meraklı ile cümle
meraklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.Hij combineerde de vaardigheden van een "geek" met de soepele sociale vaardigheden van de meestercrimineel.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.Il avait à la fois les immenses aptitudes d'un geek avec les aptitudes sociales subtiles d'un expert criminel.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.그는 괴짜가 지닌 대단한 기술과 범죄자가 지닌 세련된 사회공학기술을 겸비했습니다.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.Він був як чудовим комп'ютерщиком, так і вмілим шахраем.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.הוא שילב מיומנויות מדהימות של חנון עם נעימות הליכות של מיומנויות הנדסה חברתית של פושע-על.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.فقد جمع بين المهارات الهائلة لشخص مهووس بالكمبيوتر مع مهارات اللباقة الاجتماعية لمجرم بارع.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.熟練した犯罪者が備える物腰の柔らかい社交的な技量を 併せ持っていました 私が出会った中で最も賢い人物の一人です 彼は
Bir tiyatro öğrencisiydin... ...ama sahne sanatlarına meraklıydın.Eras muy buena en el drama... pero estabas interesada en la puesta en escena.
Bir tiyatro öğrencisiydin... ...ama sahne sanatlarına meraklıydın.Kau dulunya bermain major drama Tapi tertarik pada panggung seni
Bir tiyatro öğrencisiydin... ...ama sahne sanatlarına meraklıydın.넌 연기 전공인데 무대 미술에 관심이 더 많다고 했었지
Bir tiyatro öğrencisiydin... ...ama sahne sanatlarına meraklıydın.Você era muito bom com dramas... mas estava interessado em atuar.
Bir tiyatro öğrencisiydin... ...ama sahne sanatlarına meraklıydın.Ти вивчала драматургію і цікавилася сценічним мистецтвом.
Bir tiyatro öğrencisiydin... ...ama sahne sanatlarına meraklıydın.كنت رائداً في الدرامـا لكنك كنت مهتماً بالمسرح الفني
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Bardzo ciekawski.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı. Bu komik bağlantının nasıl ve neden olduğunu anlamak istiyordu.Він був надзвичайно допитливою людиною, завжди хотів зрозуміти звідки і чому виник отой смішний зв'язок.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.De man was ongelooflijk nieuwsgierig.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Der Mann war unglaublich neugierig.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Det var en otroligt nyfiken man.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Era incredibil de curios.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Era un uomo estremamente curioso.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Hihetetlenül kíváncsi ember volt.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.믿기 어려울 만큼 호기심이 많았어요.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.L'homme était incroyablement curieux.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.O homem era incrivelmente curioso.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Orang ini memiliki rasa penasaran yang besar.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Ήταν απίστευτα περίεργος.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Страшно любопитен.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.Этот человек был невероятно любознателен.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.האדם היה סקרן בצורה מדהימה.
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.كان فضوله مميز جداً
Bu adam inanılmaz derecede meraklıydı.ちょっと変わったこの関係が いったい何なのか
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.Chi scopre qualcosa si avventura solo un po' più in profondità con il pensiero, ed è un po' più curioso.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.De som gjorde dessa upptäckter har bara tänkt lite mer på vad de såg, och varit lite mer nyfikna.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.이런 발견을 한 사람들은 그저 조금 더 열심히 본 것을 생각했고, 조금 더 호기심이 많았을 뿐이죠.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.Ľudia, ktorí niečo objavili, len viac premýšľali o tom, čo skúmali a boli zvedavejší.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.Oamenii care au făcut aceste descoperiri s-au gândit ceva mai mult la ceea ce vedeau şi au fost mai curioşi.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.האנשים שגילו את התגליות הללו רק חשבו קצת יותר חזק על מה שהם ראו, והם היו קצת יותר סקרנים.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.والناس الذين حققوا تلك الاكتشافات فقط فكروا أكثر قليلاً بما كانوا ينظرون إليه، وكانوا أكثر فضولا.
Bu keşifleri yapan insanlar baktıkları şeye biraz daha derin baktılar ve diğerlerine göre daha meraklıydılar.ほんの少し人より 好奇心が強かっただけなんです そして彼らの好奇心が 人々の世界に対する考え方を変え
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımAm fost curios despre asta, și m-a condus
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakByłem tego ciekaw, więc zaprowadziło mnie to do pracy duńskiego fizyka
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakÉs ez engem nagyon kíváncsivá tett, és elvezetett egy dán fizikus,
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakIk was hier nieuwsgierig naar, en dat leidde mij naar het werk van een Deense fysicus,
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakY esto me despertaba curiosidad, lo que me llevó a la obra de un físico danés,
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım Danimarkalı bir fizikçiyle birlikte çalışmakЭтот интерес привёл меня к работе датского физика
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardım저는 이런 것에 관심이 있다가 보니
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımUnd ich war gespannt darauf.
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımוהייתי סקרן לגבי זה, אז זה הוביל אותי
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımوكنت شغوفا بذلك، وقد أدى ذلك بي
Bu konuda çok meraklıydım, o yüzden şu sonuca vardımデンマークの物理学者
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.A oni bardzo starają się jej uniknąć, ominąć, by mówić o czym innym.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.De synes ivrige efter at gå udenom eller springe henover det, og tale om noget andet.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.E parecem ansiosos por evitá-lo, passar por cima dele e falar acerca de outra coisa.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Et ils semblent bien décidés à faire l'impasse et à parler de tout autre chose.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.이 관점에 대해선 회피하고 넘어가고 말을 돌리려 애를 씁니다.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Láthatóan égnek a vágytól, hogy elfussanak mellette, hogy átlépjék, és valami másról beszéljenek.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Raději ji oběhnou, přeskočí a hned mluví o něčem jiném.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Sie scheinen bemüht zu sein, ihn zu umgehen und ihm auszuweichen, und am Ende über etwas anderes zu sprechen.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Și par nerăbdători să fugă de el, să schimbe subiectul și să vorbească despre altceva.
Bu konunun etrafından dolanıp üstünden geçmeye, başka konulardan bahsetmeye pek meraklı görünüyorlar.Y parecen ansiosos por pasarlo por alto y hablar de algo diferente.