meraklı ile cümle
meraklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Maymunlar oldukça meraklı hayvanlardır.A legyek rendkívül gyakori állatok.
Gleeson kendisini meraklı bir okur olarak tanımlamaktadır.Selena a lemezt vidámként jellemezte.
Gizledikleri bir şeyler olan kasabalılar bu meraklı yabancıdan hoşlanmazlar.A városkában nehezen talál szállást, mivel nem szeretik az idegeneket.
Biniciliğe meraklıydı ve bir veteriner olmak istiyordu.Eldönti, hogy állatorvos akar lenni.
Şimdiki gençler teknolojiye çok meraklılar.Hän oli jo pienenä kiinnostunut tekniikasta.
Olive Snook biraz delidolu ve meraklıdır.Firox On hiiviskelijä ja utelias.
Etraftaki meraklılar uzaklaştırılır.Kerrokset uutetaan erilleen.
Ancak babası konusunda aynı ısrarcılığı gösteren başka meraklılar da vardır.Sorajalla oli samoja ominaisuuksia kuin isällään.
Aynı zamanda golf meraklısıdır.Hän on myös innokas golfaaja.
Çok meraklı biri.Hän on kaikkein hauskin!
Kitapta padişah, çocukluğundan itibaren hayvanlara düşkün ve meraklı biri olarak resmedilir.Hän kirjoittaa lapsen näkökulmasta, koska lapsi kysyy ja ihmettelee luontevasti.
Sürek avcılığına çok meraklıydı.Είχε πάθος στο κυνήγι.
Küçük yaşından beri savaş sanatına meraklı ve kabiliyetlidir.Από πολύ μικρή ηλικία έδειξε μεγάλο ενδιαφέρον και ικανότητα στις πολεμικές τέχνες.
Neden bu kadar meraklısın?Γιατί είσαι τόσο περίεργη;
Neden bu kadar meraklısın?Γιατί είσαι τόσο περίεργος;
Meraklı kişiler uzaklaştırılmalıdır.Politibetjent må holde nysgerrige væk.
9 yaşında olan Anton Bohnsack, özellikle vampirli korku hikâyelerine meraklı sıradan bir çocuktur.Anton Bohnsack Anton er ni år og liker godt å lese skumle bøker, spesielt om vampyrer.
Ayrıca, Japon sanatına çok meraklıydı ve koleksiyonunu yapıyordu.Samtidig ble han imponert over den japanske postkort-kunsten, som han ivrig samlet på.
Kendisini müziğe oldukça meraklıydı.Han var svært musikkinteressert.
Bir şeyler öğrenmek için çok meraklıdır.Det er litt underlig å tenke på.
Kendisi ayrıca kayak, rafting ve golf sprouna meraklıdır.Han har også dyrket interessen for bridge, golf og hestesport.
Köy halkı eğitime meraklıdır.Nasjonalstatene blir læringsvillige.
Biniciliğe meraklıydı ve bir veteriner olmak istiyordu.Dia tertarik pada menunggang kuda dan ingin menjadi dokter hewan.
Beta sürümünü denemek isteyen diğer web posta meraklıları, erişim izni veren bir davetiye talep edebildi.Penggemar webmail lain yang ingin mencoba versi beta dapat meminta undangan untuk diberikan akses.
Sürek avcılığına çok meraklıydı.Te Mechelen gemar sekali berburu.
Ancak babası konusunda aynı ısrarcılığı gösteren başka meraklılar da vardır.Aku tahu Kalian adalah orang yang sama yang bertanya mengenai ayahnya.
Çok meraklıdır; köye kadar gelip dolaşır, insanları izler.Ia lolos terus, sampai akhirnya ia ketahuan dan dikejar-kejar penduduk desa.
Biniciliğe meraklıydı ve bir veteriner olmak istiyordu.Cô đã được quan tâm về cưỡi ngựa, và muốn trở thành một bác sĩ thú y.
Enerjik ve meraklı, Seishū'yu seviyor ve böcek yakalarken eğleniyor.Hiếu động và tò mò, cô bé thích Seishū và rất thích bắt sâu.
Maymunlar oldukça meraklı hayvanlardır.Cá mập có tính rất tò mò.
Kavga etmeye meraklıdır.争い事は苦手。
Aynı zamanda teknolojiye erken erişim sağlamak için VR / teknoloji meraklıları için şans verdi.また、同時に新規技術や先端技術の技術実証機会の減少も課題とされていた。
Silah meraklısıdır.武器は如意鈎。
Çok meraklıdır; köye kadar gelip dolaşır, insanları izler.アンジールの話を聞いて村の奥に入りそれらしき人物の後を追う。
Olive Snook biraz delidolu ve meraklıdır.ニコライは気分屋で変わり者であり、気難しく皮肉屋でもあった。
Aynı zamanda golf meraklısıdır.一方、ゴルフにも興味を持っている。
Ayrıca, Japon sanatına çok meraklıydı ve koleksiyonunu yapıyordu.さらに彼は日本美術のファンで、これもまた彼のデザインに影響を与えた。
Biniciliğe meraklıydı ve bir veteriner olmak istiyordu.她很喜歡馬術,並想成為一名獸醫。
Aynı zamanda teknolojiye erken erişim sağlamak için VR / teknoloji meraklıları için şans verdi.它还为VR /技术爱好者提供了获得该技术的早期机会。
Çok meraklı ve ne yapacağı hiçbir zaman kestirilemiyor.他是那么乐观我从来没有听到他抱怨过什么。
Çok meraklıdır; köye kadar gelip dolaşır, insanları izler.遠近歸慕,赴之如市。
İlgi çok büyük olmuş 140 bin meraklı ziyaret etmiştir.此次活动吸引了创纪录的1.4万名参观者。
Ekstrem sporlara meraklıdır.體育運動非常盛行。
Ancak babası konusunda aynı ısrarcılığı gösteren başka meraklılar da vardır.對於曉風似乎有著不同於兄妹之情的另一種模糊的感情。
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.小時候為長髮且相當可愛。
Ancak babası konusunda aynı ısrarcılığı gösteren başka meraklılar da vardır.성격도 외할아버지 지명을 닮아서 그런지 고집불통이다.
Çocukluğunde oldukça meraklı ve üretkendi.어릴 때부터 총명하고 효성이 지극하였다.
Silah meraklısıdır.총에 대한 호기심 때문이었다.
Enerjik ve meraklı, Seishū'yu seviyor ve böcek yakalarken eğleniyor.코노하를 좋아하고, 히비야는 좋아하고 잘해주는 면보단 부려먹는다.
1878 yılında, Stockholms högskola meraklı vatandaşlara açık doğa bilimleriyle ilgili derslere başlamıştır.בשנת 1878 החלה מכללת האוניברסיטה Stockholms högskola בפעילותה, עם סדרת הרצאות פתוחות לקהל בנושא מדעי הטבע.
Bunda söz konusu filmlere meraklı bir hayran kitlesinin de oluşması etkili olmuştur.קל גם להפיץ בעולם סרטים בנושאים אלה בשל ההתעניינות בנושא.
Şiirin yanı sıra musikiye de meraklı idi.בנוסף לשחמט התעניין גם במוזיקה.
Dağcılık sporuna meraklıdır.ציד לשם ספורט.
Bir şeyler öğrenmek için çok meraklıdır.Много е трудно да се научи човек.
Meraklı, patavatsız ve açık saçık konuşur.Говореше бързо, неясно и спънато.
At yarışları ve güreşler etraftaki meraklıları bir yere toplar.Конни състезания събират редица ентусиасти от околията.
Bay Meraklı (İtalyanca La Linea) İtalyan çizer Osvaldo Cavandoli tarafından yaratılmış bir çizgi seridir.Linija (talijanski: La Linea) je crtani film talijanskog autora Osvalda Cavandolija.
Ekstrem sporlara meraklıdır.Ekstremni športovi
Meraklı ve çok hareketli balıklardır.Vrlo su temperamentne i živahne ribe.
Bunda söz konusu filmlere meraklı bir hayran kitlesinin de oluşması etkili olmuştur.Na taj način stvorena je zanimljiva ovisnost koju želi prikazati ovaj film.