Bartolo merdiveni kaldirip götürmüştşr.Mas a labareda já tomava conta da escada.
Kapısına merdivenlerden çıkılır.Enquanto sobe a escada.
Yürüyen merdiven ve engelli asansörüne sahiptir.Não dispõe de elevadores ou escada rolante.
Merdivenli yolun da bu dönemden kaldığı sanılmaktadır.A escada de pedra à sua frente é dessa época.
"Çifte Eliptik Kavisli Merdiven" 1932'de mimar Giuseppe Momo tarafından tasarımlanmıştır.De dubbele, spiraalvormige trap in de Vaticaanse Musea van Giuseppe Momo uit 1932.
Merdivenden melekler inip-çıkıyorlardı.De Koran stelt ook dat engelen zijn geschapen uit licht.
Mağaraya çıkış merdivenler aracılığıyla sağlanır.De toegang tot de grot verloopt via een lift.
Yaklaşık 1.100 odası, 100 merdiven çıkışı ve toplamda 4,8 kilometreyi bulan uzun koridorları vardır.Het gebouw heeft ongeveer 1000 kamers, 100 trappen en meer dan drie kilometer aan gangen.
Bir yandan da cami merdivenin başında heybetli bir ses ile Fetih Suresi okunuyordu.In het begin een duister klinkende dalende toonladder.
King of the Mountain (Dağın Kralı) maçı, "ters merdiven maçı" olarak tanımlanır.King of the Mountain match - Deze variant is in feite een omgekeerde ladder match.
Bir defasında balık tutmaya götürmüş, dönüşte de sırtına alıp merdivenleri çıkartmıştı.Hij keerde op zijn stappen terug en draaide zich vervolgens met zijn rug naar het podium.
Merdiven maçı, merdivenlerin olduğu bir profesyonel güreş maç türüdür.Een ladder match is een wedstrijdtype in het professioneel worstelen waarbij een ladder gebruikt wordt.
Görkemli merdivenler Johann Balthasar Neumann tarafından tasarlanmıştır.De orgelkast is ontworpen door Balthasar Neumann.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.Uit die tijd dateren het trappenhuis, de vloeren en de deurportalen.
Şimdi merdivenleri çıkamıyorum..Er waren geen beklimmingen.
Buradan 8 basamaklı bir merdivenle ikinci bir alana inilir.Aan weerszijden is een open doorgang met een achttal traptreden.
Ben ise merdivenden kendini atarak intihar ettiğini duymuştum.Michele probeert daarop zelfmoord te plegen door zich van de trap te laten vallen.
İncil-Genesis (28:11–19)'de anlatılan Yakup'un merdiveni'ne ithafen bu ad verilmiştir.De hymne is geïnpireerd door het verhaal van de Jakobsladder uit de Bijbel (Gen 28:11-12).
Bu girişin sonrasındaki merdivenlerle mermer döşeli bir avluya girilmektedir.Recht tegenover de ingang ligt een trap met marmeren treden.
İmam hutbeyi merdivenin basamakları üzerinde okur.Op een dag hoort ze voetstappen op de trap.
Etkinliğin konsepti olarak maçlarda masa, merdiven ve sandalye kullanılması serbest olmuştur.In deze wedstrijden maken worstelaars gebruik van tafels, ladders en stoelen om een tegenstrever te verslaan.
Merdivenlerden düşersen, hızlıca aşağı inersin.Als je van de trap afvalt, ben je gauw beneden.
Ben merdivenlerden aşağıya iniyorum.Ik ga de trap af.
Merdiven silah olarak da kullanılabilmektedir.Drabina może też być wykorzystywana jako broń.
SCP-087: SCP-087, sonsuza kadar aşağı inen bir merdivendir.SCP-087: klatka schodowa, która najwyraźniej wiedzie nieskończenie głęboko.
Özellikle Piazza di Spagna'ya inen İspanyol Merdivenleri üzerinde yer almasıyla bilinmektedir.Znajduje się w pobliżu Piazza di Spagna, na którym umieszczone są Schody Hiszpańskie.
Üzerine 294 basamaklı bir merdivenle çıkılır.Wiodą do niego 240-stopniowe schody.
Sahne basit bir merdiven ve iki adet platformdan oluşuyordu.Poza tym scena składa się z małych schodów oraz dwóch platform.
Turning Point'te Aries bir merdiven maçında World Heavyweight unvan maçında Hardy'e tekrar kaybetti.Na Turning Point Aries przegrał rewanżowy Ladder match z Hardym.
Oda'nın sembolünün oturduğu merdivenler, evrimin yolunda ilerleme ve gelişmenin sembolüdür.Niektórzy widzą w wieży symbol lęku towarzyszącego rozwojowi i modernizacji.
1892 - Jesse W. Reno tarafından yürüyen merdivenin patenti alındı.1892: Amerykanin Jesse Reno opatentował schody ruchome.
Kulenin üstüne yüksek aralıklı ve 85 basamaklı taş merdivenle çıkılır.Na samą górę prowadzi 85 kamiennych schodów.
Şimdi merdivenleri çıkamıyorum..Nie potrafi się wspinać.
Oymalı, ahşap korkulukları olan merdivenle bodrum katına inilmektedir.Całość wieńczy dzwonnica, na którą prowadzą drewniane schody.
Kızların merdiveni üzerinde de yedi yatakhane bulunmaktadır.(Her yıl için.)Od ulicy Podgórze odchodzą ku górze cztery ciągi schodów (wszystkie zostały odremontowane w 1977).
Merdiven üzerinde Trinità dei Monti kilisesi bulunmaktadır.Stoi na Trinita dei Monti, nad Schodami Hiszpańskimi.
Bu merdivenden aşağı melekler inmeye ve çocukların etrafında toplanmaya başlarlar.Po drabinie schodzili w dół i wchodzili w górę aniołowie.
Sally'yi itmesi sonucunda, Sally merdivenlerden aşağı yuvarlanmış ve ölmüştür.Warto zauważyć też, iż w trakcie akcji ratowniczej, biegnąc po schodach, Bill umiera.
İtfaiyenin yangın merdiveni bozuldu ve bina içindekiler bağıra bağıra can verdi.Głupi żart wymyka się spod kontroli i kabina Pana Podpalańca staje w płomieniach.
Bu sırada Pam merdivenlerde onu bekliyordur.Na schodach napotykają Sebastiana.
Fakat balkona dayalı merdivenden inmeye geldiklerinde merdiveninin oradan kaldırılmış olduğunu göorürler.Kaliciak: Odkąd odszedłem z Wisły, trafiłem już na schody w dół.
Son cemaat yerine iki yönden merdivenlerle çıkılır.Do placu prowadzą z dwóch stron schody.
Kuzey duvarında sekiz basamak ahşap merdivenle mahfile çıkılır.8 dróg wspinaczkowych Mur Ogrodników.
Sally'yi merdivenlerden aşağı iterek, ölümüne sebep olmuştur.Okłamuje nawet Peyton, że niby spadła ze schodów.
O merdivenlerden aşağı yuvarlandı.Spadł ze schodów.
Merdivenden melekler inip-çıkıyorlardı.En av änglarna som befinner sig i skugga, håller upp något som är övermålat.
Sahne büyüktü, dört video ekranı, multimedya projektörleri ve ortada merdivenler vardı.Scenen var enorm och hade bland annat fyra videoskärmar, flera projektorer och en trappa i mitten.
Medya Jacob merdivenleriyle ilgilidir .För andra betydelser, se Jacobs stege.
Görkemli merdivenler Johann Balthasar Neumann tarafından tasarlanmıştır.Den magnifika trappan i Augustusburg ritades av Balthasar Neumann.
İstasyon, Kadıköy'ün Merdivenköy mahallesinde Göztepe Kavşağı altında yer almaktadır.Han gömde sig i en kvinnlig fängelsevakts våning.
Merdiven 135 basamaktan oluşmaktadır.Denna trappa hade 130 trappsteg.
Adam, merdivenlerden yuvarlanır ve başını yere çarpar.Han faller nedför trappan och bryter benet.
Bartolo merdiveni kaldirip götürmüştşr.Wolfram kommer gående nedför stigen.
Diğer iki minare tek merdivenlidir.Båda nivåerna är förbundna med en kort trappa.
Son cemaat yerine iki yönden merdivenlerle çıkılır.I stället fortsätter den på båda trappväggarna, följande trappans stigning.
Corbin, merdiveni itti ve iki adamı düşürdü.Clason lät två översta våningarna trappa av.
Ben seyircilerin ortasına konulmuştum ve her iki merdivenden koşan komplocu yandaşlarımı duyabiliyordum.Salongen omgavs av en fondläktare och två sidoläktare som gick ända fram till scenen.
Bu tür alanlarda merdivenler, asansörler, ana giriş kapısı avluya açılır.I trapphusen har trappor, ledstänger, väggar och dörrar den ursprungliga färgsättningen i behåll.
ThyssenKrupp Elevator: Asansör ve yürüyen merdiven ekipmanı üreticisi.«ThyssenKrupp Elevator» — виробник ліфтового та ескалаторного обладнання.
WrestleMania 21'de ilk kez yapılan Money in the Bank merdiven maçında yer aldı.На Wrestlemania XXI Едж виграв вперше проводився Матч з драбинами Гроші в Банку.