Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"산호초와 어류로 넘치고 있었어요 물도 투명했죠, 대체 어떤 일이 있었던 걸까요?
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Má žijúce koraly, ryby všade naokolo, krištáľovo čistú vodu. Pýtate sa: "Ako sa to stalo?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Sie hat lebende Korallen, Fische überall, kristallklares Wasser und du fragst: "Wie ist das denn passiert?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Tiene corales vivos, peces por doquier, agua cristalina, y uno dice, "¿Cómo sucedió esto?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Với các loài san hô sống, cá khắp nơi nước thì trong. Và tôi tự hỏi "Điều gì đã xảy ra?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Žijí tam koráli, všude plno ryb, voda je křišťálově čistá a člověk se diví: "Jak se tohle stalo?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Żyły w niej koralowce, pełno ryb, woda przejrzysta jak kryształ. Zastanawiałem się: "Jak to się stało?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Прекрасен е. Има живи корали, риба навсякъде, кристално чиста вода, и се чудиш: "Как се е случило това?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"Там живые кораллы, полно рыбы, кристально-чистая вода. Я изумился: "Что за чудо?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"פתאום יש בו אלמוגים, דגים בכל פינה, מים צלולים, ואתה שואל "איך זה קרה?"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"فيه شعب مرجانية حية، أسماك في كل مكان، مياه نقية وصافية، وتتساءل "مالذي حدث؟"
Canlı mercanları ve her yerde balıkları var, su billur gibi, ve diyorsunuz ki "Bu nasıl oldu?"海水は澄み切っていて 何が起こったの?と思うでしょう これはどうしたのかというと
Çok güzel bir resim, doğru. Tüm bu beyaz mercan.To piękny widok, śliczne białe korale.
Daha sonra mercandan numune alıp bu oranı ölçüyoruz, gördüğünüz gibi eğriler birbirinin aynısı.Aztán mintát vettünk belőle, megmértük az arányt, és láthatják, hogy a két görbe fedi egymást.
Daha sonra mercandan numune alıp bu oranı ölçüyoruz, gördüğünüz gibi eğriler birbirinin aynısı.După ce colectăm un coral, măsurăm izotopii și puteți vedea că acele curbe se potrivesc perfect.
Daha sonra mercandan numune alıp bu oranı ölçüyoruz, gördüğünüz gibi eğriler birbirinin aynısı.게다가 산호를 채취한 이후에 이 비율을 재었는데, 여기 보이는 것처럼 이 곡선이 완벽하게 일치합니다.
Daha sonra mercandan numune alıp bu oranı ölçüyoruz, gördüğünüz gibi eğriler birbirinin aynısı.Wir messen dieses Verhältnis in den Korallenproben, und wie sie sehen passen die Kurven perfekt zusammen.
Daha sonra mercandan numune alıp bu oranı ölçüyoruz, gördüğünüz gibi eğriler birbirinin aynısı.Вырастив коралл, мы определили содержание изотопов кислорода. Как видите, две кривые идеально совпадают.
Daha sonra mercandan numune alıp bu oranı ölçüyoruz, gördüğünüz gibi eğriler birbirinin aynısı.وبعد أن نحصد المرجان، نقيس هذه النسبة، والآن ترون، تلك المنحنيات تتطابق تماما.
Daha sonra mercandan numune alıp bu oranı ölçüyoruz, gördüğünüz gibi eğriler birbirinin aynısı.水温と同位体比率の曲線が 完全にマッチしています 今回のこれらの島で
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Dasar laut telah berubah pada kasus ini, dari dasar yang keras dari karang lunak menjadi lumpur.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Đáy biển bị biến dạng trong trường hợp này từ đáy biển cứng hoặc san hô mềm trở thành một đống bùn hỗn độn.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.De bodem wordt getransformeerd van harde bodem of zachte koralen in modderige troep.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Dno ulega zmianom, jak w tym przypadku, z dna twardego lub miękkiego koralowego w dno muliste.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.El fondo pasa de ser un fondo sólido de coral blando, en este caso, a ser un lodazal.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Il fondale si trasforma da fondale duro o di corallo, come in questo caso, in sudicia fanghiglia.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.바다 밑바닥이 이 지역의 경우 딱딱한 지표면이나 부드러운 산호초로 부터 진흙바닥으로 바뀐거죠.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Le fond est transformé dans ce cas, d'un fond dur ou d'un corail mou en un fond boueux.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Ο βυθός μεταμορφώνεται εντελώς. Από εκεί που είχες τραγάνα ή μαλακά κοράλλια απομένει μια θλιβερή λάσπη.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Дно превращается из, в этом случае, твёрдого дна, или мягкого коралла, в грязную жижу.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.Дъното е преобразувано от, в този случай, твърдо дъно или мек корал в кална бъркотия.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.הקרקעית משתנה במקרה הזה, מקרקעית קשה או אלמוגים רכים לבלגן בוצי.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.يتم تحويل أسفل المحيط من، في هذه الحالة، قاع صلب أو شعاب مرجانية لينة إلى فوضى موحلة.
Denizin altı sert dip ya da yumuşak mercanlardan çamura dönüştü.しっかりした海底や 柔らかい珊瑚から 濁ったぐちゃぐちゃの状態に です これは死んだウミガメですね
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Ci sono crinoide, spugne, coralli neri - e qualche altro pesce.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Có huệ biển, bọt biển, san hô đen. Có thêm một vài loài cá
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Dit zijn zeelelies, sponzen, zwarte koralen. Nog wat vissen.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Es gibt Crinoiden, Schwämme, schwarze Korallen. Dort sind noch mehr Fische.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Estos son crinoides, esponjas, corales negros... por ahí hay más peces.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Il y a des crinoïdes, des éponges, du corail noir - il y a encore d'autres poissons.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.크리노이드, 스펀지, 흑산호 등이 있고 더 많은 물고기들이 삽니다.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Sunt crinoide, bureţi, corali negri -- si alţi peşti.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.To są liliowce, gąbki, czarne korale oraz inne wodne stworzenia.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Έχει και κρινοειδή, σφουγγάρια, μαύρα κοράλλια - και άλλα ψάρια εδώ.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Есть морские лилии, губки, черные кораллы - здесь мы видим других рыб.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Є морські лілії, губки, чорні корали — тут ми бачимо інших риб.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.Това са криноидеи, гъби, черни корали - има и още риби.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.יש קראנואידים, ספוגים ואלמוגים שחורים, יש גם דגים נוספים.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.هناك الإسفنج والمرجان الأسود، وأنواع أكثر من الأسماك.
Deniz lâleleri, süngerler, siyah mercanlar -- biraz daha balık.そして 今見た魚は新種です
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.Acest fenomen se intampla in Marea Bariera de Corali, respectiv in recifele de corali din toata lumea.
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.Ce phénomène a beaucoup touché la Grande Barrière de Corail, et aussi les récifs de corail de par le monde.
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.Dat is al bezig in het Groot Barrièrerif, maar ook in koraalriffen over de hele wereld.
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.Ez nagy mértékben megy végbe a Nagy-korallzátonyon, és világszerte kifejezetten a korallzátonyoknál.
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.Isto tem acontecido muito na Grande Barreira de Coral, especialmente nos recifes de coral por todo o mundo.
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.호주에 거대한 산호초 군락에서 이런 사건이 큰 문제로 대두되며, 전세계에서 있는 산호초들도 그렇습니다
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.Mucho de esto ha estado sucediendo en la Gran Barrera de Coral y en los arrecifes de coral de todo el mundo.
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.Sehr viel davon ist schon im Great Barrier Reef passiert, genauer, in Korallenriffen überall auf der Welt.
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.To se je v veliki meri zgodilo tudi na Velikem koralnem grebenu, pravzaprav na grebenih po celem svetu.
Dünyadaki her yerideki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi'nde, bu olay çok yaşandı.Wiele z tego dzieje się na Wielkiej Rafie Koralowej, a także na rafach całego świata.