meraklı ile cümle
meraklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Bez toho, aby v najmenšom zvedavý, kedysi náhodou otvoril dvere Gregor.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Fără a fi în cel puţin curios, ea a avut o dată de către Şanse a deschis uşa lui Gregor.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.기회가 그레고르의 문을 연하여 적어도 호기심에하지 않고, 그녀는 단 한번 있었다.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Ne da bi v najmanj radoveden, je imela nekoč po naključju odprla vrata Gregor je.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Nếu không được tò mò nhất, cô đã một lần tình cờ mở cửa của Gregor.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Nie będąc w najmniej dziwne, że kiedyś przez przypadek otworzył drzwi Gregora.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Ohne auch nur im geringsten neugierig, hatte sie einmal durch Zufall eröffnete Gregor Tür.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Olematta vähiten utelias, hän oli kerran sattumalta avasi Gregor oven.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Sans être le moins curieuse, elle avait une fois par hasard ouvert la porte de Gregor.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Sem ser no mínimo curioso, uma vez que ela tinha por acaso abriu a porta de Gregor.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Senza che sia minimamente curioso, una volta aveva per caso ha aperto porta di Gregor.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Sin estar en lo más mínimo curioso, que tenía una vez por casualidad, abrió la puerta de Gregor.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Tanpa sedikit pun penasaran, ia pernah secara kebetulan membuka pintu Gregor itu.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Uden at være i det mindste nysgerrig, havde hun engang ved en tilfældighed åbnede Gregor dør.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Utan att vara det minsta nyfiken, hade hon en gång av en slump öppnade Gregor dörr.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Zonder in het minst nieuwsgierig, had ze een keer bij toeval opende Gregor's deur.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Χωρίς να είναι στις λιγότερο περίεργο, είχε μια φορά κατά τύχη άνοιξε πόρτα του Gregor.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Без да е в най-малко любопитни, тя веднъж случайно отвори вратата Грегор.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Не будучи в наименее Любопытно, она когда-то случайно открыл дверь Грегора.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.Не будучи в найменш Цікаво, вона колись випадково відкрив двері Грегора.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.בלי להיות סקרנים לפחות, היה לה פעם במקרה פתחתי את הדלת של גרגור.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.دون أن تكون غريبة على الأقل ، وقالت انها عندما فتحت الباب بالصدفة جريجور.
Şans Gregor'un kapıyı açtı, en az meraklı olmadan, o zamanlar vardı.全く驚いて、グレゴール、の光景を見て、、あちこち動くようになった
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.구매된 와인 병들의 원소유자는 18세기에 가장 열정적이었던 와인광 중 하나였습니다.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.18世紀の最も熱狂的なワインマニアの一人でした シャトー・ラフィートは世界でも最高品質のワインの一つであり
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Az üveg eredeti tulajdonosáról kiderült, hogy a 18. század legfanatikusabb borrajongója volt.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.El propietario original de la botella resultó ser... ...uno de los enófilos más entusiastas del siglo XVIII.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Flaskens oprindelige ejer viste sig at være en af de mest entusiatiske vineksperter i det 18. århundrede.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Izkazalo se je, da je bil prvotni lastnik steklenice eden najbolj navdušenih vinskih poznavalcev 18. stoletja.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.La bottiglia era appartenuta inizialmente a uno dei più appassionati cultori di vino del XVIII secolo.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Okazało się, że oryginalnym właścicielem butelki był jeden z największych amatorów wina XVIII wieku.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.O proprietário original da garrafa fora um dos mais entusiásticos apreciadores de vinho do século XVIII.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Pemilik asli dari botol wine tersebut ternyata salah satu penggemar wine yang paling antusias di abad ke-18.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Původní majitel láhve, jak se ukázalo, byl jeden z největších nadšenců vinařství v 18. století.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Ο κάτοχος του μπουκαλιού αποδείχθηκε να είναι ένας από τους πιο ενθουσιώδεις γνώστες κρασιών του 18ου αιώνα.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.Предыдущий владелец бутылки был одним из страстных поклонников вин 18 века
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.הבעלים המקורי של הבקבוק היה אחד מחסידי היין המושבעים של המאה ה-18.
Şarabın asıl sahibi 18. yüzyılın en ateşli şarap meraklısı oluverdi.المالك الأصلي لقنينة النبيذ كان واحد من اكثر متذوقي النبيذ حماسة في القرن الثامن عشر
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.E' il simbolo di ciò che siamo e di ciò che possiamo essere in quanto specie inquisitive.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.É o símbolo de tudo o que somos e de tudo o que podemos ser enquanto espécie espantosamente curiosa.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Es el símbolo de todo lo que somos y lo que podemos ser como especie sumamente curiosa.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Este simbolul a ceea ce suntem și a tot ce putem fi ca o specie surprinzător de iscoditoare.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Jest symbolem wszystkiego czym jesteśmy i wszystkiego czym możemy być jako zdumiewająco dociekliwy gatunek.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.놀랍도록 탐구적인 종으로서 우리의 존재를 이루는 모든 것과 우리가 될 수 있는 모든 것의 상징입니다.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Mindannyiunk létezésének szimbóluma és annak, hogy nem lehetünk más, mint elképesztően kíváncsi faj.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Se symbolisoi kaikkea mitä olemme ja kaikkea mitä voimme olla yllättävän uteliaana lajina.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Sie ist das Symbol all dessen, was wir sind und wozu wir als erstaunlich wissbegierige Spezies fähig sind.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Она символизирует все, чем мы являемся и чем можем стать как вид, обладающий удивительной любознательностью.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Тя е символа на всичко, което сме и всичко, което можем да бъдем като изключително и любопитен вид.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.Це символ того, ким ми є і ким можемо бути як жадібний до знань біологічний вид.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.היא מסמלת את כל מה שהננו ושל כל מה שאנו יכולים להיות כגזע חקרני להפליא.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.إنه رمز لكل ما نحن عليه وكل ما يمكن أن نكون عليه كمخلوقات فضولية بشكل يثير الدهشة
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.人類全体のあり方や可能性を 象徴しています 生物圏が激しく侵されてしまったのと同様に
Şimdi bazı insanlar diyecekler ki "oh, çok sanat meraklısısın" ve belki de bu doğru.Certaines personnes diront, , " Oh, vous êtes un dilettante " et peut-être c'est vrai.
Şimdi bazı insanlar diyecekler ki "oh, çok sanat meraklısısın" ve belki de bu doğru.Một trong những điều, ý tôi là, có người sẽ nói rằng "Ồ, anh đúng là tài tử." và có lẽ đúng.
Sonuçta bunu bir grup insani bir araya getircek kadar merakliydim.Am fost destul de interesat de asta încât să adun laolaltă câteva grupuri de oameni.
Sonuçta bunu bir grup insani bir araya getircek kadar merakliydim.Así que estaba realmente tan interesado en esto como para juntar a varios grupos de personas.
Sonuçta bunu bir grup insani bir araya getircek kadar merakliydim.Donc, ça m'a assez intéressé pour mettre en place plusieurs groupes de personnes.
Sonuçta bunu bir grup insani bir araya getircek kadar merakliydim.Ik was geïnteresseerd genoeg om verschillende groepen mensen bij elkaar te brengen.
Sonuçta bunu bir grup insani bir araya getircek kadar merakliydim.Io ero abbastanza interessato in questo da mettere insieme diversi gruppi di persone.