Sonradan yapılan renovasyonlarda, bodrum katına inen ahşap merdivenler demir merdivenlerle değiştirildi.Позднее это ограждение было заменено на ныне существующие тяжёлые цепи на низких железных устоях.
Eğitilmiş denizayısıgiller, merdivenlere bile çıkıp inebilirler.Eyedrive способен самостоятельно подниматься по лестницам и преодолевать препятствия.
Meydanın güneydoğusundaki küçük merdivenlere, küçük teras köşesi anlamına gelen Gradillas adı verildi.والسلالم الصغيرة في الجنوب الشرقي تعطي للزاوية أسم غراديلاس، ويعني شرفة الزاوية الصغيرة.
Evde, Julie'yi merdivenlerin üstünde bulur.Na casa, ele encontra Julie no topo das escadas.
Üçü Anne Frank House'a ziyarete gider, Hazel evin tüm merdivenlerini çıkmak için mücadele eder.Os três visitam a Casa de Anne Frank, onde Hazel se esforça para subir as muitas escadas da casa.
Schwägermann, daha sonra merdivenlerden yukarı çıktı ve çiftin cansız cesetlerini gördü.Schwägermann subiu os restantes degraus e, lá fora, viu os corpos de ambos.
Şimdi merdivenleri çıkamıyorum..Não é acessível por escadas.
Batista, ikincisi çelik merdivenlere olmak üzere iki Batista Bomb yaparak maçı kazanmıştır.Batista venceu após aplicar duas Batista Bombs.
Bir defasında balık tutmaya götürmüş, dönüşte de sırtına alıp merdivenleri çıkartmıştı.Deslocava-se laboriosamente, içando-se sobre as patas anteriores e arrastando as traseiras.
UNIT'in güvenli yerinin merdivenlerinde Birinci Doktor'un portresi görünmüştür.Um retrato do Primeiro Doutor está colocado entre as escadas da casa segura da UNIT.
Sahne büyüktü, dört video ekranı, multimedya projektörleri ve ortada merdivenler vardı.O palco era enorme, com quatro telões, projetores multimídia e um lance de escadas no meio.
Askerler insanları kıyıma uğrattığı halde merdivenler sapasağlam durmaktadır.Segundo testemunhas, os bandidos desceram as escadas calmamente.
Bu çift duvarlar bir metrenin üzerinde bir kalınlıkta olup gizli merdivenleri ve kuyusu vardır.A parede dupla tem mais de um metro de espessura e continha escadarias secretas e um poço.
Kapısına merdivenlerden çıkılır.Enquanto sobe a escada.
Mağaraya çıkış merdivenler aracılığıyla sağlanır.De toegang tot de grot verloopt via een lift.
Bir defasında balık tutmaya götürmüş, dönüşte de sırtına alıp merdivenleri çıkartmıştı.Hij keerde op zijn stappen terug en draaide zich vervolgens met zijn rug naar het podium.
Merdiven maçı, merdivenlerin olduğu bir profesyonel güreş maç türüdür.Een ladder match is een wedstrijdtype in het professioneel worstelen waarbij een ladder gebruikt wordt.
Görkemli merdivenler Johann Balthasar Neumann tarafından tasarlanmıştır.De orgelkast is ontworpen door Balthasar Neumann.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.Uit die tijd dateren het trappenhuis, de vloeren en de deurportalen.
Şimdi merdivenleri çıkamıyorum..Er waren geen beklimmingen.
Bu girişin sonrasındaki merdivenlerle mermer döşeli bir avluya girilmektedir.Recht tegenover de ingang ligt een trap met marmeren treden.
Merdivenlerden düşersen, hızlıca aşağı inersin.Als je van de trap afvalt, ben je gauw beneden.
Ben merdivenlerden aşağıya iniyorum.Ik ga de trap af.
Özellikle Piazza di Spagna'ya inen İspanyol Merdivenleri üzerinde yer almasıyla bilinmektedir.Znajduje się w pobliżu Piazza di Spagna, na którym umieszczone są Schody Hiszpańskie.
Oda'nın sembolünün oturduğu merdivenler, evrimin yolunda ilerleme ve gelişmenin sembolüdür.Niektórzy widzą w wieży symbol lęku towarzyszącego rozwojowi i modernizacji.
Şimdi merdivenleri çıkamıyorum..Nie potrafi się wspinać.
Sally'yi itmesi sonucunda, Sally merdivenlerden aşağı yuvarlanmış ve ölmüştür.Warto zauważyć też, iż w trakcie akcji ratowniczej, biegnąc po schodach, Bill umiera.
Bu sırada Pam merdivenlerde onu bekliyordur.Na schodach napotykają Sebastiana.
Son cemaat yerine iki yönden merdivenlerle çıkılır.Do placu prowadzą z dwóch stron schody.
Sally'yi merdivenlerden aşağı iterek, ölümüne sebep olmuştur.Okłamuje nawet Peyton, że niby spadła ze schodów.
O merdivenlerden aşağı yuvarlandı.Spadł ze schodów.
Sahne büyüktü, dört video ekranı, multimedya projektörleri ve ortada merdivenler vardı.Scenen var enorm och hade bland annat fyra videoskärmar, flera projektorer och en trappa i mitten.
Medya Jacob merdivenleriyle ilgilidir .För andra betydelser, se Jacobs stege.
Görkemli merdivenler Johann Balthasar Neumann tarafından tasarlanmıştır.Den magnifika trappan i Augustusburg ritades av Balthasar Neumann.
Adam, merdivenlerden yuvarlanır ve başını yere çarpar.Han faller nedför trappan och bryter benet.
Son cemaat yerine iki yönden merdivenlerle çıkılır.I stället fortsätter den på båda trappväggarna, följande trappans stigning.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.I trapphusen har trappor, ledstänger, väggar och dörrar den ursprungliga färgsättningen i behåll.
Yine solda, üst kata çıkan merdivenler bulunur.Зліва від входу йдуть нагору широкі сходи.
Bu çift duvarlar bir metrenin üzerinde bir kalınlıkta olup gizli merdivenleri ve kuyusu vardır.Подвійна стіна завтовшки близько метра і містить таємні сходи і джерела.
Onu merdivenlerde gördüm.Я бачив його на сходах.
Onu merdivenlerde gördüm.Я бачила його на сходах.
Onu merdivenlerde gördüm.Я бачив її на сходах.
Onu merdivenlerde gördüm.Я бачила її на сходах.
Daha sonra bir tren istasyonunda merdivenlerden düşerek ölür.Zemře poté, co spadne ze schodů na vlakovém nádraží.
Özellikle Piazza di Spagna'ya inen İspanyol Merdivenleri üzerinde yer almasıyla bilinmektedir.Nachází se na Piazza di Spagna pod Španělskými schody.
Merdiven maçı, merdivenlerin olduğu bir profesyonel güreş maç türüdür.První formou soutěžního hraní jsou žebříčky.
2008 yılında 3 küre ziyarete kapatılmış olup diğerlerine yürüyen merdivenlerle ulaşılabilmektedir.Tři větší průrvy bylo možné obejít nebo byly zpřístupněny schody.
Görkemli merdivenler Johann Balthasar Neumann tarafından tasarlanmıştır.Bazilika byla postavena podle plánů Balthasara Neumanna.
Berlin Muharebesi devam ederken, yanmakta olan Reichstag'ın merdivenleri üzerinde bile şarkı söylüyordu.În timpul Bătăliei Berlinului, ea a cântat pe scările clădirii arse a Reichstagului.
Kızların merdivenlerinin üzerinde bir büyü vardır.Scări duceau la galeriile femeilor de la etaj.
Maçtan sonra Strowman, Reigns'e çelik merdivenlere doğru saldırmaya devam etmişti.După meci, Strowman l-a atacat pe Reigns cu scările metalice.
Kuşun yukarıda olduğunu sezinler, merdivenlerden çıkmaya başlar.Cenușăreasa scapă și începe să coboare scările.
Bu sırada Pam merdivenlerde onu bekliyordur.Látja, hogy Penny a lépcsőkön futva edz.
Adam, merdivenlerden yuvarlanır ve başını yere çarpar.Azonban a lépcsőn elbotlik és fejbe lövi saját magát.
O esnada merdivenlerden yuvarlanır...Azon az éjjelen legurul a lépcsőn.
Michelango tarafından planlanmış iki rampalı merdivenlerle ulaşılır.Kävyn ympärillä nousevat Michelangelon suunnittelemat kaksoisportaat.
Batista, ikincisi çelik merdivenlere olmak üzere iki Batista Bomb yaparak maçı kazanmıştır.Batista voitti tehtyään Takerille kaksi peräkkäistä batista bombia.
Böylece kızların merdivenlerinde büyü varken erkeklerin merdivenlerinde bu büyü yok.Loitsua käytetään myös tyttöjen makuusalin portaissa, jotteivät pojat pääsisi sinne.
Yine solda, üst kata çıkan merdivenler bulunur.Kaduilla on portaita, joita pitkin pääsee ylemmäksi.
Burada yapılmış merdivenleri olan tarihi bir yer vardır.Aukiolle on asennettu kiipeilijöille suunnitellut portaat.