münih’e taşımış, 2002 yılında tekrar Cenevre’ye dönmüştür.W 1956 siedziba główna została przeniesiona do Monachium, zaś do Szwajcarii i do Genewy wróciła w 2002 r.
Bu âlemlerin arasındaki tek bağlantı, dünyanın merkezinde duran "Dünyalar Ağacı"dır.Koraliki te są owocami jedynego „żyjącego” drzewa w świecie umarłych.
Bunu nedeni de köylerden şehir merkezine yapılan göçtür.Osobnym zjawiskiem są migracje ze wsi do miast.
Eskişehir şehir merkezine araba ile ortalama 15 dakika uzaklıktadır.Centrum miasta od lotniska oddalone jest o około 15 minut drogi samochodem.
Babası Mellowbrook alışveriş merkezinin 2.güvenlik asistanıdır.Glen – sprzedawca w hipermarkecie w Mellowbrook.
Şehir merkezindeki Ville Haute mahallesinde bulunan Belediye Parkı'nda yer almaktadır.Znajduje się w Municipal Park, w dystrykcie Ville Haute.
İlçe merkezine 5 ay kar yağar.Zejście lodów wiosną trwa 5 dni.
Geniş bir Coğrafi dağılmış olan Lolanlar, Tarihi Kürdistan'ın merkezinde büyük bir rol oynamışlardır.Na terenie parku znajdują się zabytki które odegrały ważną rolę w historii Jarocina.
Ülkenin merkezinde bulunur.Znajduje się w centrum kraju.
DEAŞ, Halep şehir merkezinden atılmıştır.Dowiadują się, że Cody został wyrzucony z ośrodka.
Aguascalientes, Meksika'nın merkezinde bulunan küçük bir eyalettir.Aguascalientes – stan w Meksyku położony w środkowej części kraju.
Kilise patriklik merkezini birçok kez değiştirmek zorunda kalmıştır.Szczakowska biblioteka kilkakrotnie zmieniała swoją siedzibę.
Kasabanın merkezinde bulunan höyükte (kale) bugüne kadar herhangi bir araştırma ya da kazı yapılmamıştır.Jak dotąd nie widziałem jeszcze żadnej komy lub warkocza”.
İlçe merkezinde bir adet devlet bankası bulunmaktadır.Nowy bank zachował pierwotną siedzibę banku.
Eserin merkezinde Meryem ve kucağında Çocuk İsa vardır.Maryja trzyma na kolanach Dzieciątku Jezus.
Münih'te polis merkezinde bir avukat olarak çalıştı.Rozpoczął pracę w charakterze prawniczym w komendzie policji w Monachium.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.Centrum, gdzie zgromadziło się najwięcej masy, stawało się coraz cieplejsze.
Sultan yönetim merkezini Maskat’tan Zengibar’a taşıdı.XIX wieku sułtan Omanu przeniósł z Maskatu na Zanzibar swoją główną siedzibę.
Vaftizör, Ypres şehir merkezine ek olarak, Ypres'in en büyük ilçesidir.Oprócz samego centrum Ypres, Vlamertinge jest największą dzielnicą Ypres.
Beşikdüzü şehir merkezinden yürüyerek 60 dakikada zirveye ulaşılmaktadır.Stamtąd, na szczyt dociera w ciągu 5 minut kolejka elektryczna.
Merkezin rakımı 10’dur.Likwidacja linii 10.
Bugün, Getto hala şehirdeki Yahudi yaşamının merkezini oluşturmaktadır.Synagoga obecnie jest centrum żydowskiej gminy w mieście.
1 Temmuz sabahı Mursi karşıtı protestocular, Müslüman Kardeşlerin Kahire'deki genel merkezini bastı.Późnym wieczorem 30 czerwca 2013 protestujący zaatakowali w Kairze siedzibę Bractwa Muzułmańskiego.
Kent merkezinin batısındaki tepelerde Victoria Üniversitesi ve Wellington Botanik Parkı bulunur.W zachodniej części miasta znajduje się m.in. Uniwersytet Wiktorii i Ogród Botaniczny Wellington.
Köy merkezinde 1 adet mağra bulunmaktadır.Pośrodku wsi stoi dwór z 1 poł.