Ana içeriğe geç
Sözlük

merkezin ile cümle

merkezin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Eski köyün merkezinde, kilise temelleri bulunmuştur.والثاني في محلّة الكنيسة حيث وجدت آثار قديمة.
Bahai Dininin uluslararası yönetim ve koordinasyonunun pek çoğu Bahai Dünya Merkezinde gerçekleştirilmektedir.Grande parte da governança e coordenação internacional da Fé Bahá'í ocorrem no Centro Mundial.
Tavanın merkezinde bulunan Kitab-ı Mükkades'in ilk kitabı olan Yaratılış Efsanesi'nden dokuz sahne.Os primeiros nove versículos do livro preveem a destruição total na terra de Edom, pela mão de Deus.
Orman birçokları tarafından Tokyo'nun merkezinde rekreasyon ve dinlenme alanı olarak görülür.A floresta é vista por muitos como uma área de recreação e relaxamento no centro de Tóquio.
Babası Mellowbrook alışveriş merkezinin 2.güvenlik asistanıdır.Ele é o filho do segundo assistente de guarda de segurança do Shopping Mellowbrook.
1967’de Bell laboratuvarları Bilgisayar Bilimleri Araştırmaları merkezinde çalışmaya başladı..Em 1967 começou a trabalhar no Centro de Investigação de Ciências Computacionais dos laboratórios Bell.
Xuan ayrıca "Amerikalılar tarafından işlenen tüm suçların bu sinir merkezinden yönetildiğini" de ekledi.Xuan adicionou que "todos os crimes cometidos pelos americanos foram dirigidos deste centro de comando".
1 Temmuz sabahı Mursi karşıtı protestocular, Müslüman Kardeşlerin Kahire'deki genel merkezini bastı.Na manhã de 1 de julho, os manifestantes anti-Morsi saquearam a sede nacional da Irmandade Muçulmana no Cairo.
Sonraki gün, Marge çocukları da yanına alarak yılbaşı alışverişi için alışveriş merkezine götürür.Na manhã seguinte, Marge leva as crianças ao shopping para fazer as compras de Natal.
Gezegenin merkezine 5R uzaklıktan geçen Voyager 1 ilk olarak Io plazma torusuyla karşılaşmıştır.A Voyager 1, que passou a 5 Rj do centro do planeta, descobriu o toro de plasma de Io.
1978 ve 1983 yılları arasında birçok araştırma merkezinde bazı farklı TCP/IP prototipleri de geliştirilmiştir.Vários outros protótipos TCP/IP foram desenvolvidos em múltiplos centros de pesquisa entre 1978 e 1983.
Yaz devam ederken "Taliban'ın merkezinde" saldırılar da gelişen sıklıklarla arttı.À medida que o verão prosseguia, os ataques do Talibã aumentavam gradualmente em frequência.
Meydanın merkezinde, tanrı Helios'un heykelinin olduğu bir sütun duruyordu.No centro da praça havia uma coluna com uma estátua do deus Hélio.
3 bölgeden oluşur; kuzeybatıda Kop van Overijssel, merkezinde Salland ve doğuda Twente.A província compõe-se de três regiões: Kop van Overijssel no noroeste, Salland no centro e Twente no leste.
Bu bölge, Londra Planı'nda Büyük Londra'nın 35 büyük merkezinden biri olarak yer almaktadır.A área está identificada no London Plan como um dos 35 maiores centros da Grande Londres.
Ardından 1 yıl Budapeşte'de yerel radyo merkezinde çalıştı.Então ela decidiu passar um ano trabalhando em uma rádio local de Budapeste.
Yunan sempozyumlarında, kraterler odanın merkezine konurdu.Num simpósio grego, as crateras eram postas no centro da sala.
Outsourced 'un konusu, Hindistan'ın Mumbai şehrinde bir çağrı merkezinde geçiyor.Outsourced é localizado em um call center na cidade de Mumbai, Índia.
Daha sonra şirket merkezini Londra, İngiltere’ye taşımıştır.Mais tarde a empresa mudou a sua sede para Londres, Reino Unido.
Dostluk İçin Futbol programının önemli özelliklerinden biri de kendi Çocuk Basın Merkezine sahip olmasıdır.Uma característica especial do programa Futebol pela Amizade é o Centro de Imprensa Internacional Infantil.
O yıl Levi Kophenag şehir merkezinde yüz yıllık Niels Bhor fuarını düzenledi.Naquele ano, Levi organizou a Exposição do Centenário de Niels Bohr na Câmara Municipal de Copenhague.
Barselona kampüsü şehir merkezine on dakika uzaklıkta bulunan La Bonanova'da yer almaktadır.O campus de Barcelona está localizado em La Bonanova, a dez minutos do centro da cidade.
Sicilya'nın merkezinde, daha önce iki kez saldırdıkları Mytistraton'u da ele geçirdiler.Na Sicília central, capturaram também Mitístrato, uma cidade que já havia sido atacada duas vezes antes.
Ayrıca Gstaad'ın kayak merkezinde bir evleri mevcut.Eles também são donos de uma casa na estação de esqui Suíça de Gstaad.
Güneş'in merkezinde bulunan her gama ışını uzaya kaçmadan önce birkaç milyon görünür ışık fotonuna dönüşür.Cada raio gama no núcleo solar é convertido em vários milhões de fótons visíveis antes de escaparem no espaço.
Güneş'in yarıçapı merkezinden ışık küresinin (fotosfer) kenarına kadar ölçülür.O raio do Sol é medido do centro solar até o limite da fotosfera.
Ayyavazhi, dharmatik inanç olarak sınıflandırılmaktadır çünkü dharmanın merkezine odaklanmıştır.O Ayyavazhi é classificado como uma religião dramica, devido ao seu foco central sobre o dharma.
Osmanlı hakimiyetinde Rodos, önemli bir Sefarad merkezine dönüştü ve birçok ünlü hahama ev sahipliği yaptı.Sob o domínio otomano, Rodes se tornou um importante centro sefardita, casa de muitos rabbis famosos.
Hall 1968 yılında merkezin müdürlüğünü Hoggart'tan devraldı ve 1979 yılına kadar orada kaldı.Hall assumiu a direção desse centro em 1968 e lá permaneceu até 1979.
Yeni kentin pek çok bankacılık ve finans merkezinin ana binası liman alanında bulunmaktadır.A maioria dos novos bancos e centros financeiros da cidade estão localizados na área portuária.
Şehir merkezinde birkaç tane tiyatro bulunmaktadır.Há alguns grupos de teatro no município.
Hayvanat bahçesi, Melbourne kent merkezinin 4 kilometre (2.5 mil) kuzeyindedir.O zoológico está 4 km ao norte do centro de Melbourne.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.É o centro cerimonial do poder imperial, e a maior estrutura em madeira sobrevivente na China.
1940 yılında açılan meydan Caracas'ın coğrafi olarak merkezinde yer almaktadır.A praça, inaugurada em 1940, situa-se no centro geográfico de Caracas.
Vilayetin merkezinin Fuchū yakınlarında olduğu tahmin edilmektedir.Acredita-se que a antiga capital se localizava nos arredores de Fuchū.
Corcovado şehir merkezinin batısında yer almasına rağmen hemen hemen şehrin her tarafında görülebilmektedir.O Corcovado situa-se ao oeste do centro da cidade, mas mesmo assim pode ser observado desde longas distâncias.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.O centro, onde a maior parte da massa se encontrava, tornou-se mais quente que o disco circundante.
Manhattan, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en çok iş merkezini barındıran bölgedir.Manhattan é o maior distrito central de negócios nos Estados Unidos.
Gençlerin büyük bölümü ise kent merkezinde çalışmakta ve yaşamaktadır.Queremos ver milhões de pessoas vivendo e trabalhando no espaço.
Bakterinin ismi Jules Verne'nin, Dünya'nın Merkezine Seyahat' isimli romanından gelmektedir.O nome vem de uma citação do livro de Jules Verne Viagem ao centro da Terra.
Dünya'dan yaklaşık olarak 300 milyon ışık yılı uzaklıkta, Gökada duvarı'nın merkezindedir.Localizado a 300 milhões de anos luz da Terra, está localizada no centro da Grande Muralha.
Çevre Yolu Caddesi ve diğer büyük caddeler, kuzeyden ilçe merkezini çevrelemektedir.A Çevre Yolu Caddesi, outra das avenidas principais, rodeia a cidade a norte.
Uydu merkezinin genel müdürlüğü İspanya'nın Torrejón de Ardoz kentinde bulunmaktadır.O Centro de Satélites da União Europeia fica em Torrejón de Ardoz.
Federasyon merkezini 1956 yılında Münih’e taşımış, 2002 yılında tekrar Cenevre’ye dönmüştür.Em 1956 a FIBA foi transferida para Munique, voltando para Genebra apenas em 2002.
Münih kampüsü Bavyera güney Alman bölgesinin başkent şehri merkezine yakın konumdadır.O campus de Munique está localizado perto do centro da cidade na capital da região alemã da Baviera.
Nüfusun %31 ilçe merkezinde %69’u ise köylerde yaşamaktadır.«31% dos municípios estão em situação de emergência».
20. yüzyılın ilk yarısında liman, kent merkezinden Kuzey Denizine doğru batı yönünde genişlemeye başladı.Na primeira metade do século XX, as atividades portuárias deslocaram-se do centro-oeste para o Mar do Norte.
Sıkıntılı bir şekilde sokağa çıkar ve kaldıkları yerden kasaba merkezine kadar yürür.É possível ir a pé até lá, a partir do centro da cidade.
Güvenlik güçleri Bağdat'taki alışveriş merkezine kurtarma operasyonu düzenledi.As forças armadas têm sido administradas pelo Ministério da Defesa, com sede em Bagdá.
Clark aracın merkezine girerek aracı patlatır ve Lois i kurtarır.Quando ela é ferida por seu sistema de segurança e Clark a salva.
Şehrin en önemli yerlerinden biridir, neredeyse şehrin merkezinden bile daha önemli denilebilir.É um dos maiores bairros do município, estando localizado bem próximo do centro da cidade.
Telekom hizmetlerinin tümü ilçe merkezinde bulunmaktadır.Todas as rádios da cidade têm sede no próprio município.
Buna benzer süper masif kara delikler, neredeyse her galaksinin merkezinde bulunmaktadır.Acredita-se que buracos negros supermassivos existam nos centros de quase todas as galáxias.
Yaşlı Herakleios, 586 baharında Solachon Muharebesi'nde Bizans ordusunun merkezini komuta etti.Heráclio comandou o centro do exército bizantino na Batalha de Solacão na primavera de 586.
Medyayı oynat Çift yıldız, ortak kütle merkezinde yörünge yapan iki yıldızdan oluşan bir yıldız sistemidir.Um sistema estelar binário consiste de duas estrelas que orbitam o seu centro comum de massa.
Plymouth kasabası, Plymouth ilinin iki il merkezinden biridir, diğeri Brockton'dır.As sedes do condado são Plymouth e Brockton, e sua maior cidade é Plymouth.
Bunun sonucunda özne'nin metafizik mevcudiyet fikrinin merkezindeki konumu sona erdilir.No conceito de desenvolvimento está em jogo a própria vida pessoal de Newman.
Gökada merkezinden uzaklığı, 17.200 ile 29.000 ışık yılı aralığında tahmin edilmektedir.A distância da nebulosa em relação à Terra é incerta, entre 2 200 e 9 000 anos-luz.
Bölgenin merkezindeki yıldız USNO-A2.0 0600-01400432'dir.A estrela perto do centro da imagem do campo é USNO-A.20 0600-01400432 com magnitude aparente de 18.95.
Paddington, Londra'nın merkezinde Westminster semtinde bulunan bir bölgedir.Paddington é uma região central de Londres em Westminster.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
merkezin ile cümle - Sayfa 25 - merkezin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App