Ana içeriğe geç
Sözlük

merkezîleş ile cümle

merkezîleş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1910: Arnavutluk'ta Osmanlı merkezileşme politikalarına karşı 1910 Arnavut İsyanı.1910: The Albanian Revolt of 1910 against Ottoman centralization policies in Albania.
NIMA'nın oluşturulması görüntüler ve haritalama sorumluluğunda merkezileştirilmiştir.The creation of NIMA centralized responsibility for imagery and mapping.
Eşkiyalar ve Devlet: Osmanlı Tarzı Devlet Merkezileşmesi.Bandits and Bureaucrats: The Ottoman Route to State Centralization.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Then, with industrialization, everything started to become centralized.
Üretim montaj fabrikalarında merkezileşti.Production was centralized in assembly plants.
Enerji üretimi merkezileşti.You had centralized energy production.
Ve Saigon Fransız kontrolünün büyük kısmının merkezileştiği bir yerdi.And Saigon was kind of where most of the French control was centered.
Aşırı merkezileşme kentleri doldurarak kırsal bölgeleri boşalttı ve dev farklılıklara yol açtı.Overcentralisation has filled up the cities, emptied outlying areas and led to huge disparities.
Me'mun, gücü merkezileştirmek için çalıştı.Al-Ma'mun worked to centralize power and ensure a smooth succession.
Kralla birlikte, büyüyen Fransız Krallığı'ndaki merkezileşmede rol oynadı.Together with the king, he played a part in the centralization in the growing French Kingdom.
Kamu sektörü kontrolündeki muazzam artışlara merkezileşme yönündeki baskılar eşlik etti.The immense increases in public sector control were accompanied by a push for centralization.
Açıklıkların hepsi ışıkla dolduğunda, uzayaracı ufka göre merkezileştirilmiş oluyordu.Заполучив всё необходимое, они понеслись к обозначенному фонарём месту.
Açıklıkların hepsi ışıkla dolduğunda, uzayaracı ufka göre merkezileştirilmiş oluyordu.Zodra deze zichtbaar waren, werden ze bij het totaal opgeteld.
Totalitarizm; tüm yetkilerin merkezîleştirildiği, devlete mutlak itaat beklenen, diktatörlükvari yönetim.Totalita, která tomu všemu vládla však zcela jistě ano.
Yönetimi merkezîleştirme, özel yetkileri kısıtlama ve vergiyi yeniden getirmesi ile itibar kazanmıştır.Zasloužil se o centralizaci správy, omezil různé výsady, a zrevidoval výjimky z pozemkové daně.
Milletlerarası toplumda devletteki gibi merkezîleşme yoktur, teşkilâttan yoksun bir yapı sergiler.Kylätoiminnalla kylien kansalaistoiminnan muotona ei ole laajaa kansainvälistä keskusjärjestöä.
Kral Hezekiya dini reformlar gerçekleştirdi, dini Kudüs Tapınağını baz alarak merkezileştirdi.Hal ini ditunjukkan dengan tindakan raja Yosia melakukan reformasi melalui pembangunan Bait Suci.
Hayat boyu diktatör (dictator perpetuus) ilan edildi ve Cumhuriyet bürokrasisini ağır biçimde merkezîleştirdi.Провъзгласен е за пожизнен диктатор (Dictator perpetuo) и обсебва цялата власт в Републиката.
Bunu yapmak için, algoritma parmak izi görüntüsünde merkezi bir nokta bulur ve bu noktaları merkezileştirir.Selleks leiab algoritm sõrmejälje kujutise keskpunkti ja paneb selle keskmesse.
Ancak sadece endüstriyel merkezileşmeye güvenmek bağımlılığı besler ve ekonomik zayıflık yaratır.Pero depender únicamente de la centralización industrial produce dependencia y vulnerabilidad económica.
Ancak sadece endüstriyel merkezileşmeye güvenmek bağımlılığı besler ve ekonomik zayıflık yaratır.Но доверие только промышленной централизации вызывает зависимость и создаёт экономическую уязвимость.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Apoi, cu industrializarea, totul a început să fie centralizat.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Im Zuge der Industrialisierung wurde alles zentralisiert.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.그러던 중, 산업화가 닥쳤고 모든 일이 중앙으로 모이기 시작했습니다.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Luego, con la industrialización, todo comenzó a centralizarse.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Met de industrialisatie werd alles meer gecentraliseerd.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Neskôr prišla industrializácia a všetko sa začalo centralizovať.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Poi, con l'industrializzazione, tutto ha cominciato ad accentrarsi.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Puis, avec l'industrialisation, tout a commencé à devenir centralisé.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Sau đó, với quá trình công nghiệp hoá, tất cả mọi thứ bắt đầu trở thành tập trung.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Έπειτα, με τη βιομηχανοποίηση, όλα άρχισαν να συγκεντρώνονται διοικητικά.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Згодом, із початком індустріалізації, усе почало централізуватися.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.Позже, в эпоху индустриализации, всё стало централизованным.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.ואז, עם התיעוש, הכל החל להתמרכז.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.ثم ، بالتصنيع ، بدأ كل شيئ ليصبح مركزياً.
Daha sonra, endüstrileşme ile birlikte, her şey merkezileşmeye başladı.全てが集中しはじめました 汚染物質を出す工場は
Enerji üretimi merkezileşti.Bạn tập trung hoá việc sản xuất năng lượng.
Enerji üretimi merkezileşti.Je kreeg gecentraliseerde energieproductie.
Enerji üretimi merkezileşti.에너지의 생산 역시 중앙 집권화 되었습니다.
Enerji üretimi merkezileşti.La producción de energía se había centralizado. El cuidado de la salud en los hospitales.
Enerji üretimi merkezileşti.La production d'énergie était centralisée.
Enerji üretimi merkezileşti.La produzione di energia venne centralizzata.
Enerji üretimi merkezileşti.Man schuf zentralisierte Energieproduktion.
Enerji üretimi merkezileşti.Producția de energie a fost centralizată.
Enerji üretimi merkezileşti.Výroba energie bola centralizovaná.
Enerji üretimi merkezileşti.Υπήρχε συγκεντρωποιημένη παραγωγή ενέργειας.
Enerji üretimi merkezileşti.Виробництво енергії централізовувалось.
Enerji üretimi merkezileşti.Выработка энергии также централизовалась.
Enerji üretimi merkezileşti.ייצור האנרגיה התמרכז.
Enerji üretimi merkezileşti.مركزية في انتاج الطاقة.
Enerji üretimi merkezileşti.教育は学校で
Fransız kontrolünün büyük kısmının merkezileştiği bir yerdi.Ekkor tört ki az első indokínai háború,
Fransız kontrolünün büyük kısmının merkezileştiği bir yerdi.베트남의 프랑스 통치력이 집중돼었던 곳이었다.
Fransız kontrolünün büyük kısmının merkezileştiği bir yerdi.しかし、1954 年に早送り
Her ikisinde rolü olsa da, EMEA esas olarak merkezileşmiş süreçte yer almaktadır.Agentura EMEA hraje roli v obou, ale přednostně je zapojena v centralizovaném postupu.
Her ikisinde rolü olsa da, EMEA esas olarak merkezileşmiş süreçte yer almaktadır.Az EMEA mindkét eljárásban, de elsősorban a központosított eljárásban játszik szerepet.
Her ikisinde rolü olsa da, EMEA esas olarak merkezileşmiş süreçte yer almaktadır.EMEA joacă un rol în ambele activităţi, însă este implicată în primul rând în procedura centralizată.
Her ikisinde rolü olsa da, EMEA esas olarak merkezileşmiş süreçte yer almaktadır.Úlohou agentúry je dosahovanie oboch týchto cieľov, pričom dôraz je kladený na centralizovaný postup.
Merkezileştirilebilir veya dağıtılabilirlerdi.Bisa terdesentralisasi, atau tersentralisasi.
Merkezileştirilebilir veya dağıtılabilirlerdi.다른 한 축은 분권적이냐, 중앙집중적이냐 하는 것입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod