Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Các kinh tuyến song song cách thô bạo pecked vào thủy tinh, bao quanh các footpads ly.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridiane paralel grosolan ciugulit în sticlă, cupe înconjoară aceste footpads ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridiani paralleli bruscamente beccato nel bicchiere, calici circondano questi briganti '.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridianos paralelos groseramente picoteaban en el vidrio, rodean copas de estos bandoleros.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridianos paralelos rudemente pecked no copo, coloque essas taças footpads '.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Meridian paralel kasar mematuk ke dalam gelas, gelas surround ini bajing loncat '.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.병렬 meridians가 난폭하게 유리로 pecked이 footpads 'goblets는 서라운드.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Méridiens parallèles grossièrement picorer dans le verre, gobelets entourent ces coussinets.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Paralelné meridiány hrubo písal do skla, poháre surround týchto labky ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Paralelní meridiány hrubě ťukal do skla, poháry surround těchto tlapky ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Parallell meridianer bryskt hackas i glaset, omger dessa trampdynorna "pokaler.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Parallel meridiaaneja tylysti pecked lasiin, surround nämä footpads "pikarit.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Parallel Meridiane grob gehackt in das Glas, umgeben diese Straßenräuber 'Becher.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Parallel meridianen ruw pikte in het glas, surround deze voetzolen "bekers.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Parallel meridianer brutalt hakket i glasset, omgiver disse footpads 'Bægere.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Párhuzamos meridiánok durván pontozott a pohárba, térhatású ezek footpads "serlegek.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Równolegle meridiany niegrzecznie dziobnął do szkła, surround puchary te poduszki.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Vzporedno meridianov neizdelan pecked v kozarec, surround te footpads "čaš.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Παράλληλα μεσημβρινών αγένεια pecked στο ποτήρι, surround κύπελλα αυτά ληστών ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Паралелно меридиани грубо pecked в чашата, съраунд бокали тези footpads ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Паралельно меридіанів грубо клюнув у скло, оточують кубки цих подушечок лап.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Параллельно меридианов грубо клюнул в стекло, окружают кубки этих подушечек лап.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.מרידיאנים במקביל בגסות ניקר לתוך הכוס, להקיף גביעים אלה "לכפות הרגלים.
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.خطوط الطول موازية منقور بوقاحة في الزجاج ، وتحيط هذه كؤوس قطاع الطرق ".
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.このマークに記入し、電荷があるが、ペニー、このペニーにさらに、等にログオン
Siz bazı meridyenler çizin. ve boylamı tanımladığımız gibi deklinasyonun da tanımını eklememiz gerekmektedir.Y con el Polo Norte en la parte superior.
Tabii bu vizyonda Skidmore,Owings ve Meriril firmasının katkısını yadsımamak lazım.Apalagi Skidmore, Owings, dan Merril?
Tabii bu vizyonda Skidmore,Owings ve Meriril firmasının katkısını yadsımamak lazım.A to nezmiňuji Skidmora, Owingse a Merrila.
Tabii bu vizyonda Skidmore,Owings ve Meriril firmasının katkısını yadsımamak lazım.Geschweige denn Skidmore, Owings und Merril?
Tabii bu vizyonda Skidmore,Owings ve Meriril firmasının katkısını yadsımamak lazım.Nehovoriac o Skidmore, Owings a Merril.
Tabii bu vizyonda Skidmore,Owings ve Meriril firmasının katkısını yadsımamak lazım.Nie wspominając już Skidmore'a, Owingsa i Merrila.
Tabii bu vizyonda Skidmore,Owings ve Meriril firmasının katkısını yadsımamak lazım.Skidmore, Owings, Merril 또한 마찬가지고요.
Tabii bu vizyonda Skidmore,Owings ve Meriril firmasının katkısını yadsımamak lazım.Не говоря уже о Skidmore Owings & Merrill.
Tabii ki bu durum kesinlikle meritokrasi anlayışına terstir.Πάλι αντιτίθεται στην ιδέα της αξιοκρατίας.
Tabii ki bu durum kesinlikle meritokrasi anlayışına terstir.І ще раз, це є проти ідеї меритократії.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.A ta miła rzecz nazywa się merytokracją.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.E questo qualcosa si chiama meritocrazia.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Essa coisa positiva chama-se "meritocracia".
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Et cette bonne chose c'est la méritocratie.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Ez a szép dolog a meritokrácia.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Ta prijetna stvar je meritokracija.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Thứ thú vị đó được gọi là chế độ nhân tài.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.To pekné sa volá meritokracia.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Und dieses Gute ist eine Sache genannt "Meritokratie".
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Y a ese algo bonito se le llama meritocracia.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.-kan få en dålig motreaktion. Det finns en annan anledning till vår ökade oro-
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.그 좋은 것이란 바로 성과주의입니다.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Namelijk: meritocratie.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor."Noget godt" er i dette tilfælde meritokrati.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Se mukava asia on meritokratia.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Şi acel ceva plăcut se numeşte meritocraţie.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Ta hezká věc se jmenuje meritokracie.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Κι αυτό το όμορφο πράγμα ονομάζεται αξιοκρατία.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.В данном случае приятным выступает меритократия.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Това хубаво нещо се нарича меритокрация.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.Ця приємна річ називається "меритократія".
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.ולדבר הנחמד הזה קוראים מֶרִיטוֹקְרַטְיָה.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.و هذا الشيء الجيد يسمى الجدارة.
Ve bu hoş şey meritokrasi olarak adlandırılıyor.右や左の政治家や だれもが
Ve sonra yerel meridyenimiz var.latitud particular.