Ana içeriğe geç
Sözlük

mensup ile cümle

mensup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
12. SS Panzer Tümeni mensupları sivil halka ve savaş esirlerine karşı savaş suçları da işlediler.Leibstandarten osastoja syyllistyi useisiin sotarikoksiin siviiliväestöä ja sotavankeja kohtaan.
İran kraliyet ailesine mensup olan annesi de Kaçar Hanedanı'nın İkinci şahı Fet′h Ali Şah'ın kızıydı.Aqa Ali Shah oli Iranin kuninkaallisen perheen jäsen, sillä hänen äitinsä oli Fat′h-Ali Shah Qajarin tytär.
Fransız asıllı Kanadalı bir aileye mensuptur.Sukunimi periytyy kanadalaiselta isältä.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.He molemmat ovat sitoutuneita kristittyjä.
Çevrecilik hareketine mensup olan kişi.Hän edusti aktiiviurallaan Kuortaneen Kuntoa.
2001 - Taliban örgütü mensupları, Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.2001 – Taliban-liike tuhosi kaksi jättiläismäistä Buddhan patsasta Bamiyanissa Afganistanissa.
Bu çalışmaları yürüten meslek mensupları Psikiyatri uzmanları ve Klinik psikologlardır.Potilasta auttavia mielenterveyden ammattilaisia ovat psykologit, psykiatrit ja sairaanhoitajat.
Geriye kalan % 4.07'lik nüfus ise iki veya daha fazla etnik kökene mensuptur.0,17 % ihmisistä kuului kahteen tai useampaan etniseen ryhmään.
Beardsley, Yellow Book olarak adlandırılan ressam ve yazar grubuna mensuptu.Beardsley kuului taiteilijaryhmään, joka julkaisi Yellow Book -aikakauslehteä.
Ülkede diğer Hristiyan mezheplerine mensup olanlar da vardır.Στη χώρα υπάρχουν και πιστοί άλλων χριστιανικών δογμάτων.
Ailesi orta sınıfa mensuptu.Οι γονείς του ανήκαν στην ανώτερη μεσαία τάξη.
Badıllı (Beydilli) aşiretine mensupturlar.Αδυπερφορίνη (Adhyperforin).
Adı Şarklu aşiretine mensup olmalarından ileri gelmektedir.Ξέρω γιατί κελαηδάει το πουλί στο κλουβί.
Tuvalar Tibet Budizmi'ne mensuptur.Η πόλη ανοίγει το Οροπέδιο του Θιβέτ.
Savunma Bakanı, Özgür Suriye Ordusu mensupları tarafından seçilecektir.Ο Ελεύθερος Συριακός Στρατός θα επέλεγε τον υπουργό Άμυνας.
Scientology tarikatına mensuptur.Εναντίον της σελίδας της Σαϊεντολογίας.
Ülke nüfusunun %40,1'i Ewe etnik grubuna mensuptur.14,6% σε Ασιατικές εθνικές ομάδες.
Diğer %34,7'si kendilerini herhangi bir dine mensup görmemektedir.Το υπόλοιπο 1,63% δεν έχει δηλώσει ότι ανήκει σε κάποια θρησκεία.
Senatodaki temsilcisi Gungan ırkına mensup Jar Jar Binks'tir.Εκεί, ο Qui-Gon σώζει τον απόβλητο Gungan Jar Jar Binks από ένα τεθωρακισμένο της Ομοσπονδίας.
Romalı soylu bir aileye mensuptur.Καταγόταν από αριστοκρατική ρωμαϊκή οικογένεια.
Salihiler Aşireti'ne mensup 7 köyden biridir.Οι Δρυμάδες είναι ένα από τα επτά χωριά της Χειμάρρα.
Atina'nın büyük ve tarihi Venizelos ailesine mensuptu.Ανήκε στην μεγάλη και ιστορική οικογένεια των Βενιζέλων της Αθήνας.
G.I., ABD Silahlı Kuvvetleri mensuplarını veya onların kullandıkları teçhizatı ifade eden terimdir.G.I. er et udtryk anvendt på et medlem af de amerikanske styrker eller dele af deres udstyr.
Bu konserlerde ağırlıklı olarak Strauss ailesine mensup bestecilerin eserleri seslendirilir.Til koncerten spilles hovedsageligt værker af komponister fra Strauss-familien.
Scientology tarikatına mensuptur.Sidste sag mod Scientology.
2001 - Taliban örgütü mensupları, Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.2001 - Taliban-styret i Afghanistan lader to store Buddhastatuer i Bamyan ødelægge.
Bu protesto İskoçya Kilisesi mensupları arasında yayılmaya başladı.Dette gav uro i Den Skotske Kirke.
Romanşça Romen dilleri ailesine mensuptur.Grænserne kaldtes Limes Romani.
Ailesi orta sınıfa mensuptu.Familien tilhørte den øvre middelklasse.
Società Sportiva Lazio, 9 Ocak 1900'de İtalyan Ordusu mensupları tarafından kurulmuş bir Roma kulübüdür.S.S. Lazio er en italiensk fodboldklub hjemmehørende i Rom og grundlagt den 9. januar 1900.
Gavialidae, timsahlar (crocodilia) takımına mensup bir sürüngen familyası.Gavialidae er en familie af krybdyr i krokodille-ordenen.
Burada Uluslararası Tugaylar'a mensup Polonya'lı askerler de esir olarak bulunmaktadırlar.Også udenlandske fanger fra de internationale brigader sad fængslede.
Müzisyen bir aileye mensuptur.Nedstammer fra en slesvigsk musikerfamilie.
Portekizli genç ordu mensupları sonunda zorlu çarpışmaların ardından, gerilemeye başladılar.(9) De japanske stridskræfter vil efter fuldstændig afvæbning kunne vende tilbage hjem.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Influenzavirus B er en slægt i Orthomyxoviridae-familien.
Bu nüfusun içinde birçok farklı halka mensup kişi vardır.Landet har mange forskellige befolkningsgrupper.
Romalıların hasımları daha çok askeri bilimden habersiz kabile mensuplarıydı.Ikke-romerske lejesoldater: de var billigere end en hjemmehær.
Bu inançlara mensup kişiler, kendi dini kurallarına göre yargılanırdı.En borger havde ret til at blive dømt i overensstemmelse med lovene for sin religion.
Buralarda da her iki cinsiyete mensup kişiler de seçme hakkını kullanabilmektedir.Alle stemmetyper af begge køn er i stand til at konkurrere.
Ülkede diğer Hristiyan mezheplerine mensup olanlar da vardır.Det eksisterer også andre kristne kirker på Man.
Dakar'da yaşayan halk çeşitli etnik gruplara mensuptur.Folkegruppene i Dagestan omfatter flere etniske grupper.
Dedua, Papua dillerine mensup bir dildir.De hadde felles språk, pashto.
Ayrıca Augustus Mozolesi de ölümünden önce aile mensupları için yaptırılmıştır.Selv hans Augustus' mausoleum ble bygget før hans død for å huse medlemmer av hans familie.
Müslüman, İslam dinine mensup kişi demektir.For muslimer betyr byen ingenting.
Ancak bazen çeşitli din mensuplarınca dini bir törenle uygulanabilmektedir.Ved oppdeling blir de samlet når det er ett visst antall igjen.
“Tepedelenliler” ailesine mensuptur.Du skal overskjære dine familjerødder.
Tümenin mensupları Hitlerjugend'den geliyordu.Til venstre gutter i Hitlerjungend.
Ayrıca, inançsal bakımdan da yine tamamı Alevi inancına mensuptur.Det skiller seg også på apostasi, som er et fullstendig frafall fra troen.
Malezya Hintleri'nin çoğu ise Hinduizm'e mensup.De fleste malaysiske indere er tamiler, som snakker tamilsk.
Grip virüsü Orthomyxoviridae familyasına mensup örtülü bir RNA virüsüdür.Influensa er en sykdom forårsaket av et virus som tilhører familien orthomyxoviridae.
Burada Uluslararası Tugaylar'a mensup Polonya'lı askerler de esir olarak bulunmaktadırlar.Også utenlandske fanger fra de internasjonale brigadene satt fengslet.
Ermenilerin çoğunluğu Ermeni Apostolik Kilisesi'ne mensuptur.Mange armenere tilhører den armenske apostoliske kirken.
Michael Sheen herhangi bir dine mensup değildir 8 yaşından beri kiliseye gitmemektedir.«Sunniva Gylver er bare 29, og har ikke rukket å praktisere som prest i mer enn åtte måneder.
Tüm sosyalist partilere ait siyasi mahkûmlar ve işçi sınıfına mensup tüm mahkûmlar serbest bırakılmalıdır.Sjølstyremyndighetene og myndighetene i Gaza må snarest frigi alle politiske fanger.
Società Sportiva Lazio, 9 Ocak 1900'de İtalyan Ordusu mensupları tarafından kurulmuş bir Roma kulübüdür.Portal: Fotball Lazio er et italiensk fotballag, grunnlagt i Roma den 9. januar 1900.
Her ikisi de Hıristiyan dinine mensuptur.Keduanya juga menonjol dalam komunitas Kristen.
2001 - Taliban örgütü mensupları, Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.2001 - Pihak Taliban merusak dua patung Buddha raksasa di Bamiyan, Afganistan.
Bu dönemde Batılı medya mensupları ona "Devrimin Jan Dark'ı" lakabını takmıştır.Pada periode ini, media Western mempublikasikannya sebagai "Joan Arc untuk Orange Revolution".
Müslüman, İslam dinine mensup kişi demektir.Sedangkan “Muslim” artinya orang yang beragama Islam.
Ailesi orta sınıfa mensuptu.Keluarganya tergolong kelas menengah atas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod